Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10022

Karar No

2023/3836

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/858 E., 2020/750 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 27.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının terör örgütü üyeliği suçlamasıyla 13 gün gözaltında kaldığını, gözaltı sonrası adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini belirtmiş, haksız gözaltı nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararlardan dolayı 100,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili 24.10.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat miktarını 30.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.

  2. Davalı vekili 28.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; süre, yetki ve mükerrer dava yönünden araştırılma yapılması gerektiğini, zararın belgelendirilmediğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, tazminata hükmedilmesi durumundan rücu edilecek kişinin belirlenmesi bakımından açıklama yapılması gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

  3. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/274 Esas, 2018/468 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2019/858 Esas, 2020/750 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı hakkında uygulanan adli kontrol bakımından da manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla 27/07/2017 tarihinde gözaltına alındığı, Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/08/2017 tarih ve 2017/663 sorgu numaralı kararı ile davacı hakkında Adli Kontrol Hükümleri uygulanarak serbest bırakıldığı, davacı hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianame ile Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/255 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının 5271 sayılı CMK'nın 223/2 b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın 02/04/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilip edilmediğine ilişkin dosya içerisinde bir bilgiye ulaşılamadığı, davacı vekili tarafından iş bu davanın 27.04.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı CMK nun 141/1 e fıkrasında kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen ilgililere CMK'nın 141/2. Maddesi gereğince tazminat hakkının bulunduğunun bildirilmesi gerektiği, 142/1 fıkrası gereğince kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşmesi tarihini izleyen 1 yıl içerisinde tazminat isteminde bulunulması gerektiği, dosyanın incelenmesinde bu haliyle davacının davasını yasal süresi içerisinde açtığı, davacının ikamet adresinin Çamlıyayla oluşu karşısında mahkememizin yetkili mahkeme olduğu ve davacının CMK 144. maddesine göre tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı tespit edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar 13 gün haksız gözaltı nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; dosya içerisinde mevcut Adana İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısına göre 25/07/2017 tarihinde görevden uzaklaştırılan, 01/05/2018 tarihinde göreve iade edilen davacının açıkta kaldığı bu dönemde maaşından 1/3 yasal kesinti yapılarak tahakkuk ettirildiğini ve maaşının 2/3 kadar kısmının ise davacıya ödendiğini ancak yapılan bu kesintilerin toplam miktarının davacıya henüz ödenmediği anlaşılmıştır. Yine cevap içeriğine göre 657 sayılı DMK'nun soruşturma ve yargılama sonunda yetkili mercii başlıklı 143. maddesi kapsamında adli idari soruşturmanın tamamlanması, sonuçlanması ve kesinleşmesi halinde kesinleşen karara göre mevzuat hükümleri doğrultusunda davacı hakkında yapılan yasal kesintinin davacıya verilip verilmeyeceği konusunda değerlendirme yapılacağı şeklindeki cevap içeriği de dikkate alındığında an itibariyle davacının maddi tazminat yönüyle henüz maddi zararının doğmayacağı kabul edilmelidir.Nitekim Kurumca yapılacak olan değerlendirme sonucunda davacıya ödeme yapılmasa dahi yasal kesinti yapılan miktarın bu kanun hükümleri gereğince idari yargı mercilerinden talep edilebileceği ve davacının maaşını yasal kesinti yapılarak alması da dikkate alınarak davacının haksız gözaltı nedeniyle maddi zararı oluşmamıştır. Bu itibarla vaki maddi tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, manevi tazminat açısından ise; tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması, tutukluluk tarihindeki genel ekonomik şartlar, davacının sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulunduralarak sadece elem ızdırabın dindirilmesi ile hak ve nesafet ölçüleri gözetilerek 2.000,00 TL manevi tazminatın yeterli olduğu değerlendirilmekle davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

  1. Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/255 Esas – 2018/130 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 27.07.2017 09.08.2017 tarihleri arasında 13 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.04.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

  2. Davacının tazminat dava dilekçesinde yalnızca gözaltında kaldığı süreler bakımından tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamede davacı hakkında uygulanan adli kontrol bakımından da manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.

  3. Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından, davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2019/858 Esas, 2020/750 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîistemininreddiv.tevdiinesüreçonanmasınasebeplerigerekçekonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:22:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim