Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8534

Karar No

2023/345

Karar Tarihi

9 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

İşletme Müdürlüğü vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret düşme onama

Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü, katılanlar ... ve ... vekilinin, sanıklar ..., ..., ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmü, katılanlar ..., ... vekili ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmştır.

Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan ... Bakanlığı vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,

Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,

Sanık ... hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler sanık müdafii ve katılan ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Sanık ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2012 tarihli, 2012/498 nolu iddianamesi ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, dosyanın ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/277 Esasını aldığı anlaşılmıştır.

B.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2014 tarihli ve 2012/277 Esas 2014/52 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

C.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2014 Tarihli ve 2012/277 Esas 2014/52 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.11.2015 tarihli ve 2014/22380 Esas, 2015/17600 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında düzenlenen iddianame içeriği incelendiğinde, sanığın yapılan inşai faaliyetlerden de sorumlu olduğu vurgulanmış ise de, dosya kapsamı itibariyle bu durumun hayatın olağan akışına uygun düşmeyip, keza, sanık tarafından da inkar edildiği, bu kapsamda, öncelikle, dava konusu taşınmaz üzerinde gerçekleştilen sondaj harici diğer inşai uygulamalarla ilgili olarak Cumhuriyet başavcılığına suç ihbarında bulunulup, ilgili şahıs veya şahıslar hakkında dava açılması halinde her iki dosyanın birleştilip, diğer yandan arazi üzerine sondaj vurmak için ilgili kurumlardan izin alınıp alınmadığı, alınmış ise işlemlerin kim tarafından takip edildiği, evraklarda bölgenin doğal sit alanında kaldığı hususunda herhangi bir ibare bulunup bulunmadığı, bölgenin sit alanı olarak tesciline ilişkin ilgili Koruma Kurulu kararının, taşınmazın bulunduğu yerde ilan edilip edilmediği, bölgenin bu vasfının çevrede yaşayan şahıslar tarafından bilinip bilinmediği, nihayetinde, inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirilen yerin 2. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının sanık tarafından bilinmesi gerekip gerekmediği tereddütsüz biçimde tespit edilip; bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihi itibariyle il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu da tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

D.Bozma üzerine dosya ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/2 Esasına kaydedilmiş, mahkemenin 06.03.2018 tarihli, 2016/2 Esas, 2018/124 Karar sayılı kararı ile dosyanın ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/39 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

E.Sanık ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2013 tarihli, 2013/111 nolu iddianamesi ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, dosyanın ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/39 Esasını aldığı anlaşılmıştır.

F.Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2013 tarihli, 2013/1220 nolu iddianamesi ile imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açıldığı, dosyanın ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/474 Esasını aldığı anlaşılmıştır.

G.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli, 2013/474 Esas, 2013/610 Karar sayılı kararı ile dosyanın ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/39 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

H.Sanık ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2014 tarihli, 2014/556 nolu iddianamesi ile 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, dosyanın ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/319 Esasını aldığı anlaşılmıştır.

I. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2014 tarihli, 2014/319 Esas, 2014/428 Karar sayılı kararı ile dosyanın ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/39 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

İ. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2011 tarihli, 2013/39 Esas, 2022/440 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında

1.Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 inci maddesinin dördüncü uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,

2.Sanıklar ..., ..., ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,

3.Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördündü fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 75.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

4.Sanık ... hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Katılan ... Bakanlığı Vekilinin Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği

  1. Kamu davasının düşmesine ilişkin koşulların oluşmadığına,

  2. Diğer temyiz sebeplerine vesaire,

ilişkindir.

B.Sanık ... Müdafinin Sanık Hakkında

  1. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği;

a. Zamanaşımı süresinin dolduğuna,

  1. 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği;

a. Zamanaşımı süresinin dolduğuna,

b. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

c. Teşdit uygulanmasının hatalı olduğuna,

ilişkindir.

C.Katılan ... vekilinin Sanık ... Hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık Suçuından Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği

1.Eksik ceza tayin edildiğine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1."Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu açısından, sanığın aşamalardaki savunmalarında yeni yapı yapılmadığı, yeri ... Otel isimli şirketten aldıktan sonra, hali hazırda bulunan tüm binaların var olduğunu, ek bina yapmadıklarını, yaptıkları tadilatların deprem güvenliğine ve yasal hükümler çerçevesinde deprem mevzuatına binayı uygun hale getirmekten ibaret olduğunu savunmuştur. Sanığın D Otel isimli otelin aynı isimli anonim şirketin yetkili müdürü olması, yapılan tüm faaliyetler konusunda bilgisi ve bizzat eylemleri bulunduğu anlaşılmakla sanığın dava konusu, bilirkişi raporundaki otel devir tarihinden sonra gerçekleşen izinsiz inşai ve fiziki müdahaleleri gerçekleştirdiği mahkememizce kabul edilmiştir. Manevi unsur yönünden; sanık savunmalarında sit kararının ilan edilmediği, tebliğ ya da tapuda şerh bulunmadığı savunulmuş ise de; sanık ...'in yetkilisi bulunduğu şirketin satın aldıkları otelin bulunduğu yerin sit statüsünün bilinmemesi iddiasının, şirketin devraldığı otelin niteliği ve kapsamı, ticari işin niteliği, 24.12.2010 tarihli D Otel şirketince Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'ne heliport izin başvurusu, D Otel ... Turizm İşletmeciliği Tic. ve San A.Ş tarafından 06.03.2012 tarihli ... Orman Bölge Müdürlüğü'ne hitaben yazılan izin talebi, Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün D Otel şirketinin talebine istinaden 11.10.2010 tarihli bölgenin 2. derece doğal sit alanı olması nedeniyle ... Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan görüş alınması gerektiğine dair cevabı, ekindeki helikopter pistinin mülkiyet sınırı dışında bulunduğunu gösterir krokiler mevcut belgelerde dahi şirketin oteli devraldığı tarihten itibaren yaptığı başvurularda yerin doğal sit statüsünün açıkça bilindiği, bu hususun kurumlara yapılan yazılı taleplerde yer aldığı görülmüştür. Bu suretle şirket yöneticilerinin de anılan hususlarda bilgisi bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay uygulamasına göre hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, zira bu halde failin, maliki olmadığı veya hukuka uygun şekilde yararlanma hakkını elde etmediği taşınmaza müdahalede bulunduğunu ve fiilinin hukuki korumadan yoksun olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler yönünden ilan kuralı aranmasının, dürüstlük ve iyi niyet kuralları ve mantık ilkelerine de uygun düşmediği kabul edilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/5671 E. 2019/6031K. sayılı ilamı ve aynı doğrultudaki benzer içtihatlarında "2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği; ...Bununla birlikte, Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu,..." belirtildiği bu suretle sanık ...'in belirtilen hususları bilebilecek konumda olduğu dikkate alındığında atılı suç yönünden manevi unsurun sanık yönünden somut olayda gerçekleştiği anlaşılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçu açısından, 27.03.2014 tarihli orman suç tutanağında belirtilen hususlarda keşif ve sonrasında alınan raporlar değerlendirildiğinde, dava konusu alanın otel tahsis sınırı dışarısında, 1967 yılında kesinleşmiş orman tahdit sınırının içerisinde kaldığı, milli park sınırları içerisinde olmadığı tespit edilmiştir. 1776 m2'lik işgal faydalanma gerçekleştirilen alanda, keşif esnasında helikopter pisti, ahşap teraslar, örme taş yol, çim saha ve çiçeklikler bulunduğu tespit edilmiştir. 10.04.2011 tarihinde pistin olduğu alanda dairesel kesitli çalışmaların görüldüğü, bu alana yol yapıldığı, 18.05.2011 tarihi itibariyle tamamlanmış olduğu tespit edilmiştir. İnşa edilen, helikopter pisti, ahşap teras, taş kaplama yol ve çim sahanın 6831 sayılı Yasa 112 113 maddelerince tazminat hesabı yapılmamış, bilirkişi tarafından 1.973,70 TL orman ağaçlandırma masrafı hesaplandığı görülmüş ise de yargıtay içtihatları doğrultusunda mezkur suç yönünden mahkememizce belirtilen meblağın somut maddi zarar olmadığı kabul edilmiştir. (Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2019/32295 esas 2019/15275 karar sayılı kararında ve benzeri kararlarında açıklandığı üzere; 6831 sayılı Kanun'un 114. maddesi gereği gerçek zarara ağaçlandırma giderinin dahil olmadığı, 6831 sayılı kanunun 112. ve 113. maddeleri uyarınca hesaplanan zararın gerçek zarar niteliğinde olduğu) Cezanın bireyselleştirilmesinde; dava konusu otelin yetkilisi olan sanık ...'in üzerine atılı kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işgal ve faydalanma suçunu işlediği sabit olduğundan mahkememizce eylemine uyan 6831 sayılı Kanunun 93/1. maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, dava konusu alan miktarı ile sanığın amaç ve saiki de dikkate alınarak takdiren ve teşdiden temel ceza belirlenmiş, sanığın eylemini kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlediği anlaşıldığından verilen cezasında 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesi gereğince amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren bir kat artırım yapılmış, sanığın duruşmalardaki saygılı davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek sanık lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasının 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sonuç ceza belirlenmiştir. Dava konusu alanda işgal eylemi devam ettiğinden ve sanığın pişmanlık içeren eylemi bulunmadığından, sanık hakkında mahkememizce yeniden suç işlemeyeceği noktasında olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin ve 5237 sayılı TCK'nın 50, 51. maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir.

Sanık ... yönünden; zamanaşımı hususu resen değerlendirilmesi gerektiğinden; suç tarihinden sonra dava zamanaşımı süresini kesen işlemler değerlendirildiğinde, iddianame düzenleme tarihi olan 04.05.2012 tarihi sonrasında, sanığın ilk sorgusu olan 24.05.2013 tarihinden sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığı bu suretle sanığın üzerine atılı eyleme uyan suçun tabi olduğu olağan olağanüstü zamanaşımı süreleri değerlendirildiğinde karar tarihi itibariyle dolduğu görülmekle sanığın üzerine atılı suçtan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir.

Sanıklar ..., ..., ... yönünden, soruşturma aşamasında kolluk tarafından olayla ilgili araştırmalar yapılırken, ifade verdikleri anlaşılan sanıklardan sanık ...'ün SGK kayıtlarına göre şirkette çalıştığı süre, şirketteki konumu, dava konusu eylemlere katkısı ve iştirakı konusunda somut delil bulunmayışı, yine sanık ...'ın SGK kayıtlarında ... Konteynır Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş şirketinde çalışması, soruşturma aşamasındaki beyanları ve aşamalardaki istikrarlı savunmaları, dava konusu eylemlere katkısı ve iştirakı konusunda somut delil bulunmayışı, yine sanıklardan ...'nun 11.02.2012 18.06.2012 tarihleri arasından finansman yönetici olarak çalışması, dava konusu eylemlere katkısı, iştiraki konusunda somut delil bulunmayışı hep birlikte değerlendirildiğinde, her üç sanığın üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı, oluşan şüpheden sanıkların yararlanması gerektiği kanaatiyle mahkememizce sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. " denilmektedir.

2.Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan 06.03.2015 tarihli orman yüksek mühendisi, inşaat mühendisi ve kadastro teknisyeni bilirkişi ortak raporu ile, izinsiz olarak yapılan helikopter pistinin bulunduğu alanın orman sınırları içerisinde kaldığı, 27.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporu ile de; suça konu alanın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, işgal ve faydalanma niteliğinde olduğu, 22.11.2019 tarihli inşaat bilirkişisi raporu ile, 24.10.2009 tarihli uydu görüntülerinde helikopter pistinin olmadığı, 10.04.2011 tarihli görüntüde helikopter pistinin olduğu alanda dairesel kesitli bir çalışmanın olduğu, 18.05.2011 tarihi itibariyle ise helikopter pistinin tamamlanmış olduğu tespit edilmiştir.

3.Sanık ... savunmasında; D Otel isimli işletmenin yetkilisi olduğunu, helikopter pistinin hemen yanında orman idaresinden otele tahsisli 156.000 Metrekare bir arazi mevcut olduğunu, yetkilisi olduğum işletmenin oteli 2010 yılında devraldığını, oteli devraldıklarında helikopter pistinin bulunduğunu, ayrıca 2001 ya da 2002 yıllarında bu pistte bir kaza olduğunu, bu kazaya ilişkin haberlerin basına yansıdığını, kendileri oteli devraldıktan sonra olduğu şekli ile kullanmaya devam ettiklerini, yeni bir şey yapmadıklarını, beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Katılan ... ve Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme, Katılan ..., Katılan ... Vekili ve Katılan ... Bakanlığı Vekilinin, Sanıklar ..., ..., ... Hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden

Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599 190, 28/03/2017 gün ve 214 206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden katılan ... ve katılan ... vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden katılan ..., katılan ... vekili ve katılan ... Bakanlığı vekilinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçlardan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B.Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan ... Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu nedeniyle açılan kamu davası kapsamında, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanun!un 65 inci maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olmakla, kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 24.05.2013 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının 24.05.2021 tarihinde gerçekleştiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu nedeniyle açılan kamu davası kapsamında, yargılama konusu eylemi için, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 11.04.2013 tarihli savunma olduğu ve bu tarihten, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli mahkumiyet kararına karar kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 11.04.2021 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

D.Sanık ... Hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

1.27.03.2014 tarihli orman muhafaza memurları tarafından düzenlenen suç tutanağı ile orman alanı içerisine helikopter pisti yapıldığının tespit edildiği, sanık hakkında izinsiz olarak helikopter pisti yapmaktan bahisle 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, dava konusu alanın tapuda orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, 02.08.1990 tarihli 1630 yevmiye numarası ile 49 yıl süreyle ... Otel ... Turizm İşletmeciliği Tic. Ve San. A.Ş. lehine ayni hak tesis edildiği, 04.03.2010 tarihli otel devrine ilişkin sözleşme ile el değiştirdiği, D Otel ... Turizm İşletmeciliği Tic. Ve San. A.Ş. adlı şirket tarafından işletilmeye başlandığı, sanığın bahse konu otelin yetkilisi olduğu, mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan 22.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda helikopter pistinin 24.10.2009 tarihli uydu görüntülerinde olmadığı, 10.04.2011 tarihli görüntüde helikopter pistinin olduğu alanda dairesel kesitli bir çalışmanın olduğu, 18.05.2011 tarihli görüntüde ise helikopter pistinin tamamlanmış olduğu hususunun tespit edildiği, bu hali ile helikopter pistinin sanığın yetkili olduğu otel tarafından devralındıktan sonra yapıldığı ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

A. Katılan ... ve Katılan ... Vekilinin, Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme, Katılan ..., Katılan ... Vekili ve Katılan ... Bakanlığı Vekilinin, Sanıklar ..., ..., ... Hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden katılan ... ve katılan ... vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden katılan ..., katılan ... vekili ve katılan ... Bakanlığı vekilinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkislerinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ...'in, katılan ... vekilinin ve katılan ... Bakanlığı vekilinin temyiz isteklerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan ... Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2013/39 Esas, 2022/440 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... Bakanlığı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2013/39 Esas, 2022/440 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D.Sanık ... Hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2013/39 Esas, 2022/440 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyizdüşmesinetevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçereddinebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim