Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8829
2023/3545
2 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/5244 E., 2019/3362 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 23.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin başkasına ait banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunda mükerrer soruşturma nedeniyle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1272 Esas sayı ile dava açıldığını, davacının aynı eylem nedeniyle Adana 10 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/252 Esas, 2016/281 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay 22 gün hapis kararı verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiğini,Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1272 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararı ile 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası aldığını, yapılan yanlışlığın fakında olmayan müvekkilinin 28.07.2015 tarihinde ceza evine girdiğini, 17.02.2017 tarihinde ceza evinden çıktığını, müvekkilinin vasisi yanlışlığı farkedip dilekçe ile başvurduğunu ve Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi 29.02.2017 tarihinde yargılanmanın yenilenmesine karar verdiğini, 11.01.2018 tarihinde hükmün iptaline ve ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin haksız yere ceza evinde kalması nedeniyle maddi ve manevi zararının bulunduğundan 37.200,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız hüküm tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 15.05.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında aynı talep nedeniyle derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, yasadan kaynaklanan tutuklama işlemi yapıldığından davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının zararını belgelendirmesi gerektiğini, faiz ve vekalet ücreti talebinin yersiz olduğundan reddi gerektiğini, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, kabul kararı verilecek ise de hangi kanun maddesine dayanılarak tazminata hükmedildiğinin kararda yazılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/160 Esas, 2018/224 Karar sayılı kararı ile davanın yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2018/2353 Esas, 2018/2773 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinn istinaf başvuruları yerinde görülerek davalı vekiline dava dilekçesi tebliğ edilerek duruşma açıldıktan sonra ve Cumhuriyet savcısının iştiraki ile karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.
5.Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/70 Esas, 2019/416 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
6.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/5244 Esas, 2019/3362 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacının temyiz isteminin reddi ile hükmün esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkili hakkında aynı olay nedeniyle mükerrer yargılama yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin haksız yere ceza evinde kaldığını, yargılamanın yenilenmesi ile hükmün iptaline ve ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, böylece müvekkilinin ceza evine girmesine neden olan hüküm tamamen ortadan kalktığını, yargılama yapan makamların hatası yüzünden özgürlüğü kısıtlanan müvekkiline tazminat verilmesi gerektiğine, müvekkilinin tazminat istemeyecek kişilerden olmadığına, 5271 sayılı kanun 141 inci maddesinin üçüncü bendinde yer alan hakim savcı sorumluğu gereği müvekkili hakkında tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/590 Esas 2018/9 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının 12.12.2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle 5237 sayılı kanun 245/1, 43/1, 62 maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 20.06.2015 tarihinde kesinleştiği, bilahare aynı konu hakkında davacının Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/252 Esas 2016/281 Karar sayılı dosyasında da yargılama yapılarak mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin bildirilmesi üzerine davacı hakkındaki dosyanın tefrik edilerek Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/590 Esas 2018/9 Karar sayılı ilamıyla önceki hükmün iptaline ve ortadan kaldırılmasına, mükerrer açılan davanın reddine karar verildiği; Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/252 Esas 2016/281 Karar sayılı dosyasında ise davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14.06.2016 tarihinde kesinleştiği, henüz düşme kararı verilmesi verilebilmesi için gereken şartlardan süre şartının gerçekleşmediği,
5271 sayılı CMK'nın 323 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi halinde, önceki mahkumiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddi ve manevi zararların Kanunun 141 ila 144 üncü maddeleri hükümlerine göre tazmin edileceğinin düzenlendiği,
Ancak madde metninde açıkça tazminat talebinin beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi şartına bağlandığı, dosyamızın konusu olan olayda ise maddede belirtilen kararların değil davanın reddi kararının verildiği, 5271 sayılı kanun 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat istenebilecek hallerin sınırlı olarak sayıldığı; davacı hakkında, tazminat davasına dayanak teşkil eden Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/590 Esas 2018/9 Karar sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılamanın yenilenmesi sonucunda 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin 7 nci bendi gereğince kamu davasının reddine karar verildiğinin anlaşılması ve tazminat istemine ilişkin 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinde ''suç soruşturması ve kovuşturması sırasında'' gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu Kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği ve madde metninde bu aykırılıkların tahdidi şekilde sıralandığını, kamu davasının reddine ilişkin verilen kararların madde kapsamında bulunmadığına ilişkin Yargıtay 12. Ceza dairesinin 18.09.2013 gün ve 2013/12826 Esas 16650 Karar sayılı kararı ile sayılan sebeplerin genişletilemeyeceğine ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 10.01.2016 gün ve 2015/430 Esas 2016/109 Karar sayılı kararları da dikkate alındığında yasal şartların oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/590 Esas 2018/9 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 20.06.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine 27.07.2015 17.02.2017 tarihleri arasında 1 yıl 6 ay 22 gün cezaevinde kaldığı, davacının tazminata esas dosyada yapılan yeniden yargılama ile davacının aynı eylem nedeniyle cezalandırıldığı anlaşıldığından mükerrer açılan davanın 5271 sayılı Kanun 223 üncü madde yedinci fıkrası gereğince ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın 20.02.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının ceza evinde kaldığı süre nedeniyle 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/590 Esas 2018/9 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 20.06.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine 27.07.2015 17.02.2017 tarihleri arasında 1 yıl 6 ay 22 gün cezaevinde kaldığı, davacının aynı konu hakkında Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/252 Esas 2016/281 Karar sayılı dosyasında da yargılama yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.06.2016 tarihinde kesinleştiğinin bildirilmesi üzerine davacı hakkındaki dosyanın tefrik edilerek Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/590 Esas 2018/9 Karar sayılı ilamıyla önceki hükmün iptaline ve ortadan kaldırılmasına, mükerrer açılan davanın reddine karar verildiği dikkate alındığında, davacı hakkında aynı eylem nedeniyle mükerrer dava açılmış olması nedeniyle hakkında verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu ve mahkemece koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiğinin kabulü ile uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararla ilgili makul bir tazminata karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede esatan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/5244 Esas, 2019/3362 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:05