Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4559
2023/3672
5 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2022/3998 Değişik iş sayılı karar
SUÇ: Taksirle yaralama
KARAR: İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheliler ... ve ... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi yetkilileri hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/04/2022 tarihli ve 2020/59706 soruşturma, 2022/29223 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/07/2022 tarihli ve 2022/3998 değişik iş sayılı kararının kesin nitelikte olduğu görülmüştür.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 gün ve 94660652 105 34 31705 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB 2023/40839 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB 2023/40839 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"...5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müşteki ...'in vekili tarafından yapılan şikayette özetle, müştekinin 28/02/2020 tarihinde göz muayenesi sonucu doktor ...'ın reçete yazdığı ilaç tedavisi neticesi lazer ve iğne tedavisinin olacağının söylendiği, ancak ilaç kullanımı neticesi hastaneye tekrar gittiğinde şüpheli doktorun ayrıldığının belirtilmesi nedeniyle tedavisine devam edilemediği, covid salgını sebebiyle diğer hastanelerde de randevu alamadığı, bu halde şüphelilerin vekalet ilişkisine aykırı davranmaları sebebiyle müvekkilinin gözlerinde kalıcı görme kayıplarının yaşandığından bahisle şikayette bulunulması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Anılan soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 7. İhtisas Kurulu'nun 27/10/2021 tarihli ve 6063 sayılı raporunda yer alan, "...mevcut tıbbi belgeler ile Dr. ...'ın eylemlerine tıbbi hata atfedilemediği, söz konusu reçetenin temini ve kişinin ... Hastanesine 15/03/2020 tarihinde başvurup başvurmadığının adli tahkikat ile aydınlatılması halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklindeki değerlendirmeler nazara alındığında, şüphelilerin kusur durumunun belirlenebilmesi için müşteki hakkında anılan süreç boyunca uygulanan tedavi, kullanılan ilaçlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilebilmesi için 28/02/2020 tarihinde müşteki adına yazılmış reçetenin temini ile ve de müştekinin anılan hastaneye 15/03/2020 tarihinde başvurup başvurmadığının tespit edilmesinin akabinde dosyanın yeniden kül halinde adli tıp kurumuna gönderilerek yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Müştekinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesinde özetle, 28/02/2020 tarihinde Bağcılar ... Hastanesi göz kliniğine başvurduğunu, şüpheli doktor ...'ın tedavi sürecini başlatarak reçete yazdığını, reçetede yazan göz damlalarını reçeteye ugun olarak kullandığını, 15 gün sonra 15.03.2020 tarihinde tekrar aynı doktora müracaat ettiğini, ancak doktorun hastaneden ayrılmış olduğunu söylediklerini ve kontrol ve muayene yapmaksızın kendisini hastaneden gönderdiklerini, şüpheli doktorun kanuna aykırı davranarak özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini , şüpheli doktorun ve hastanenin ağır kusurlu olduğunu, tedavisinin yarım kaldığını, pandemi sürecinde Sağlık Bakanlığı'nın göz polikliniklerinden randevu da vermediklerini ve kalıcı görme kaybı bulunduğunu iddia ederek şikayetçi olmuştur.
2.Şüpheli ...'ın ifadesinde özetle, olay tarihinde müştekinin ... Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniğine başvurduğunu, başvurduğunda bile az gördüğünü, müştekiye durumun ciddiyetini defalarca anlattığını, hastaya gerekli reçetenin verildiğini ve kontrole gelmesi gerektiğinin hatırlatıldığını, 10 günlük sürede kontrole gelmediğini, hastanenin "kontrole gelmediniz gelin" diye aramak gibi bir uygulmasının bulunmadığını, bunun SGK tarafından da yasaklanmış olduğunu, hastanın aranmasının etik olmadığını, pandemi nedeniyle ücretsiz izne ayrıldığını, tekrar işbaşı yapmaksızın başka bir hastanede işe başladığını, herhangi bir ihmalinin olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 27.10.2021 tarihli raporunda özetle, " ... 1971 doğumlu müştekinin ilk olarak 28.02.2020 tarihinde, ... Hastanesinde göz doktoru olarak çalışan şüpheli ... tarafından muayene edildiği, doktor tarafından düzenlenen epikriz raporunda, hastanın gözde kızarıklık ve şişlik şikayeti ile başvurduğu, fiziki muayene bulgularında göz içi basınçlarının ölçüldüğü, ödem tespit edildiği, background retinopati ve retina damar değişiklikleri, blerafit, glakom tanıları ile reçete verildiği, kişi adına yazılmış reçetenin dosya içinde olmadığı, kişinin bu tarihten sonra ilk muayenesinin 15.06.2020 tarihinde Yeditepe Üniversitesi Hastanesinde yapıldığı, müştekinin şikayet dilekçesinde belirttiği 15.03.2020 tarihinde ... Hastanesine başvurduğuna ilişkin belgeye dosya içinde rastlanmadığı, mevcut bilgiler ve belgeler dahilinde şüpheli doktora tıbbi hata atfedilemediği, sözkonusu reçetenin temini ve kişinin Medlife Hastanesine 15.03.2020 tarihinde başvurup başvurmadığının adli tahkikat ile aydınlatılması halinde yeniden değerlendirme yapılabileceğine oybirliği ile karar verilmiştir..." şeklindedir.
4.Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 27.10.2021 tarihli raporundaki değerlendirmeler nazara alınarak, şüphelilerin kusur durumunun belirlenebilmesi için müşteki hakkında anılan süreç boyunca uygulanan tedavi, kullanılan ilaçlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilebilmesi için 28/02/2020 tarihinde müşteki adına yazılmış reçetenin temini ile ve de müştekinin anılan hastaneye 15/03/2020 tarihinde başvurup başvurmadığının tespit edilmesinin akabinde dosyanın yeniden kül halinde adli tıp kurumuna gönderilerek yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/07/2022 tarihli ve 2022/3998 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararı, hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/07/2022 tarihli ve 2022/3998 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28