Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/11402

Karar No

2023/3686

Karar Tarihi

5 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/457 E., 2016/220 K.

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/457 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.11.2020 tarihli ve 2016/242285 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Katılan vekilinin temyiz isteği;

1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,ilişkindir.

B. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;

1.Kararın kanuna aykırı olduğuna,

2.Sanıkların cezalandırılması gerektiğine,ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü:

1."Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda iddia, sanıkların savunmaları, nüfus sabıka kayıtları, olaya ilişkin tutanaklar ile tüm dosya kapsamından; 18.05.2015 günü Serik İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... Mevkiinde izinsiz kazı ve sondaj olayının vuku bulduğunun bildirilmesi üzerine Gebiz Jandarma Karakoluna bağlı ekiplerin olay yerine intikal ettiği, yapılan kontrol neticesi düzenlenen olay yeri inceleme tutanağına göre; sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte iştirak halinde ...'e ait arazi ve tavuk çiftliğinin uçurumdan yana olan tarafında kazı yaptıklarının, belirtilen alanın 1,40 2,40 metre derinliğinde 8 metre uzunluğunda ve bir metre genişliğinde kazılmış olduğunun, kazı yapılan alanın batı kısmındaki kaya üzerine kırmızı boyalı ile X işaretinin konulduğunun, kazı alanının kamufle etmek amacıyla yol istikametine doğru olan kısımda mevzi yapılmış bir alanın olduğunun, olay yerinde kazma, kürek, tahra, 2 adet muc, işçi eldivenleri, karot diye tabir edilen taş delme makinası, 2 adet demir manila, bir adet balyozun olduğunun tespit olunduğu, sanıkların alınan savunmalarında define yahut kültür varlığı bulmak amacıyla değil ev yapmak maksadıyla kazı yaptıklarını beyan ettikleri, olay yerinde mahkemece yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda kazı yapılan yerin 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile yine aynı yasa kapsamında ilan edilmiş sit alanında kalmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların kazı yaptıkları yerin 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile yine aynı yasa kapsamında ilan edilmiş sit alanında kalmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların savunmalarının aksine sanıkların kültür ve tabiat varlığı bulmak maksadıyla kazı yaptıklarına ilişkin cezalandırmaya yeterli, somut, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." denilmektedir.

  1. Sanık ... savunmasında; "Ben halen ... Mahallesi ... mevkii olarak bilinen yerde yaşarım. Yaklaşık 7 dönümlük bir arazi içerisinde evim vardır. Ayrıca bu arazi içerisinde oğluma ait bir tavuk çiftliği de bulunmaktadır. Biz kazdığımız yerin üzerine tuvalet yapmaya karar verdik. Bu nedenle tuvalet gideri olarak kullanmak amacıyla suça konu yeri kazdık. Diğer sanıklar ... ve ... mermer işi ile uğraşmaktadır ve ellerinde taş kırmaya yarayan karot makinası vardır. Ben de arazide bulunan taşı kırmaları maksadıyla yevmiyelerini vererek ... ve ...'i tuvalet gideri kazma hususunda çalıştırdım. Kesinlikle define aramak gibi yada kaçak kazı yapmak gibi bir amacımız yoktu. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ayrıca jandarmalar bizi gündüz vakti görmüştür. Biz kaçak kazı yapacak olsak neden bunu gündüz herkesin görebileceği bir saatte yapalım." demiştir.

  2. Sanık ... savunmasında; "Sanıklar benim arkadaşım olur. Serik ilçesine gittiğimizde ... evinde kaldık. ... bize evin önüne tuvalet yapacağını söyledi. Kazma kürek ve balyozu ..., Taş delme makinesini ... getirdi. Biz tuvalet gideri kazıyorduk. Kazı yapmadık. ... evinin önündeki taşları kırmamızı rica ettiği için yardım ettik. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum suçla meydana gelen zararı gidermeyi ve uzlaşmayı kabul ederim eğer mahkeme suçlu olduğuma kanaat getirirse hakkımda uygulanması ihtimali bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul ediyorum " demiştir.

4.Sanık ... savunmasında; "Sanık ...'in oğlu ... bize babasının evinin yanında ev yapacağı için tuvalet gideri kazacaklarını ve kayalık yerde kanal kazmamız gerektiğini söyleyerek iş verdi. Ben sanık ... ve ... birlikte çalışarak kazı yaptık. Ben kesinlikle tabiat ve kültür varlığı için kazı yapıldığını bilmiyordum. Diğer sanık ...'de bilmiyordu. Beraatimi talep ederim" demiştir.

  1. Mahkemece mahallinde 20.01.2016 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporu ile, dava konusu yerin 169 ada 1 parsel nolu taşınmaz olduğunun tespit edildiği, arkeolog bilirkişi raporu ile, dava konusu yerin sit alanı da 2863 sayılı Kanun kapsamındaki yerlerden olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

  2. Dosya kapsamında bulunan tapu kaydının incelenmesinde, dava konusu 169 ada 1 parsel nolu taşınmazın sanık ... adına kargir ev ve tarla vasfı ile kayıtlı olduğu, edinme tarihinin 26.05.2005 olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Olay günü saat 12.00 sıralarında izinsiz kazı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, sanık ... ve iki adet işçinin olay mahallinde olduğu, kazı mahallinin sanık ...'in evine 50 m mesafede, tavuk çiftliğine 25 m mesafede, kendisine ait arazideki zeytin ağaçlarının bulunduğu yerde olduğu, kayalıkların bulunduğu alanın 1.40 m ile 2.40 m derinliğinde kazılmış olduğu, olay yerinde, kazma, kürek, karot diye tabir edilen taş kırma makinesinin vs olduğu hususlarını tespit edildiği, sanıkların aşamalardaki beyanlarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, sanık ...'in savunmasında, kendisine ait üzerinde ev ve tavuk çiftliği bulunan arazide tuvalet yeri yaptırmak ve tuvalet gideri kazdırmak için mermer işi ile uğraşan, taş kırma makineleri bulunan ... ve ... ile anlaştığını, define bulmak gibi bir amaçlarının olmadığını, öyle bir amaçları olsa gündüz vakti kazı yapmayacaklarını beyan ettiği, sanıklar ... ve ...'un da savunmalarında, ...'in tuvalet gideri için kayalık yerde kanal kazdırmak amacıyla kendilerini çağırdığını belirttikleri dosya kapsamında, sanıkların kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yaptıklarına, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiş olup, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/457 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararında katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanunakarar2863temyizhukukîtevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçeaykırılıksayılı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim