Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6439
2023/3525
2 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/311 E., 2019/66 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 07.02.2019 tarihinde tebliğinin ardından 08.02.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 24.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Hakkari CBS'nin 2016/2420 soruşturma, 2018/598 karar nolu kararı uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiğini, gözaltında kaldığı süre yönünden CMK'nın 141 ve CMK'nın 142. maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kanuni faiziyle birlikte 113.891,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 21.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2018 tarihli ve 2018/223 Esas, 2018/334 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/311 Esas, 2019/66 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2021 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,
3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.03.2018 tarihinde, hakkında Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığı kararı verildiği, bu soruşturma dosyası kapsamında davacı ...'nın, 07/10/2016 10/10/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, davanın süresinde açılmış olduğu, davacının soruşturma dosyasında kendisini vekil ile temsil ettirmediği, davacının haksız gözaltı tarihlerine konu sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, davacı hakkında daha önceden tazminat konusunda başka bir mahkemece verilmiş tazminat kararı bulunmadığı ve davacıya herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin mahkeme huzurunda alınan beyanında; davacının gözaltına alınıp bırakıldıktan sonra 06/01/2017 tarihinde ihraç edildiğini, kurumundan alacaklı olduğu herhangi bir özlük hakkı olmadığını beyan ettiği, dolayısıyla davacının çalışamadığı süreye ilişkin maaş ve tazminat alacağı taleplerine ilişkin tazminata esas bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının maddi tazminat taleplerinin; gözaltında kaldığı süre zarfında ailesinin ve eşinin kendisini ziyaretlerinden kaynaklanan yol, yemek, taksi, uçak bileti ve barınma masrafları için 1.000,00 TL, 06/01/2017 tarihinde ihraç edilmesi nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve tazminat alacağı olmak üzere toplam 93.391,00 TL ve 3 yılını doldurmadan OYAK'tan ayrılmak durumunda kaldığı için OYAK'tan çekemediği 5.200,00 TL ve ihraç edilmesi nedeniyle Askeri lojmandan çıkarılıp Konya'ya taşınmak zorunda kaldığı için iş bu taşınma işlemlerinden kaynaklı ev kirası, eşya ve sair masrafları için 12.300,00 TL ile soruşturma kapsamında el konulan telefonunda oluşan değer kaybına yönelik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 113.891,00 TL olduğu, davacının haksız gözaltı işleminden sonraki tarihteki (06/01/2017) ihracına ilişkin maaş, tazminat, kira, eşya ve sair maddi kayıpları ile eşi ve ailesinin, kendisinin gözaltında kaldığı süre zarfında ziyaretine ilişkin masraflarının, koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminata konu olamayacakları, sadece davacının ceza yargılaması sırasında kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle ödediği avukatlık ücretinin koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminata konu olabileceği ancak davacının Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/2420 Esas sayılı soruşturma dosyasında kendisini vekil ile temsil ettirmediği, bu yönüyle davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacının gözaltında kaldığı süre içinde ve serbest bırakılmasından sonra çevresi tarafından hakir görüldüğü bu durumun davacının kişilik haklarına zarar verdiği, onun manevi olarak elem ve üzüntü duymasına neden olduğu, bunun giderilmesi gerektiği anlaşılmakla, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı, duyulan elem ve üzüntü ile orantılı olması gerektiği, davalı için de bir ceza niteliğine dönüşmemesi gerektiği şeklindeki kriterleri dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları gereği 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, dava dilekçesinde tazminat taleplerine ilişkin yasal faiz işletilmesi istenilmekle birlikte faiz başlangıç tarihine ilişkin herhangi bir talepte bulunulmadığından dava tarihi olan 24/05/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının 500,00 TL'ye indirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2420 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 07.10.2016 10.10.2016 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 13.03.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan tazminat talebinin kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davalı vekilinin temyiz talebi reddedilmiştir.
A.3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8 2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
B.1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının gözaltı koruma tedbirinden sonra 06.01.2017 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılmakla, gözaltına alındığı tarihte kamu görevlisi olduğu anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemeiştir.
B.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davacı vekilinin temyiz talebi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/311 Esas, 2019/66 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:05