Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3085
2023/3513
2 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/42 E., 2022/276 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 24.07.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kardelen temizlik şirketinde çalışmakta iken 31/10/2005 tarihinde suç isnadı nedeniyle yakalanıp gözaltına alındığını, örgüt mensubu olmak, örgütsel amaçlı eylemde bulunmak, patlayıcı madde bulundurmak, 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçlarından 03/11/2005 tarihinde tutuklandığını, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 26/05/2006 gün 2006/744 soruşturma 108 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı üzerine müvekkilinin 26/05/2006 tarihinde tahliye edildiğini müvekkilinin tutuklu kaldığı sürede Batman Ağır Ceza Mahkemesinde 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devam maddeleri gereğince maddi manevi tazminat davasının açıldığını, bu davanın soruşturmanın devam ettiği gerekçe gösterilerek reddedildiğini, Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/237 Esas 2008/253 karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan da müvekkili hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, müvekkilinin gözaltında tutulmasından dolayı serbest bırakıldıktan sonra maddi ve manevi anlamda ağır kayıplara uğradığını, çevresinde kendisine yöneltilen suçlamalardan ötürü zan altında kaldığını, kendisine yönelik olumsuz tavırlarla karşılaştığını, hatta çevresi tarafından alaya dahi alındığını, bu durumun beraat etmesine karşın hala devam ettiğini, bunun da müvekkilini hem maddi hem manevi çok etkilediğini, göz altına alınması ve 7 aylık bir süre tutuklu kalması nedeniyle kazanç kaybına da sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle müvekkiline 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminat talebinde bulunduklarını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi nazara alınarak kanuni vekalet ücretinin hakkın doğum tarihinden, göz altı tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 20.08.2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının tutuklanmasında idarenin herhangi bir kusuru olmayıp görevlilerin yasaların kendilerine vermiş olduğu görev ve yetkileri icra ettiklerini, iş bu davanın öncelikli bu sebeple reddini talep ettiklerini, eğer mahkeme aksi kanaatte ise davacı vekili tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş ve bu durumun mahkemece göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/118 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/118 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/5270 Esas, 2021/8565 Karar sayılı ilâmıyla;
"Dosya içeriğine göre; davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresine göre davacının 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan da tutuklandığı anlaşılmakla, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçu ile ilgili olarak Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/237 esas 2008/2453 karar sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonunda, davacının 25 gün hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, kararın 08.09.2008 tarihinde kesinleştiği, 5 yıllık denetim süresinin hüküm tarihi itibariyle dolduğu dikkate alınarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda belirtilen 5 yıllık denetim süresinin sonunda düşme ya da hükmün açıklanmasına karar verilip verilmediği ve verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp belirtilen hususların sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,"
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
-
İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/42 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.271,40 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.03.2023 tarihli, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna,
3.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna,
4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
5.Sair nedenlere,ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine,
2.Manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine,
3.Sair nedenlere,ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü:
Davacı hakkında, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçlarından yapılan soruşturma neticesinde 31/10/2005 tarihinde gözaltına alınıp 03/11/2005 tarihinde tutuklandığı, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar hakkında Diyarbakır CBS'nin 26/05/2006 gün 2006/744 soruşturma 2006/108 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu karar neticesinde ise 26/05/2006 tarihide salıverildiği, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlamasından ise kamu davası açıldığı, bu davanın Batman 2. Asliye Ceza mahkemesinde görüldüğü, Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/237 esas 2008/253 karar sayılı dosyası tarafından gerek fiziken gönderilen gerekse UYAP ortamında gönderilen evrakların ve dava dosyasının incelenmesinde davacı hakkında 25 gün hapis ve 4 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunduğu, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği ve bu hükmün 08/09/2008 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir.
Mahkemece 2015/118 Esas 2016/125 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada davacının maddi ve manevi tazminat talebinin Diyarbakır CBS tarafından verilen takipsizlik kararına ilişkin olduğu , Diyarbakır CBS tarafından verilen takipsizlik kararı tarihinin 26/05/2006 olduğu dava tarihinin ise 23/07/2013 olması sebebiyle CMK 141 ve devamı maddeleri uyarınca davanın yasal süresinde açılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Mahkeme kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/5270 Esas 2021/8565 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresine göre davacının 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan da tutuklandığı anlaşılmakla, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçu ile ilgili olarak Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/237 esas 2008/253 karar sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonunda, davacının 25 gün hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, kararın 08.09.2008 tarihinde kesinleştiği, 5 yıllık denetim süresinin hüküm tarihi itibariyle dolduğu dikkate alınarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda belirtilen 5 yıllık denetim süresinin sonunda düşme ya da hükmün açıklanmasına karar verilip verilmediği ve verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrası yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucunda Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/361 Esas 2022/370 Karar sayılı dosyasında davacı hakkındaki HAGB kararının düşürüldüğü ve düşme kararının da istinaf edilmeden 27/04/2022 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir.
Davacı hakkında verilen düşme kararının kesinleşme tarihinin 27/04/2022 olduğu, dava tarihinin 23/07/2013 olduğu dikkate alındığında davanın CMK'nın 142. maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde açıldığı, davacının dava dilekçesinde bildirdiği adresi itibariyle mahkemenin yetkili olduğu belirtilmiştir.
Davacının nüfus ve sabıka kaydı dosyasına eklenmiştir.
Davacı tarafından açılmış başka bir tazminat davasının bulunup bulunmadığı Muhakemat Müdürlüğünden, Batman 1 Ağır Mahkemesi'nin 2010/239 Esas sayılı dosyası, Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/237 Esas sayılı dosyası ve UYAP sisteminden araştırılmış; davacının açtığı başka bir tazminat davasının bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresi ile ilgili mahsup işlemi yapılmadığı ve ayrıca ceza infaz kurumu yazılarından da tutukluluk süresinin kesintisiz infaz gördüğü anlaşılmıştır.
Davacının sosyal ve ekonomik durumu araştırılmıştır.
Davacının atılı suçlardan yakalanıp gözaltı ve tutuklulukta kaldıktan sonra hakkındaki suçlamalardan örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan dolayı KYOK kararı verildiği, 6163 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ise Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/237 Esas 2008/253 Karar sayılı dosyasında HAGB kararı verildiği bu HAGB kararının 29/03/2022 tarihinde düştüğü ve düşme kararının 27/04/2022 tarihinde kesinleştiği, böylece davacının CMK'nun 141. maddesine göre suç soruşturması ve kovuşturması sırasında kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına yada beraatlerine karar verilenler cümlesinden olması nedeni ile uğradığı maddi ve manevi zararı devletten talep etme hakkının doğduğu belirtilmiştir.
Davacının maddi kazanç kaybının tespiti açısından davacının asgari ücretin üzerinde kazandığına dair dosyasında herhangi bir beyanı olmadığı görülmüş, bu sebeple maddi kazanç kaybının net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü Yıllar İtibariyle Net ve Brüt Asgari Ücretler tarifesi dosya arasına alınmış ve bu tarifeye göre 31/10/2005 31/12/2005 tarihleri arasında bir günlük net asgari ücretin 11,67 TL 01/01/2006 26/05/2006 tarihleri arasında bir günlük net asgari ücretin 12,68 olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/8211 Esas 2022/1922 Karar sayılı ilamında "...davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinin dolması nedeniyle davacı hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının düşmesine karar verildiği ve hükümlülükten fazla olan 50 gün tutukluluk süresi için 376,50 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın bihakkın tahliye tarihi olan 13.03.2003 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir..." hükmü de dikkate alınarak davacı hakkında Batman 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/237 Esas 2008/253 Karar sayılı ilamı ile verilen 25 gün hapis cezasının mahsup edilerek bir tazminata hükmetmek gerekmiş davacının daha lehine olan 2005 yılında geçirdiği gözaltı ve tutukluluk sürelerinden 25 gün hapis cezasının mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, Yargıtay 12.CD'nin 2017/6136 E. 2017/10926 K. sayılı kararında da belirtildiği şekilde hesaplama yapılmış ve davacının 31/10/2005 03/11/2005 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, 03/11/2005 31/12/2005 tarihleri arasında 58 gün tutuklu kaldığı bu sebeple 25 günlük hapis cezası da mahsup edildiğinde toplam (3611,67) 420,12 TL, 01/01/2006 26/05/2006 tarihleri arasında 146 gün tutuklu kaldığı bu sebeple (14612,68) 1851,28 TL toplamda 2.271,40 TL maddi kazanç kaybının olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda; gözaltı tarihinden yasal faiz işletilerek davacının sübut bulan maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 2.271,40 TL' nin gözaltı tarihi olan 31/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde müvekkilinin gözaltında ve tutuklu kaldığı süre boyunca kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle zarara uğradığını bu nedenle gözaltına alınma tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret tarifesi dikkate alınarak kanuni vekalet ücretini talep etmiş ise de Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/1119 Esas 2022/4040 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak davacı lehine hükmedilen maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilerek bu talebin, CMK'nın 141 vd. maddeleri uyarınca maddi tazminat kapsamında değerlendirilmeyerek reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, uğradığı haksızlığın boyutu, gözaltında kaldığı süre, hükmedilecek miktarın zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun, makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği hususu ve Yargıtay 2019/378E. 2019/5367 K. sayılı ilamı da göz önünde bulundurularak, davacının sübut bulan manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ile 8.000,00 TL' nin gözaltı tarihi olan 31/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Davacının örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlemek, yasak yayın bulundurmak ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından 31.10.2005 26.05.2006 tarihleri arasında 207 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar açısından yapılan soruşturmada, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2006 tarihli 2006/744 soruşturma kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yasak yayın bulundurmak suçundan yapılan soruşturmada, Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2008 tarihli 2006/2384 soruşturma numaralı sayılı kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan ise kamu davası açıldığı ve Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/237 Esas 2008/2453 numaralı kararı ile 25 gün hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 09.09.2008 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının düşürüldüğü ve düşme kararının 27.04.2022 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
A.3.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(9)Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî
avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip
edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar
için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.
Hükmü karşısında davacının talep ettiği miktar bakımından hükmedilen vekâlet ücretinde hukuka aykırılık görülmemiştir
A.4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8 2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A.5.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B.1. Maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Gerekçe bölümünün A.2. paragrafında açıklandığı üzere davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.2. Manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Gerekçe bölümünün A.2. paragrafında açıklandığı üzere davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.3.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/42 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:05