Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4553

Karar No

2023/3671

Karar Tarihi

5 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2021/6756 Değişik iş sayılı karar

SUÇ: Taksirle öldürme

KARAR: İtirazın reddine ilişkin mercii kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde şüpheli hakkında taksirle öldürme suçundan 29.09.2021 tarihli ve 2021/59137 soruşturma sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Müşteki vekilinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazı üzerine, itirazı inceleyen Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği, 04.11.2021 tarihli ve 2021/6756 değişik iş sayılı kararı ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda gösterilen gerekçelerin dosya içeriğine uygun olduğu, ileri sürülen itiraz nedenlerinin ise yerinde olmadığı belirtilerek, itirazın reddine karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB 2023/40887 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB 2023/40887 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"...55271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,

Somut olayda, 03/07/2021 tarihinde maktul ...'ın kullanmış olduğu aracını yolun sağ şeridine çekerek park halinde beklediği, maktulün bir süre yol kenarında durduğu ve aracına doğru yöneldiği esnada şüpheli ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile çarpması sonucu vefat ettiği olayla ilgili soruşturma işlemlerine başlanıldığı, soruşturma kapsamında 27/09/2021 tarihli adlî trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda maktûlün tam (aslî) kusurlu olduğu ve şüphelinin de kusurunun bulunmadığının belirtildiği, maktûlün vefat etmesinde şüphelinin Türk Ceza Kanunu kapsamında kast veya taksir seviyesinde kusurunun bulunmadığından bahisle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05/09/2013 tarihli ve 2012/19402, esas, 2013/19286 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesinin ancak mahkeme hâkimi tarafından yapılabileceği, kusurun belirlenmesi normatif bir değerlendirmeyle mümkün olmakla birlikte, konunun teknik bilgiyi gerektirmesi, hâkimin hukuk bilgisiyle sorunu çözemeyeceği durumlarda, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinde dahi, bilirkişinin inceleme yetkisi kusurlulukla ilgili olmayıp, işin tekniği ve norma aykırı davranışın belirlenmesi ile sınırlı olacağı, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hâkkına haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hâkimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte, bu yöndeki bir değerlendirmenin de hâkimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı, kaldı ki 31/07/2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Adlî Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesi uyarınca, tahkikat dosyaları üzerinde incelemeler yaparak kusur oranı tespit etme yetkisinin sadece Trafik İhtisas Dairesine ait olduğu, somut olayda sadece trafik polis memuru tarafından düzenlenmiş bir bilirkişi raporunun soruşturma dosyasında mevcut olduğu, Adlî Tıp Kurumu'ndan tarafların kusur durumlarının belirlenmesi amacıyla rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Kaza Tespit Tutanağı ve ekinde yer alan krokide; "... şüphelinin idaresindeki kamyonet ile gece 01:10 sıralarında, hız limitinin 110 km/s olduğu aydınlatma olmayan, meskun mahal dışında, çelik bariyerler ile ayrılmış tek yönlü ve 7 metre genişliğindeki iki şeritli yolda seyir halinde iken, olay yerine geldiğinde, ölen Fehim Duran'ın sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römorkun büyük kısmının sağ şeritte kalacak şekilde, daha az kısmının ise bankette kalacak şekilde park ederek araçtan indiği, olay yerine yakın bulunan doğa hayvancılık şirketinde gece bekçisi olarak çalışan İsa Arı'nın olay yerinde, iki polis memuruna verdiği ifadesinde ... ölen sürücünün araçtan indiği, arkasında park halinde bulunan başka bir tırın şoförü ile 2 3 dakika konuştuktan sonra, bu tır şoförünün hareket etmesi üzerine, koşarak kendi kullandığı tırın şoför kapısına yaklaştığı sırada, çarpma sesini duyduğu.... beyan ettiği, ölenin üzerinde siyah renk yelek ve koyu renk pantolon olduğu, tırın dörtlü lambalarının yanmadığı ve herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmadığı, çarpan kamyonete ait fren izinin bulunmadığı, hususlarının, olay yerine intikal eden ve kaza tespit tutanağı düzenleyen iki trafik polis memuru tarafından tespit edilerek imza altına alındığı ve kazanın meydana gelmesinde ölen sürücünün tamamen kusurlu olduğu yönünde görüş verildiği, görülmüştür.

  1. Şüpheli ... kollukta olay gecesi 03.07.2021 tarihinde verdiği ifadesi özetle, ...bir tırın yolun sağ şeridinde ikaz lambaları yanmıyor olarak durduğunu gördüğünü, tırın solundan geçmek istediği sırada, kamyonetin sağ ön cam tarafından, birden önüne çıkan yayaya çarptığını, hız limiti sınırlarında ... kullandığı...şeklindedir.

3.27.09.2021 tarihli Adli Trafik Bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunda, olay yerinin meskun mahal olduğu, yolun tek yönlü, 10.5 metre genişliğinde, bunun 7 metresinin taşıt yolu, 2.5 metresinin ise emniyet şeridi olduğu, olay saatinin 01:10 olarak yazılmasına rağmen, sehven gün durumunun gündüz olarak yazıldığı, olay yeri resimlerinden tırın çalışır vaziyette, sağ şerit ile emniyet şeridinin arasında 2.5 metrelik bankette, bariyerlere 204 cm mesafede olduğu, dörtlü lambalarının yanmadığı ve herhangi bir güvenlik tertibatının alınmadığı olayda; ölen tır şoförünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84 üncü maddesinin (k) bendindeki " yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama" kuralı ile aynı Kanunun 59 uncu maddesindeki " ... sürücülerinin kara yollarında zorunlu bir neden belirtmeksizin aracını durdurması ve herhangi bir zorunlu bir neden belirtmeksizin aracını kara yollarında park etme" kuralını ihlal etmesi nedeni ile asli ve tamamen kusurlu olduğu, şüpheli kamyonet sürücüsünün ise kural ihlali bulunmadığı şeklindedir.

4.Taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesinin mahkeme hâkimi tarafından yapılabileceği, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkını haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından kusurluluk konusunda yapılan değerlendirmenin hâkimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı, meydana gelen olay nedeniyle şüphelinin kusur durumunun mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği, 04.11.2021 tarihli ve 2021/6756 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararı, hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği, 04.11.2021 tarihli ve 2021/6756 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartaksirleyararınaitirazınmerciitevdiinekararıgerekçeöldürmekanunilişkinreddineistembozulmasınakabulüne

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:24:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim