Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/10692

Karar No

2023/3719

Karar Tarihi

5 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/451 E., 2016/8 K.

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna muhalefet

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin,12.01.2016 tarihli ve 2015/451 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği;

1 Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2 Eksik inceleme ile karar verildiğine,

3 Çorum İdare Mahkemesinin 2015/167 E.sayılı mahkeme dosyası bekletici sorun yapılması gerektiğine,

4 Bilirkişi raporlarına karşı beyanlarını sunmak üzere süre verilmediğine,

5 Diğer temyiz sebelerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Her ne kadar sanığın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın kasıtlı davrandığına yönelik bir hareketi tespit edilemediğinden, diğer bir anlatımla sanığın bu konuda suç kastı tespit edilemediğinden beraatine karar verilmiştir.

Dosya kapsamında bulunan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'ne hitaben sanığın ve diğer murislerin vermiş oldukları dilekçelerinde suça konu kültür varlığının yıkık ve metruk bina vaziyetinde olduğu, her an yıkılma ihtimalinin bulunduğu, koruma altına alınmasının gerektiğinin belirtildiği, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün gerekli kurum ve kuruluşlarla yazışma yaptığının, neticesinde idarenin söz konusu kültür varlığını onarıma tabi tutmak suretiyle koruma altına almaya karar verdiği, bu aşamada olay mahalline uzman kişileri gönderdiği, uzman kişilerin idareye sunmuş olduğu görüşün aynı çizgide olduğu, ancak bu incelemeler sırasında kültür varlığının bitişiğinde sanık tarafından işletilen otoparkın ve yine kültür varlığının kenarlarına sanık tarafından konulmuş direklerin konulduğunun tespit edildiği, bunun üzerine suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmasında, amacının kültür varlığına zarar vermek olmadığını, söz konusu yeri kullanmadığını, kaldı ki kültür varlığının isabet ettiği yerin kendi şirketlerine ait olduğunu, otoparkın bulunduğu yerin kendilerine ait olduğunu, tüm buraların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunu, diktiği direkleri tehlikeyi önlemek için diktiğini, otoparkın herhangi bir zararının bulunmadığını, olaydan sonra bu direkleri kaldırdığını beyan ettiği,

Mahkemece mahallinde yapılan keşifte dosya kapsamına sunulan konusunda uzman bilirkişi kurulunun raporunda söz konusu otoparkın kültür varlığına herhangi bir zarar vermediğinin söz konusu kültür varlığının bulunduğu alanla otoparkın bulunduğu alanın sanık ... ortağı olduğu şirketin mülkiyetinde olduğunun belirlendiği,

Keşif neticesinde alınan raporun esas ve öz noktaları itibariyle hazırlık aşamasında alınan üçlü bilirkişi tarafından sunulan 07/04/2015 tarihli rapordan büyük bir farklılığının bulunmadığı,

Bilirkişi tarafından sunulan 17/12/2015 tarihli raporda, otoparkın ileride yapıya zarar verme ihtimalinden bahsedildiği, yine aynı raporda otopark ve eklentilerinin kültür varlığına herhangi bir tecavüzünün bulunmadığından açıkça bahsedildiği, kültür varlığının çevresine konulmuş olan kuruluğun ise tecavüz niteliğinde olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporuna bakıldığında somut bir zarardan bahsedilmediği, muhtemel bir zarardan bahsedildiği,

Oysa ki bu durumun suç kastının belirlenmesinde esas alınamayacağı, zira otoparkın belediye tarafından ruhsatlı otopark olduğu, sanığın otoparkı bu ruhsat üzerine çalıştırdığı, belediye başkanlığının dava konusu olayın açığa çıkmasından sonra ruhsatın iptaline karar verdiği ancak bu kararın kesinleşmediği, bu kararın iptaline yönelik Çorum İdare Mahkemesi'ne dava açıldığı, bu davanın mahkemenin 2015/167 Esas sayılı dosyasında devam ettiği, bu dava dosyasının mahkemece celp edildiği, dosya arasına konulduğu, gerekli içerik incelemesinin yapıldığı, dava konusu olayın konusuyla suça konu olayın farklı olaylara dayandığı, birbirlerini etkilemediği, bu nedenle idari mahkemesi dosyasının mahkememiz dosyası açısından bekletici mesele yapılmadığı,

Şu hale göre zarar verme ihtimalinin suç kastının tayini açısından hiçbir öneminin bulunmadığı, yine sanığın kurulukları kültür tabiat varlığının kuzey çevresine dikmesindeki amacın kültür varlığı nedeniyle ortaya çıkacak zararı engellemeye yönelik olduğu, tecavüz kastını içermediği, esasen söz konusu kültür varlığının yıkılma ihtimalinin ve çevreye zarar verme ihtimalinin bulunduğunun idarenin de kabulünde olduğu, kaldı ki bu kurulukların sanık tarafından derhal ortadan kaldırıldığı, bu kurulukların dikilmesindeki amacın kültür varlığına zarar vermekten öteye kültür varlığını korumaya yönelik olduğunun kabul edildiği olayda;

Sanığın otopark işletmesinin ruhsata dayandığı, kültür varlığına herhangi bir tecavüzün tespit edilemediği, dikilen kurulukların kültür varlığının çevreye vermesi muhtemel zararların önüne geçmeye yönelik olduğu, kaldı ki gerek kültür varlığının bulunduğu yerin gerekse de otoparkın mülkiyetinin idareyle herhangi bir alakasının bulunmadığı, sanığın kültür varlığına yönelik tecavüz ya da kullanma kastını içerir herhangi bir eyleminin tespit edilemediğinin sabit olması karşısında sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilerek aşağıdaki hükme varmak gerekmiştir."

B.Sanık savunmasında;"Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, bu konuda verdiğim ifademi tekrar ederim, söz konusu otopark bize aittir, esasen kültür varlığının bulunduğu iddia edilen yer de bizim tarafımızdan satın alınmıştır, satış tapuda gerçekleşmiştir, otoparkın kültür varlığına herhangi bir zararı yoktur, biz otoparkın yan taraflarını panolarla kapatmıştık, panoları da sağlamlaştırmak için panolardan kültür varlığına destek verdik, bu sefer biz tecavüz etmişiz gibi nitelendirildik, olaydan sonra panoların hepsini kaldırdık, dedi." şeklinde beyanda buşunmuştur.

C.Mahkemece 14.12.2015 tarihinde keşfe gidilmiş akabinde fen bilirkişisi, inşaat mühendisi bilirkişi ve mimar bilirkişi tarafından rapor tanzim edilip dosyaya sunulmuştur.

IV. GEREKÇE

Çorum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokağında bulunan 4 pafta, 434 ada, 39 ve 40 parselde yer alan tescilli taşınmazlarda sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırı olarak yapı yaptırdığının tespiti üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, yargılama esnasında keşif akabinde alınan mimar ve inşaat bilirkişi raporunda; 434 ada 39 parselde binanın kuzeyinde yapılmış olan kuruluğun tecavüz niteliğinde olduğu (imar kirliliği) kültür varlığını koruma amacını içermediği kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmakla; 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesi gereğince sit alanına ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarına ilişkin her türlü inşai ve fiziki müdahale için koruma kurulundan izin alınması gerektiği, sanık tarafından korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen 434 ada 39 parselde yer alan taşınmazın kuzey cephesindeki avlusuna yapının dış duvarından itibaren 50 cm boşluk bırakılarak kapalı otopark için yaptırılmış olan kuruluğun fiziki müdahale niteliğinde olduğunun tespiti karşısında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraatine dair hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin,12.01.2016 tarihli ve 2015/451 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanunakarar2863temyizhukukîmuhalefettevdiinev.süreçolgulargerekçesebeplerisayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim