Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/74
2023/3817
10 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/217 E., 2022/361 K.
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/359 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b), (e), (son) bentleri, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince neticeten 7500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süre ile geçici olarak yaptığı meslek ve sanatın icrasının yasaklanmasına karar verilmiştir.
2.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/359 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2019/11936 Esas, 2021/9092 Karar sayılı kararı ile basit yargılama hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/217 Esas, 2022/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b), (e), (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince neticeten 5620 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süre ile geçici olarak yaptığı meslek ve sanatın icrasının yasaklanmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.12.2022 tarihli ve 2022/139471 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği, hükmedilen cezanın orantılılık ilkesine aykırı olarak az miktarda tayin edildiğine,
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve eksik araştırma sonucu hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece, ''Sanık ...'nın ... inşaatın sahibi olduğu,katılan ...'in bu işyerinde maaşlı işçi olarak çalıştığı,olay tarihinde iş yerinin çatısında mevcut olan şeffaf panelin aşırı rüzgar nedeniyle bir kısmının uçması sonrasında, depo olarak kullanılan kısımda ürün bulunması nedeniyle kapatılması gerektiğinden katılan ile birlikte aynı iş yerinde çalışan ... isimli kişilerin sanığın görevlendirilmesi üzerine onarım amacıyla çatıya çıktıkları, onarımın yapılacağı saatte rüzgarın kuvvetli esmesi nedeniyle çatıdaki panelin rüzgarla birlikte havalanması sonucunda katılanın çatıdan düşerek 29/12/2015 tarihli rapor içeriği ile de sabit olduğu üzere, yaşamı tehlikeye girecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücutta hayat fonksiyonlarını 5 (ağır) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının tespit edildiği tartışmasız olup, somut olay toplanan deliller ve yasal düzenlemeler ışığında değerlendirildiğinde, birbiri ile uyumlu yapılan keşif sonrası düzenlenen teknik bilirkişilere ait rapor ve Ankara 43 Asliye Ceza Mahkemesince görevlendirilen teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor içerikleri gözetildiğinde sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında özetle; olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyan etmiş ise de; bilirkişi raporu, doktor raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın olayda asli kusurlu olması sebebiyle eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik soyut savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Bu haliyle sanığın eylemi sübuta ermekle sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, doktor raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından tereddüte mahal bırakmayacak şekilde anlaşılmakla sanığın sübut bulan "Basit Bir Tıbbi Müdahale İle Giderilemeyecek Yaşamsal Tehlike Geçirtecek ve Beşinci Derecede Kemik Kırığı Oluşturacak Nitelikte Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma " suçundan suçun işleniş şekli, sanığın kişisel durumu, katılanın doktor raporu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kusur durumu da dikkate alınarak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini için takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, CMK'nun 251. maddesi kapsamında sanığın basit yargılama usulünün uygulanmasına itiraz etmemiş olması nedeni ile sanığa verilen cezadan CMK'nun 251/3 maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılmasına, sanığın olayda asli kusurlu olması dikkate alınarak TCK'nun 53/6 maddesi gereğince sanığın 3 ay süre ile meslek ve sanatının icrasının yasaklanmasına, teknik bilirkişiler ...., ..., ... 06/10/2015 tarihli ortak rapor eklenmek suretiyle ... İnşaat Şirketinde iş güvenliği uzmanı olarak çalışan ... hakkında TCK 89/1 2 b e son maddesi uyarınca yasal işlem yapılmak üzere ... C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm fıkrası kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece basit yargılama hükümlerinin uygulanmasına karar verilmişse de, bu usule uygun şekilde verilen hükme 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesince katılan vekilince itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Katılanın kesin adli muayene raporu dosyada mevcuttur.
4.Dosyada eğitim katılım formu, iş güvenliğine ilişkin eğitim planları, iş güvenliği ve eğitimine ilişkin sınav belgesi, iş güvenliği talimatı tutanağı yer almaktadır.
5.Sanık aşamalarda, inşaatı süren binanın çatı panelinin uçması üzerine katılanı tamir için görevlendirdiğini, kendisinin olayda kusurunun olmadığını ileri sürmüştür.
6.Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamış, zarar giderimi gerçekleşmemiştir.
7.Yargılama aşamasında mahkemece keşif üzerine aldırılan, iki iş güvenliği uzmanı ve bir inşaat mühendisinden olmak üzere üç kişilik heyetince düzenlenen 05.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna ve yine mahkemece aldırılan 06.10.2015 tarihli üç iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetince tanzim edilen raporlarda, sanığın, çatı tadilatı işinin gözetim ve denetimi altında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlamadan elemanlarını çalıştırdığı, yüksekte yapılan tüm çalışmalar sırasında emniyet kemerinin kullanmasına olanak sağlayacak tedbirleri aldırmadığı gözetildiğinde asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiğine değinilmiştir.
IV. GEREKÇE
A)Resen Görülen Temyiz Sebeplerine İlişkin;
Sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu ... İnşaat Ticaret Limited Şirketinde çalışan çatı ustası ...'in, inşaatı süren binanın rüzgar sebebiyle uçan çatı panelini tamiri için sanık tarafından görevlendirildiği, sanığın dengesini kaybederek, tamir için çıktığı çatıdan 9 metre yükseklikten düşmesiyle, katılanın hayatı tehlikeye girecek ve vücudunda 5.dereceden kırık oluşacak şekilde yaralandığı ve sanığın yüksekte çalışmanın ehil kimsenin gözetimi altında yapılması ile yüksekten düşmeyi önlemek için korkuluk, platform veya güvenlik ağı bulundurulmasını, çalışanların emniyet kemeri kullanmasını sağlamayarak asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği olaya ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, müteahhit çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde müteaahhitlik mesleğini icrasında bulunmaktan 3 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi dışında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, bu hususta Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B)Katılan Vekilinin Temyiz Sebeplerine İlişkin;
Suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza miktarında isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin bu hususa ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
C)Sanık Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin;
1.Katılanın zararının giderilmediğine ilişkin beyanı, sanığın da zararı giderdiğine ilişkin iddiasını her türlü şüpheden uzak, somut bir şekilde karşıladığını kanıtlayamadığı gözetildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin mahkemenin takdirinde isabetsizlik saptanmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/217 Esas, 2022/361 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasını uygulayan sekizinci fıkrasının kaldırılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:22:24