Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3802

Karar No

2023/3540

Karar Tarihi

2 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/4599 E., 2023/466 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 12.12.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olmak, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, sayı ve nitelik bakımından vahi olan silah veya mermileri satın almak, taşımak, bulundurmak suçundan 22.04.2009 tarihinde gözaltına alındığını, 24.04.2019 tarihinde tutuklandığını, 27.01.2014 tarihinde adli kontrol ile tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, sahte delil üretilerek müvekkilinin yargılandığını, özgürlük hakkının ihlal edildiğini, sağlığının bozulduğunu, kazanç kaybına uğradığını, ceza evinde kötü şartlarda tutuklu kaldığını, yargılama sebebiyle rütbe ilerlemesi alamadığını, ailesinin manevi zarar gördüğünü, yazılı ve görsel medyada sürekli yayınlandığını, ceza evi seyahat masraflarının, rütbe ilerlemesi yapılmaması nedeniyle oluşan zararlarının, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin, avukat ziyaret masraflarının ödenmesi gerektiğini, haksız yargılama nedeniyle, 103.350,00 TL maddi, 5.000.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

3.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2016/56 Esas, 2017/137 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.12.2017 tarihli ve 2017/3612 Esas, 2017/3749 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, manevi tazminatın 210.000,00 TL olması gerektiğinden bahisle bu kısımların değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.12.2017 tarihli ve 2017/3612 Esas, 2017/3749 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.10.2022 tarihli ve 2021/4571 Esas, 2022/6159 Karar sayılı kararı ile; manevi tazminatın ise eksik olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2022/4599 Esas, 2023/466 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2023 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Davacı vekilinin temyiz istemi;

Türk lirasının değer kaybettiğinden manevi tazminatın eksik olduğuna, maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi;

Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; davacının İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 2015/359 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının, silahlı terör örgütüne üye olmak, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, sayı ve nitelik bakımından vahi olan silah veya mermileri satın almak, taşımak, bulundurmak suçlarından 22.04.2009 27.01.2014 tarihleri arasında 1741 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 19.11.2015 tarihinde kesinleştiği, davacı lehine bozma ilamına da uyularak, tazminat talebine konu olan dosyada davacının ailesinin yaptığı iddia olunan cezaevi ziyaretleri masrafları, davacının rütbe ilerlememesi nedeniyle uğradığı iddia olunan zararları, avukatlık vekalet ücreti ve avukat masrafı zararları gibi taleplerinin maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği belirlenerek, maddi tazminatın reddine, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 2015/359 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının, silahlı terör örgütüne üye olmak, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, sayı ve nitelik bakımından vahi olan silah veya mermileri satın almak, taşımak, bulundurmak suçlarından 22.04.2009 27.01.2014 tarihleri arasında 1741 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 19.11.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

  1. Maddi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığından maddi tazminatın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunduğundan manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığından davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (B 2) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2022/4599 Esas, 2023/466 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.gerekçesebepleribozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim