Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10526
2023/3786
9 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/142 E., 2020/1819 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Davacı vekili 26.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Avukatlık yapmakta olan müvekkil silahlı örgüt üyeliği suçundan 12.09.2017 tarihinde gözaltına alınmış, 21.09.2017 tarihinde tutuklanmış yapılan tutukluğa itirazın reddildiği, 14.09.2018 tarihinde tahliye edilmiştir. Tahliye kararına karşı 15.09.2018 tarihinde savcılık tarafından itiraz edilmiş, aynı gün itirazın kabulü ile tahliye kararının kaldırılmasına ve tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiştir. Müvekkilin tutuklu kaldığı süre içerisinde tutukluluk incelemelerinde müvekkilin tutukluluk halinin devamına, tutukluğa itiraz incelemelerinde itirazın reddine, tutukluluk incelemelerinin duruşmalı yapılması taleplerimizin de reddine karar verilmiştir. Müvekkilin haksız olarak tutuklaması, makul süreyi aşan bir süre tutuklu kalması, makul sürede hakim karşısına çıkarılmaması sebepleriyle oluşan zararın karşılığı olarak 100.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2.Davalı vekili 18.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "5271 sayılı Kanun'da öngörülen koşullar oluşmadığından ve dava süresinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir. Yapılan işlemler makul olup, tazminatı gerektirir herhangi bir ihlal bulunmamaktadır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/415 Esas, 2019/482 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2020/142 Esas, 2020/1819 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.12.2021 tarihli ve 2020/90869 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesi uyarınca açılan davanın, tazminat davasının dayanağı olan asıl davanın derdest olması sebebiyle reddedilmemesi gerektiğine, yakalama, gözaltı ve tutukluluk işlemlerindeki usulsüzlüklerin davacının avukat kimliği göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminata esas İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/84 Esas, 2019/125 Karar sayılı dosyasında yapılan incelemede, davacı ...'in avukat olduğu ve hakkında DHKP C terör örgütüne üye olma suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın halen derdest olduğu ve istinaf edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine gönderildiği, davacının 12.09.2017 14.09.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında hükmen tutukluluk ve yakalama kararı bulunduğu, 5271 Sayılı Yasanın 141 inci maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle hangi şartlarda tazminat istenebileceğinin bentler halinde sayıldığı, buna göre, Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin maddi ve manevi tazminat isteyebileceklerinin belirtildiği, davacının dosyasının halen derdest olduğu ve davacı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir beraat kararının bulunmadığı, kapsamı ve niteliği itibariyle gözaltı, tutuklama ve tutukluluğun devamına ilişkin işlemler yönünden herhangi bir usulsüzlük veya hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın DHKP C Terör Örgütü Üyeliği ile ilişkisinin bulunduğuna dair delilleri değerlendirme yetkisinin hali hazırda yargılamaya devam eden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin yetkili olduğu, her ne kadar davacı hakkında gözaltı ve tutuklamanın haksız ve hukuka aykırı olarak yapıldığı belirtilmiş ise de delillerin hukuka uygunluğunu ve delilleri tartışma yetkisinin mahal mahkemesince değerlendirildikten sonra tazminat hususunun gündeme geleceği, aksi durumun mahal mahkemesinde görülen davayı etkileyecek şekilde işin esasına girilmesi gerektiği, davacının herhangi bir hak ihlalinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir beraat hükmü bulunmadığı da gözetilerek davanın ispatlanamaması nedeniyle şartları oluşmadığından iş bu tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/84 E., 2019/125 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.09.2017 14.09.2018 tarihleri arasında 367 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 18.03.2019 tarihinde 9 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet hükmünün 03.09.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye, davacının haksız olarak tutuklanması, makul süreyi aşan tutukluluk süresi, makul sürede hakim karşısına çıkarılmaması sebepleriyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
6749 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12.04.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince; gözaltı süresinin, şüphelinin yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yedi günü geçemeyeceği, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısının, gözaltı süresinin yedi gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebileceği düzenlenmiş olup; dosyanın incelenmesi neticesinde davacının 12.09.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 21.09.2017 tarihinde tutuklama istemi ile gönderildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandığı, bu şekilde davacı yönünden 6749 sayılı Kanun'da öngörülen yedi günlük gözaltı süresinin aşılmış olduğu tespit edilmekle, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısının, gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin yazılı emrinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinin ve bulunmaması halinde davacının makul miktarda tazminata hak kazanacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2020/142 Esas, 2020/1819 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:01