Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4209
2023/3606
3 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/407 E., 2021/ 671K.
SUÇ: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Alkollü ... kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2016 tarihli ve 2016/107 esas, 2016/537 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 05/12/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05/03/2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2021 tarihli ve 2021/407 esas, 2021/671 sayılı kararının istinaf edilmeden 24/12/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13/05/2022 tarihli ve 94660652 105 35 5483 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08/06/2022 tarihli ve KYB 2022/74119 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08/06/2022 tarihli ve KYB 2022/741191 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1 Adı geçen sanığa, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğinin ihtarını içerir duruşma gününü bildiren meşruhatlı davetiye gönderildiği ve muhatabın ismen tanınmaması nedeniyle tebligatın iade edildiği ve böylece sanığın savunması alınmaksızın cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1 8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda sanığa yapılan tebliğin iade edilmesi nedeniyle anılan Kanun’un 21/2. maddesi gereğince mernis adresine tebliğ yapılması gerektiği cihetle, tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
2 Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Alkollü ... kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2016 tarihli ve 2016/107 esas, 2016/537 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 05/12/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05/03/2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2021 tarihli ve 2021/407 esas, 2021/671 sayılı kararı istinaf edilmeden 24/12/2021 tarihinde kesinleşmiştir.
2.a)7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” ve Kanun'un 23/1 8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki,
b)5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki, düzenlemelere yer verilmiştir.
3.İlgili düzenlemelere göre; Somut olayda, HAGB açıklaması için sanığa yapılan tebliğin iade edilmesi nedeniyle anılan Kanun’un 21/2. maddesi gereğince mernis adresine tebliğ yapılması gerektiği cihetle, tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi ve adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında verilen 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilemesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2021 tarihli ve 2021/407 esas, 2021/671 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:46