Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10282

Karar No

2023/3769

Karar Tarihi

9 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/5404 E., 2020/1761 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 07.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin kasten öldürmeye yardım etme suçundan 06.06.2013 tarihinde gözaltına alındığını, 08.06.2013 tarihinde tutuklandığını, 30.12.2015 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini belirterek haksız koruma tedbiri nedeniyle 250.000 TL maddi ve 500.000 TL tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 22.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3.Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2017 tarih 2017/390 Esas, 2017/509 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 39.384,42 TL maddi ve 36.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 06.06.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı yararına hazineden tahsiline karar verilmiştir.

4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.04.2019 tarihli 2019/1848 E, 2019/1100 Karar sayılı kararı ile "davacının 06.06.2013 tarihinde gözaltına alındığı, 08.06.2013 tarihinde tutuklandığı ve 30.12.2015 tarihinde de tahliye olduğu, ancak tutuklandığı tarih itibarı ile AVM iç dekorasyon işlerinde işçi olarak çalıştığı belirtilen davacıya ait SGK Başkanlığı hizmet döküm belgesinde yer alan bilgilere göre ise, davacının 24.04.2013 15.08.2013 tarihleri ile 16.08.2013 01.10.2013 tarihleri arasında da sigortalı olarak görüldüğü cihetle, davacının gözaltına alınarak tutuklanmasından sonra, son olarak çalıştığı işten ayrıldığı 01.10.2013 tarihleri arasında kendisine maaş ödemesi yapılıp yapılmadığının çalıştığı işyerinden sorularak araştırılması, maaş aldığının (ödeme yapıldığının) tespiti durumunda bu kez tutuklu kaldığı 02.10.2013 30.12.2015 tarihleri arasında geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminat miktarının 24.530,88 TL. olarak tespiti, maaş almadığının (ödeme yapılmadığının) tespiti durumunda ise gözaltında ve tutuklu kaldığı 06.06.2013 30.12.2015 tarihleri arasında geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminat miktarının 27.560,32TL. olarak tespiti gerekirken, eksik araştırma ile ve bilirkişi ...'in 2014 ve 2015 yıllarındaki 6 aylık dönemleri iki kez hesaplamasına dayalı hatalı raporuna itibarla 39.384,42 TL olarak fazla şekilde tayini ve 25.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK'nin 144. maddesi ile 5271 sayılı CMK.nun 142. maddesine eklenen 9. fıkra uyarınca, hüküm altına alınan toplam tazminat miktarına göre davacı yararına hükmolunacak nispi vekalet ücretinin 3.960,00 TL. yerine 770,00 TL. olarak eksik şekilde tayinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istifaf başvurusunun kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5.Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/254 Esas 2019/368 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2019/5404 Esas 2020/1761 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.12.2021 tarihli, davacı ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının tutuklama sebebiyle davacının kredi kartı borçlarını ödeyemediği için aleyhe icra takiplerinin başlatıldığına, eski eşinden olana müşterek çocuğunun eğitim ve diğer giderlerinden davacının sorumlu olduğunu ve tutuklu kaldığı süre içerisinde bu giderleri eski eşi tarafından karşılandığını, bu zararların da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiği için hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığına, tazminat koşullarının oluşmadığına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, davalı yararına vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/162 esasına kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda beraatine karar verildiği, davacının 06.06.2013 tarihinde gözaltına alındığı, 08.06.2013 tarihinde tutuklandığı ve 30.12.2015 tarihinde tahliye edildiği, yargılama sonunda beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılan olayda; 06.06.2013 30.12.2015 tarihleri arasında haksız olarak gözaltı/tutuklu kalan davacıya 5271 sayılı CMK'nın 141 ve 142 maddelerinde öngörülen haksız gözaltı/tutuklama koşulları oluştuğundan (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 10/04/2019 tarih 2019/1848 E, 2019/1100 Karar sayılı bozma ilamı da gözetilerek) 27.560,32 TL maddi tazminat ve 36.000 TL manevi tazminat tutarının talep gibi gözaltı tarihi olan 06.06.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı yararına hazineden tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; 06.06.2013 30.12.2015 tarihleri arasında 937 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kalan davacı yararına hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "36.000,00" ibaresinin çıkartılması ve yerine "60.000,00" ibaresinin yazılması sureti ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/162 Esas 2015/201 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürmeye yardım etme suçundan 06.06.2013 30.12.2015 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay 24 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.06.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma/ tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.Davacının kredi kartı borçlarını ödeyememesinin tedbir kararından kaynaklı ne şekilde ve hangi miktarda maddi zarara uğradığının dava dilekçesinde açıkça ileri sürülüp ispatlanamadığı gibi, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü maddi kayıplarının, gözaltı ve tutuklama kararları dışında soruşturma dosyasında verilmiş herhangi bir karardan kaynaklandığının sabit olmadığı anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Davacının eşinden 2005 yılında boşandığını ve müşterek çocuğunun eğitim ve diğer giderlerinin sorumlu olduğunu, ancak tutuklu kaldığı dönem içerisinde müşterek çocuğun tüm masraflarının eski eşi tarafından karşılandığını ve geçim sıkıntı yaşayan eski eşinin 2 adet kredi çekmek zorunda kaldığını, kullandığı kredi kartı borcunu ödeyemediği için kartının bloke olduğunu belirterek tazminat talep etmiş ise de bahsedilen zararların 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinde talep edilebilecek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplerin maddi tazminat olarak ödenmemesi hukuka aykırı görülmemiştir.

  1. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

4.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı dikkate alınarak, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre hesaplanan vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olduğu anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 5.450 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre; söz konusu dosyanın 14.06.2017 tarihinde kesinleştiği ve iş bu davanın da 07.09.2017 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine dair temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

  1. Davacının tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararının 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak belirlenen miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  2. Yukarıda (A.4) numaralı bentle açıklanan nedenle davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin davacı lehine fazla manevi tazminata hükmedildiğine ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.

5.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A.3) numaralı bentle açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2019/5404 Esas 2020/1761 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.süreçsebeplerigerekçebozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim