Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5020
2023/3500
28 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/1044 E., 2016/683 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli 2015/1044 Esas 2016/683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 4 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2020 tarihli ve 2016/253994 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın kusur durumuna itiraza ve sanık hakkında verilen cezada teşdid uygulamak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verilmesine ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin olduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin sanığa verilen netice ceza miktarının az olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü gündüz vakti, kuru yüzeyli asfalt bölünmüş yolda, ... Gedik Bulvarının yan yol ve Gümrük Sokak ile birleştiği 4 yönlü kavşakta, sanığın idaresindeki ... plakalı çekici ve buna ekli ...plakalı yarı römork ile ... Gedik Bulvarı yanındaki yan yoldan Uşak Merkezi istikametine gitmek için sola dönüşle girdiği, bu esnada şehir merkezi istikametinden Sivaslı istikametine doğru seyreden ... plakalı motosiklet sürücünün römarkun sol yan alt kısmına çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
-
Kaza tespit tutanağı, mahkemece keşif üzerine alınan bilirkişi raporu ve Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 03.03.2016 tarihli 1188 sayılı raporlarda sanığın yan yoldan olay yeri kavşağa, manevra için daha fazla zamana ihtiyacı olduğu idaresindeki uzun aracın özelliğini gözetmeyip yolun trafikten iyice arınmış olmasına dikkat etmeden sola dönüşle kontrolsüzce girdiğinde yolun iki şeridini de kapatmakla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sola dönüş kurallarına riayet etmemekten asli kusurlu olduğu, ölen motosiklet sürücünün tesbit edilmiş 30 metre fren izi dikkate alındığında, mahal şartlarına uygun olmayan hızını kavşağa yaklaşımda da azaltmamasıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
-
Sanığın aşamalarda alınan savunmaları ile yolcu konumunda bulunan tanığın beyanlarında kavşağa girişte durarak sanığın yol durumunu kontrol ettiği ancak kavşağa çıkmasıyla kazanın meydana geldiğini beyan ettikleri görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli 2015/1044 Esas 2016/683 Karar sayılı kararında asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, yeterli, yerinde ve kanuni gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temel ceza miktarına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin, sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, sanık hakkında "katılan tarafın halen şikayetçi oluşu, sanığın asli kusurlu oluşu ile ortaya çıkan suçun işleniş şekli, sanığın geçmişte benzer suçtan sabıkasının bulunması da dikkate alındığında" şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmasına karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmuş ve altmışbeş yaşını bitirmemiş olanların iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilmeleri hâlinde cezalarının ertelenebileceği şeklindeki düzenleme uyarınca yapılan yargılama sonunda 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, sözü geçen kişiselleştirme kurumlarının yasal engelden dolayı uygulanamayacağı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgilerinin incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem E sınıfı hem de D sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki çekici ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle D sınıfı sürücü belgesinin geri alınabileceği gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuş, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma sebebi sayılmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentle açıklanan nedenle Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli 2015/1044 Esas 2016/683 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; mahkemenin takdiri de göz önüne alınarak hükmün 3 üncü fıkrası çıkarılarak yerine "sanığın asli kusurlu oluşu dikkate alındığında sanığın 25.10.2013 tarih ve 88535 ehliyet numaralı, AL549780 numaralı "D" sınıfı sürücü belgesinin TCK 53/6 maddesi uyarınca takdiren 4 ay süreyle geri alınmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:48