Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/950
2023/3608
3 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/256 E., 2022/79 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gebze 2.Sulh Ceza Mahkemesi'nin, 05/07/2012 tarih ve 2011/150 E 2012/877 K sayılı kararı ile sanık hakkında, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Gebze 2.Sulh Ceza Mahkemesi'nin, 05/07/2012 tarih ve 2011/150 E 2012/877 K sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18.Ceza Dairesinin, 05/05/2016 tarih ve 2015/12045 Esas, 2016/9747 Karar sayılı ilâmıyla; Sanığın, 06.04.2011 ile 21.04.2011 tarihleri arasında katılan aleyhine işlemiş olduğu kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/645 esas sayılı dosyasında yargılandığı ve mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, yargılamaya konu somut olayın 17.04.2011 olan suç tarihinin, anılan dava dosyasındaki suç tarihleri arasında bulunup, tarafları ile konusunun aynı olduğunun açıklanması nedeniyle ilgili dosyada verilen karar kesinleşmiş ise kesinleşmiş karar örneğini de içerecek şekilde getirtilip, denetime olanak verecek biçimde bu dosya içerisine konularak, anılan dosyadaki eylemler ile bu dosyadaki eylemlerin aynı olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre, mükerrer dava açıldığının belirlenmesi durumunda 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay 18.Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Gebze 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30/11/2016 tarihli ve 2016/876 Esas, 2016/854 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, mükerrer dava açıldığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
4.Gebze 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30/11/2016 tarihli ve 2016/876 Esas, 2016/854 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18.Ceza Dairesinin, 03/04/2019 tarih ve 2017/7012 Esas, 2019/6666 Karar sayılı ilâmıyla; Davanın reddi kararına esas alınan Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/06/2012 tarih ve 2011/645 2012/934 E K sayılı dosyasının dayanağı olan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2011 tarihli iddianamesinde, sanığın 02/05/2011 günü katılanın cep telefonunu defalarca aramasından kaynaklı eyleminin, iş bu dosyanın dayanağı olan 22/04/2011 tarihli iddianamede ise sanığın katılanın çalıştığı işyerini 17/04/2011 tarihine kadar defalarca aramasının konu edilmesi karşısında, 22/04/2011 tarihli iddianame tarihine göre hukuki kesintinin gerçekleşmesinden sonraki sanığın eyleminin ayrı bir suç oluşturacağının gözetilmemesi nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Yargıtay 18.Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Gebze 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16/07/2019 tarihli ve 2019/306 Esas, 2019/520 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 1.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
- Gebze 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16/07/2019 tarihli ve 2019/306 Esas, 2019/520 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4.Ceza Dairesinin, 03/02/2021 tarih ve 2020/5809 Esas, 2021/3180 Karar sayılı ilâmıyla; Davanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
7.Yargıtay 4.Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Gebze 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/02/2022 tarihli ve 2021/256 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
8.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27/06/2022 tarihli ve 2022/54096 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; Kusuru bulunmamasına rağmen hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık ... hakkında, her ne kadar suçundan dava açılmışsa da, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde tanımlanan suçun aynı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 17/04/2011 olduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 17/04/2023 tarihinde temyiz incelemesi sırasında dolduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında sanık hakkında derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, düşme kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Gebze 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/02/2022 tarihli ve 2021/256 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararının zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:46