Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6457
2023/364
13 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 25.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 esas 2016/343 karar sayılı dosyasında suç işlemek kastı ile örgüte üye olma, insan ticareti yapma ve fuhuşa teşvik suçlarından haksız yere 26.01.2007 tarihinde gözaltına alındığını, akabinde tutuklandığını ve 01.05.2008 tarihinde tahliye edildiğini, 26.01.2007 01.05.2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yargılama sonunda tutuklu olduğu tüm suçlardan beraat eden davacı hakkındaki kararın 15.02.2007 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen gerkeçeli kararın kalemde bizzat 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı kalma şartı ile 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren davalı Hazineden tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 07.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava açma süresine uyulmadığını, tutuklama kararının haklı ve yerinde olduğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2018/60 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/2636 Esas, 2018/2723 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2021 tarihli, temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacıya tazminat talep etme hakkının bildirilmediğine, sürenin kesinleşme şerhinin tebliğinden itibaren başlayacağına, davanın süresinde açıldığına ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas 2016/343 Karar sayılı dosyasında, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan dolayı 26.01.2007 30.01.2007 tarihleri arasında gözaltında, 30.01.2007 12.03.2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda açılan kamu davasının zamanaşımı dolayısıyla düşürülmesine karar verildiği, kararın 15.02.2017 tarihinde kesinleştiği, davacının süresinde tazminat davası açtığı belirtilmiştir.
Davacının başka bir tazminat davası açtığının tespit edilmediği, ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve ... 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvelikli Ceza İnfaz Kurumlarının cevabi yazılarına göre; ... Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinin 30.01.2007 tarih 2007/99 sorgu sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklanan ...'in ... ( Kapatılan) 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.03.2008 tarih ve 2007/244 esas sayılı tahliye müzekkereleri gereği tahliye edilerek aynı gün serbest bırakıldığı, 30.01.2007 12.03.2008 tarihleri arasındaki tutukluluğunun infaz gördüğü tespit edilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2013/26823 esas 2014/2345 karar sayılı ilamına göre tutuklandığı tarihlerde sabit gelir getiren bir işi olmayan davacının maddi kaybı ile ilgili itibar edilecek bir belge ibraz edilmesi halinde bu husus dikkate alınarak maddi zararın belirlenmesi gerektiği, belge ibraz edilememesi durumunda ise tazminat istemine konu işlem tarihindeki yaş durumu dikkate alınarak, bu yaş grubu için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda davacı yönünden tutuklu kaldığı 2007 ve 2008 yıllarına ait maddi kaybı ile ilgili itibar edilebilecek bir belge ibraz edilmemesi nedeniyle tutuklu kaldığı 2007 ve 2008 yıllarına ait aylık net asgari ücret rakamlarına göre maddi tazminat hesabı yapılması gerekse de Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/12504 Esas 2018/3746 Karar sayılı ve 2017/2116 Esas 2018/3747 Karar sayılı ilâmlarında haksız olduğu iddia edilen tutuklama tedbirinin tâbi olduğu 5271 sayılı Kanun'da dava zamanışımının dolması sebebiyle düşme kararı verilmesi halinde tazminata hükmedilemeyeceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması karşısında, tutuklu kaldığı halde beraatine karar verilen kişiler hakkında takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarı kadar olmasa da davacı lehine uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği," dikkate alınarak davacıya 2.500,00 TL maddi tazminat verilmesinin adil olacağı vicdani kanısına ulaşılmıştır.
Davacının haksız olarak 411 gün süre ile tutuklu kaldığı anlaşıldığından sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında kalmasına neden olan olayın oluş tarzı, suçun niteliği, bu durumun meydana getirdiği üzüntü ve alınacak manevi tazminatın zenginleşme sonucu doğurmayacak miktarda hak ve nesafet kurallarına uygun olması gerektiği hususu da gözetilerek takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verimiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
... Başsavcılığının 2007/23198 soruşturma 2007/9894 esas numarasıyla açılan iddianame ile ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 227 inci maddesinin ikinci ve altıncı fıkrası gereğince yedi kez cezalandırılması için kamu davası açıldığı, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın 250 maddesi ile görevli) 14.10.2010 tarih ve 2007/244 Esas, 2010/266 Karar sayılı kararı ile ... ve bir kısım sanıklar hakkında suç işlemek amacı ile örgüt kurmak suçundan beraat kararı verildiği, fuhuş suçundan açılan davalar yönünden görevsizlik kararı verildiği, bu karara davacı ... müdafileri tarafından ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın 250 maddesi ile görevli) 2007/244 esas dosyasına gönderilen 30.11.2010 havale tarihli dilekçeleri ile kararı temyiz ettiklerini belirtmiş iseler de dilekçelerinin görevsizlik kararına ilişkin olması ve beraat kararın kapsamadığı anlaşılması nedeni ile ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın 250 maddesi ile görevli) 27.01.2011 tarih ve 2007/244 Esas sayılı ek kararının verildiği, bu karardan davacı müdafilerinin davacının suç işlemek amacı ile örgüt kurmak suçundan beraat ettiğini bildikleri, bu karar uyarınca dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve ... Cumhuriyet Başsavcılığınca tevdiname hazırlanarak dosyanın ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2011 tarih ve 2011/181 Esas, 2011/66 Karar sayılı kararı ile dosyanın daha önce ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüş olması ve o mahkemece görevsizlik kararı verilerek ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş olması nedeniyle dosyanın ... 1. Ağır Ceza mahkemesine tevdii anlamına gelmek üzere mahkemelerinin görevsizliğine karar verilerek dosyanın ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ve 2011/220 Esas sayısını alan dosyada mahkemenin 13.04.2011 tarih, 2011/220 Esas, 2011/264 Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin belirlenmesi için Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 15.08.2011 tarih ve 2011/11045 Esas, 2011/20381 Karar sayılı kararı ile ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/264 karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/485 esas sırasına kaydedildiği, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2013 tarih, 2011/485 Esas, 2013/54 Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve görev uyuşmazlığı nedeniyle merci tayini bakımından dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 13.05.2015 tarih ve 2013/6693 Esas, 2013/4988 Karar sayılı kararı ile ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırıldığı, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesince dosyanın 2013/156 esas numarasına kaydı yapıldığı, CMK 250. Maddesi gereğince görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin kapatılmasıyla dosyanın ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 esas sırasına kaydı yapılarak devredildiği ve ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 esas 2016/343 karar numarasıyla yargılamanın fuhuş suçundan dolayı ... 4. Ağır Ceza Mahkemesince yapıldığı ve davacı hakkında 06.09.2016 tarihinde verilen kararla fuhuşa aracılık yapmak suçundan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesince örgüte üye olmak suçundan ... 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının ... 8. Ağır Ceza Mahkemesince kesinleşme işlemi yapılması gerektiği halde geçmişe dönük olarak beraat kararının 22.10.2010 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği, yukarıda belirtildiği gibi davacı vekillerinin görevsizlik kararlarına itirazları olması ve duruşmada bulunmaları nedeni ile beraat kararından haberdar oldukları, bu nedenle örgüte üye olmak suçundan dolayı verilen beraat kararının 22.11.2010 tarihinde kesinleştiği, fuhuş suçundan verilen düşme kararının ise 15.02.2017 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Tutuklandığı bir kısım suçlardan haklarında düşme kararı verilen davacının 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince tazminat hakkının bulunmadığı, davacı sanık hakkında verilen beraat kararının 22.11.2010 tarihi itibariyle kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasına göre "karar ve hükmün ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılması" gerektiği, tazminat davasının belirtilen süreler içinde açılmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince davanın reddine, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 4.360,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... (kapatılan) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/244 Esas – 2010/266 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek için kurulan örgüte üye olma ve fuhuş amaçlı insan ticareti suçlarından 26.01.2007 12.03.2008 tarihleri arasında 411 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.10.2010 tarihinde kesinleştiği, fuhuş suçuna ilişkin ise görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas – 2016/343 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiği, kararın 15.02.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'una tâbi olduğu anlaşılmıştır.
Davacıya Tazminat Talep Etme Hakkının Bildirilmediğine, Sürenin Kesinleşme Şerhinin Tebliğinden İtibaren Başlayacağına, Davanın Süresinde Açıldığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden:
1 Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu açısından yapılan değerlendirmede;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren
üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat
isteminde bulunulabilir.
Davacı hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçundan verilen hükmün 22.10.2010 tarihinde kesinleştiği, dava ise 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra 25.01.2018 tarihinde açıldığından suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçu açısından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2 Bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçu açısından yapılan değerlendirmede;
Davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresi incelendiğinde davacının fuhuş amaçlı insan ticareti suçundan da tutuklandığı tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un "tazminat isteyemeyecek kişiler" başlıklı 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi şöyledir:
"... (c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında
kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici
olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler."
Öncelikle insan ticareti hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği araştırılarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edildiğinin tespiti halinde; 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören hususlar olduğu, belirtilen maddede, zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde, tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi dava zamanaşımı süresinin dolması halinde düşme kararı verilmesi durumunda, bu hususun, dosyanın tarafı olan davacının eylemlerinden kaynaklanmaması halinde, haksız yere gözaltında veya tutuklu kalan taraf lehine uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarar için makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetildiğinde tazminata esas ceza dosyası incelenip davanın zamanaşımına uğramasında davacının kusurunun bulunup bulunmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup, davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilir ise davacı lehine uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin, makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/2636 Esas, 2018/2723 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57