Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8718
2023/3434
27 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/4828 E., 2022/983 K.
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Temyiz Talebinin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması
A. Katılan Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Taleplerine İlişkin Ön İnceleme;
Katılan sanık ... hakkında, Eskişehir 4. Asliye Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2018/1426 Esas, 2019/1344 Karar sayılı kararı ile ''taksirle yaralama'' suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten ''5.100,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak katılan sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten "6.000,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına '' hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer verilen; “Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığı yapılan ön inceleme sonucu belirlenmiştir.
B. Katılan Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Taleplerine İlişkin Ön İnceleme;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2018/1426 Esas, 2019/1344 Karar sayılı kararı ile; katılan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; katılan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 8.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2019/4828 Esas, 2022/983 Karar sayılı kararı ile katılan sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan sanıklar müdafiilerinin, katılanlar vekillerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme sonucu; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararların kaldırılarak katılan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına; katılan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 6 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.10.2022 havale tarihli ve 2022/74556 sayılı, "Ret Temyiz Talebinin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekillerinin Temyiz İsteği;
1.Alkol ve dikkatsizliği ile bu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan sanık ...'e üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2.Yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile ...'ın cezasının ertelenmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna,
3.Dava konusu olayın meydana gelmesinde ve müvekkili ...in ağır yaralanmasında sanık ... ... ve sanık ...'ın kusurlu olmaları; eylemleri neticesinde müvekkilin hayati tehlike geçirmesine, kafatasında kırıklar oluşmasına sebebiyet vermeleri; hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, sanıklar hakkında temel ceza tayininde en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, Mahkemece sanıklar hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması, erteleme kararı ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine,
4.Kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Katılan Sanık ... Vekilinin Temyiz İsteği;
- Kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru ve ihmali söz konusu olmadığına, Yerel Mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ve yanlış değerlendirme sonucu hazırlanmış olduğuna,
2.Kazanın meydana gelmesindeki asıl sebebin sanık ... ... salt alkolün etkisiyle sürüş yeteneğini kaybetmesi ve bu nedenle kazaya sebep olmasından kaynaklandığına,
3.Kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili hakkında HAGB kararı verilebilmesi için tüm şartlar mevcut iken yerel mahkeme HAGB kararı veya erteleme kararı verilmediğine,
- Müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması talebine,
5.Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, İlişkindir.
C. Katılan Sanık ... Vekilinin Temyiz İsteği;
1.Müvekkilinin kusurunun bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Kazanın oluşumunda müvekkilinin alkollü olmasının etkili olduğuna dair hiçbir delil dosyada bulunmadığına,
3.Kazanın oluşumunda asli kusurlu olarak işaret edilen diğer sanık ... ...'na ceza tayininde 1 yıl hapis cezası temel alınırken, müvekkil sanığın kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu gerekçede açıkça ifade edilmesine karşın kendisine ceza tayininde 1 yıl 2 ay hapis cezası temel alınmış olmasının, kusur oranıyla tamamen tezat oluşturan ceza tayini yoluna gidilmesinin gerekçesinin açıklanmadığına,
4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2018/1426 Esas, 2019/1344 Karar sayılı kararı ile;
"... Olay tarihinde katılan sanık ...'nun sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı ... ile katılan sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın Kırım Caddesi üzerinde çarpışmaları neticesinde...'nun ve aynı araçta bulunan ...in basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek nitelikte, yine...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... içerisindeki mağdur ,.... ve ...in vücutlarında kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlie geçirecek nitelikte yaralandığı kazanın meydana gelmesinde Sanık ... yönetimindeki ... plakalı otomobile ilk geçiş hakkını vermediğinden kazaya sebebiyet verdiği Sanık Burcunun 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununun 57. Maddesi ile yönetmeliğin 109 .maddesindeki kavşaklarda geçiş hakkı ile ilgili yükümlülüğe riayet etmediği kavşağa yaklaşan sürücünün kavaşaktaki şartlara uyacak şekildem yavaşlamak ve geçiş hakkı olan aracın geçmesine imakana vermediği gibi Tali yoldan ana yola çıkan sürücünün ana yoldan geçen araçlara geçiş hakkını vermeye ilişkin yükümlülüğe uymadığı ve bu hali ile Asli kusurlu olduğu ... plakalı Otomobil sürücüsü Sanık ... ... ise meskun mahal içinde kaza mahallinde görüş mesafesinin açık ve yeterli olmasına rağmen hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı,mevcut hızıyla olay mahallinde tehlike arzedecek tarzda dikkatsiz tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde yaklaştığı ve alkollü ... kullanarak güvenli ... kullanma yeteneğini kaybettiğinden dolayı 2918 sayılı kanunun 52 mad ile yönetmeliğin 102 mad gereği aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiği ve aynı zamanda alkollü araçkullanması sebebiyle meydana gelen kazada Tali kusurlu olduğu, ayrıca katılan sanık ...'in kaza esnasında 1.76 promil alkollü olduğu, katılan sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri..." gerekçeleri ile; katılan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; katılan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 8.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2.Olay günü saat 22:20 sıralarında, katılan sanık ...'nun sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı ... ile meskun mahalde, gece vakti tek yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken olay mahalli dört yönlü kavşak alanına geldiğinde kendisine hitap eden "Dur" levhasını ve fasılalı yanıp sönen kırmızı ışığı dikkate almadan kavşak alanına girdiğinde, sol taraftan kavşağa giriş yapan ve 1,76 promil alkollü vaziyette olan katılan sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... ile çarpışmaları sonucu, katılan sanık ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, katılan sanık ... ve aynı araçta bulunan katılan ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, yine...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... içerisinde bulunan katılanlar... ve ...in vücutlarında kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek nitelikte, katılan ...'in ise vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları görülmektedir.
3.Dosya kapsamında mevcut Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı ile Eskişehir Devlet Hastanesi Adli Tıp Polikliniğine ait doktor raporlarında; katılan ...'deki yaralanmanın hayati tehlike geçirecek şekilde, hayati fonksiyonlarını 3 (orta) derecede etkileyen kemik kırığı olacak şekilde, katılan ...'deki yaralanmanın hayati tehlike geçirecek şekilde, hayati fonksiyonlarını 5 (ağır) derecede etkileyen kemik kırığı olacak şekilde, katılan ...'deki yaralanmanın hayati fonksiyonlarını 3 (orta) derecede etkileyen kemik kırığı olacak şekilde, katılan ... ve katılan sanıklardaki yaralanmaların basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte oldukları bildirilmiştir.
-
Kamera İnceleme Tutanağında özetle; "..Işıklar Mahallesi Kırım Caddesi ile Canıgür Sokak kesişimi üzerinde 04.08.2018 saat 22:41:43 sıralarında meydana gelen trafik kazasında; Burcu ... idaresindeki kırmızı aracın Canıgür sokaktan Kırım caddesi üzerine çıktığı esnada Kırım Caddesi üzerinde seyir halinde bulunan ... idaresindeki beyaz ... ile çarpıştığı,.." şeklinde belirtilmiştir.
-
Kaza tespit tutanağında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile Kırım Caddesini takiben Hasan Polatkan Cadde istikametine seyrinde Canıgür Sokak kavşağında kendisine sarı flaşör yandığı sıra kavşakta aracının ön tampon kısmı ile diğer sürücü ..... ... idaresindeki...... plakalı aracı ile Canıgür Sokağa takiben Kırım Cadde istikametine geldiğinde kendisine kırmızı flaşör yanarken geçişi sırasında kavşakta aracının sol yan kısımları ile çarpışmaları neticesi çarpışmanın etkisi ile araçlar Gündüzbey Sokağı kavşağına savrulmaları neticesi ..... aracı sağ yan arka kapısı elektrik direğine çarpması neticesi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kazanın oluşumunda sürücü .... ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı Kanun) 84/h ( kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü ...'ın ise 52/1 (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) kuralını ihlal ettiğinin bildirildiği görülmektedir.
-
Yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 11.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; olay günü akşam saat 22:20 sıralarında..... plakalı otomobil sürücüsü Burcu Topaloğlunun Eskişehir Tepebaşı Işıklar Mahallesi Canıgür Sokak istikametinden gündüzbey sokak istikametine seyir halinde bulunduğu sırada kırırm cadesi dört yönlü kavşakta gidiş istikametine göre sol taraftan..... Caddesi istikametine doğru geçmekte olan ... yönetimindeki ... plakalı ... ile çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiği......4 plakalı otomobil sürücüsü Sanık ... .....nun kavşak giriş kısımında yolun solunda bulunan dur levhasını ve fasılalı yanıp sönen kırmızı ışığı dikkate alarak durması, durduktan sonra yolu kontrol etmesi, geçiş için bir tehlike yoksa geçişini tamamlaması zorunlu iken Kırım Caddesi istikametinden Hasan Polatkan Caddesi istikametine doğru geçmekte olan Sanık ... yönetimindeki ... plakalı otomobile ilk geçiş hakkını vermediğinden kazaya sebebiyet verdiği sanık ...'nun, 2918 sayılı Kanun'un 57 nci maddesi ile yönetmeliğin 109 ncu maddesindeki kavşaklarda geçiş hakkı ile ilgili yükümlülüğe riayet etmediği kavşağa yaklaşan sürücünün kavaşaktaki şartlara uyacak şekildem yavaşlamak ve geçiş hakkı olan aracın geçmesine imakana vermediği gibi Tali yoldan ana yola çıkan sürücünün ana yoldan geçen araçlara geçiş hakkını vermeye ilişkin yükümlülüğe uymadığı ve bu hali ile Asli kusurlu olduğu, ... plakalı Otomobil sürücüsü Sanık ... ... ise meskun mahal içinde kaza mahallinde görüş mesafesinin açık ve yeterli olmasına rağmen hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı,mevcut hızıyla olay mahallinde tehlike arzedecek tarzda dikkatsiz tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde yaklaştığı ve alkollü ... kullanarak güvenli ... kullanma yeteneğini kaybettiğinden dolayı 2918 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile yönetmeliğin 102 nci maddesi gereği aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiği ve aynı zamanda alkollü araçkullanması sebebiyle meydana gelen kazada Tali kusurlu olduğunu belirtilmiştir.
7.Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, kamera inceleme tutanağı, genel adli muayene raporları, katılan sanık ...'in alkollü olduğuna ilişkin alkolmetre çıktısı, kan tahlili sonucu ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
8.Katılanların yargılama aşamasında alınan beyanlarında;
KATILAN ...'IN, "Olay günü sanık ...'nun kullanmış olduğu otomobilin ön sağ koltuğunda yolcuydum, diğer sanık aracıyla çok hızlı bir şekilde bulunduğumuz caddeye kontrolsüzce çıkınca... çarpmayı önleyemedi, Burcu yavaş ya da normaldi, kontrollüce karşı sokağa geçiyordu, sanık ...'dan şikayetim yoktur, ancak alkollü diğer sanık ...'den şikayetçiyim, ağır yaralandım, sanık ... yönünden davaya katılmak istiyorum, uzun bir dönem tedavi süreci yaşadım, tedavi giderimi SGK karşıladı, ancak özel güvenlik görevlisi olmak sebebi ile yatarak tedavi gördüm, maddi zararım oluştu, bizim emniyet kemerimizde bağlıydı" dediği ,
KATILAN ... KILIÇ'ın, "Olay tarihinde akşam 22:20 sırasında arkadaşım... ...'nun sürücüsü olduğu 26 EP 234 plakalı ... ile ışıklar mahallesi Kırım Cad. Cangül Sk. Önünde seyrediyorduk, trafik ışıklarında durduğumuzda bu esnada aracımızın sol tarafından gelen bir ... benim bulunduğum araca çarptı, ben araçta bulunan... ...'nun halası ..., yeğeni ... ve ... isimli arkadaşımız da vardı, ağır yaralandım, tedavimi SGK karşıladı, ancak hayati tehlike geçirmem sebebi ile uzun bir dönem yatarak tedavi gördüm, maddi ve manevi zararlarım oldu, ayrıca kafa tasımda ağır kırıklar oluştu, bu nedenle her iki sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, uzlaşmak istemiyorum, zararımda giderilmemiştir, polisteki beyanımı tekrar ederim" dediği,
KATILAN ...'NUN, "Ben olay günü kaza yapan araçta değildim, mağdur ... benim öz kızımdır, diğer sanık ... ise yeğenimdir, kazanın oluşumuna ilişkin bilgi sahibi değilim, kızımın yaralandığını öğrendim, uzun bir tedavi süreci yaşadı, ben sanık ...'ın kusurlu olduğu kanısındayım, kendisinden şikayetçiyim, diğer sanık ...'dan herhangi bir şikayetim yoktur, Eliz yönünden davaya katılmak istiyorum" dediği,
KATILAN ...'NUN, "Olay aynen diğer müşteki ...'in anlattığı şekilde olmuştur, bende sanık ...'nun kullandığı araçtaydım, beraber yemekten dönüyorduk, Burcu'da sokaktan karşı sokağa geçmek istiyordu, kontrollüce yola girdi, ancak Kırım ana caddesi üzerinden gelen ... bir anda bizim aracımıza çarptı, sanık ...'den şikayetçiyim, Burcu'nun kusuru olduğunu düşünmüyorum, sanık ... yönünden davaya katılmak istiyorum, bende Devlet Hastanesinde özel güvenlik görevlisiyim, çok uzun ve ağır bir tedavi süresi yaşadım, işimden kaldım, tedavi giderimi SGK karşıladı ancak tüm somut zararım karşılanmadı, emniyet kemerimiz takılıydı " dediği görülmüştür.
9.Katılan sanıkların aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmedikleri ve savunmalarında;
KATILAN SANIK ...'IN "Olay tarihinde ben yönetimimde bulunan ... plakalı Ford marka otomobilim ile Eskişehir Kırım Caddesi üzerinden Hasan Polatkan Caddesi istikametine seyir halindeydim, bu esnada Gündüzbey Sk. İle Canıgür Sk. İstikametinden geldim, hızım 55 km/s gibiydi, bir anda Canıgür Sokak istikametinden bir ... karşı yönde bulunan Gündüzbey Sk. İstikametine seyreden diğer sanığın kullandığı ...... plakalı ... çıktı, bir anda çıktığı için çarpmayı önleyemedim, ben buraya kontrollü girmiştim, suçlamayı kabul etmiyorum, uzlaşmakta istemiyorum, bir miktarda alkol almıştım, ben diğer sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, uzlaşmak istemiyorum " şeklinde beyanda bulunduğu,
KATILAN SANIK ...'İN; "08/04/2018 günü 22:00 sıralarında ...... plaka sayılı ... ile sokak üzerinde seyir ediyordum, benim haricimde ..., ..., ..., ... vardı, kırım caddesi kavşagına geldim, yavaşladım, daha sonra ismin polis merkezinde öğrendiğim ... isimli şahısın sevk ve idaresinde olan ..... plaka sayılı ... ile gelerek benim aracımın sol kısımdan çarpınca ben savruldum ve kaldırıma çıkarak duvar ya da direk arasında sıkıştım. Kaza sonrası aracımın içinde bulunanlar 112 ambulans ile hasteneye sevk edildiler. Benim kazanın oluşunda kastım yoktur, ... plaka sayılı ... sürücüsü ... isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
- Olay sebebiyle katılan sanık ... ve katılan ...'in katılan sanık ...'dan, katılan sanık ... ve tüm katılanların da katılan sanık ...'den şikayetçi oldukları, 18/12/2018 ve 05/03/2019 tarihlerinde katılan sanık ... dışındaki katılanlar hakkında Mahkemece katılma kararı verildiği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği tespit edilmiştir.
11.Katılan sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2019/4828 Esas, 2022/983 Karar sayılı kararı ile;
"...Olay tarihinde katılan sanık ...'nun sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı ... ile katılan sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın Kırım Caddesi üzerinde çarpışmaları neticesinde katılan sanık ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, katılan sanık ... ve aynı araçta bulunan katılan ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, yine...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... içerisinde bulunan katılanlar... ve ...in vücutlarında kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek nitelikte, katılan ...'in ise vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde katılan sanık ... ...'nun, katılan sanık ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobile ilk geçiş hakkını vermediğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57. maddesi ile yönetmeliğin 109.maddesine göre asli kusurlu, ... plakalı otomobil sürücüsü katılan sanık ...'ın ise meskun mahal içinde kaza mahallinde görüş mesafesinin açık ve yeterli olmasına rağmen hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı,mevcut hızıyla olay mahalline tehlike arzedecek tarzda dikkatsiz tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde yaklaştığı ve alkollü ... kullanarak güvenli ... kullanma yeteneğini kaybettiğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesi ile yönetmeliğin 102. maddesi gereği tali kusurlu olduğu, bu şekilde katılan sanıkların eylemlerinin sübut bulduğu, olay sebebiyle katılan sanık ... ve katılan ...'in katılan sanık ...'dan, katılan sanık ... ve tüm katılanların da katılan sanık ...'den şikayetçi oldukları anlaşılmıştır. Katılan sanık ... hakkında birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan, suçun işleniş şekli, katılan ... ve katılan sanık ...'deki yaralanmaların niteliği, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile alt sınırdan uzaklaşılmasına, katılan sanığın eyleminin hukuki nitelendirmesinde hataya düşen ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeni bir hüküm kurulması gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve kendisini vekille temsil ettiren katılan ... ve katılan sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Katılan sanık ... hakkında birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan, suçun işleniş şekli, katılanlar ve katılan sanık ...'daki yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile TCK'nın 89/4.maddesinde yer alan temel cezadan uzaklaşılması, sanığın eylemini alkolün etkisi ile gerçekleştirdiğinden TCK'nın 22/3.maddesi gereğince cezasından artırım yapılması, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması, sanığın geçmişteki hali ile suç işleme hususundaki eğilimlerine göre cezasının tecili halinde ilerde bir daha suç işlemekten çekinmesine neden olacağı yolunda olumlu kanaata varıldığından cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği ve kendisini vekille temsil ettiren katılanlar ve katılan sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilerek..." gerekçeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararların kaldırılarak katılan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına; katılan sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl 6 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin de 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından yapılan duruşmada dinlenen;
KATILAN SANIK ...'İN, "Olay günü iddianamede adı geçen mağdur ve müşteki ... , ..., ... ile yemekteydim oradan eve dönecektik, yolu ben kontrol ettim ama yolun sol tarafında yolda saksıya dikilmiş koca ağaçlar olduğu için görüş açım kapalıydı bu yüzden yolu kontrol etmek için biraz daha ileri gittim, sol tarafımdan hızlıca bir araba geliyordu ve hemen çarpışma meydana geldi, sonrasında bayılmıştık ve uyandığımızda ... isimli şahıs dışarıdaydı, kendime geldiğimde hemen onu kontrol etmeye gittim durumuna bakmak için gayet iyi olduğunu söyledi , kendisinin alkollü olduğunu fark ettim ayakta durmakta zorlanıyordu, ben görüş açım kapalı olduğu için arabayı biraz ileri itmiş olsam da karşı tarafın çok hızlı olması sebebi ile arabayı kontrol etmem mümkün değildi, yolun bulunduğu mevki dolayısıyla da o an bir şey yapamadım ve çarpışma oldu, müşteki sanıktan şikayetçiyim , davaya katılma talebim vardır" dediği,
KATILAN SANIK ...'IN, "Daha önce vermiş olduğum Eskişehir 4. ASCM'deki savunmamı tekrar ediyorum. Olay tarihinde ... plakalı Ford marka aracımla seyir halinde iken karşı tarafın kullandığı ...... plakalı araçla kaza geçirdim. Karşı taraf önüme bir anda çıktığı için fren yapmama rağmen önleyemedim. Olay tarihinde alkollü idim. Ancak kendimde idim. Kazaya sebebiyet verecek kadar alkollü değildim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Olay sebebiyle karşı tarafla Uzlaşmak istiyorum. Ben kaza nedeniyle yaralanmadım. Ancak kazanın oluşmasına sebebiyet veren diğer sanık ... ...'ndan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Duruşmalardan vareste tutulmak istiyorum" dediği,
KATILAN ...'İN, "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, sanık hakkındaki şikayetim devam etmektedir, sanığın cezalandırılmasını talep ederim, herhangi bir surette uzlaşmak istemiyorum, zararımız giderilmemiştir, Ayrıca benim rahatsızlığım halen devam etmektedir, gerek konuşmakta gerek yürümekte ve dengede durmakta zorluk çekiyorum, ayrıca unutkanlığım da baş göstermiştir, yaşadığım tüm bu sorunlar kazadan önce yoktu, kaza sonrası meydana geldi. Tedavim devam ediyor" dediği,
KATILAN ...'İN, "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, sanık ... hakkındaki şikayetim devam etmektedir, sanık ...'in cezalandırılmasını talep ederim, herhangi bir surette uzlaşmak istemiyorum, zararımız giderilmemiştir" dediği; ayrıca İlk Derece Mahkemesinde katılma talebinde bulunan ancak bu hususta karar verilmeyen katılan sanık ... hakkında katılma kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Katılan Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden;
Katılan sanık ... hakkında, Eskişehir 4. Asliye Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2018/1426 Esas, 2019/1344 Karar sayılı kararı ile ''taksirle yaralama'' suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten ''5.100,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak katılan sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten "6.000,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına '' hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer verilen; “Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığından, bu hükme yönelik temyiz isteklerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden;
- Eksik İncelemeye ve Kusur Durumuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyada mevcut trafik kazası tespit tutanağı, kamera inceleme tutanağı, olayın gerçekleşme şekli ile katılan sanık ...'in taksirli davranışını dosyada mevcut delil durumuna uygun ve teknik verilere dayalı olarak açıklayan keşfe dayalı düzenlenen 11.02.2019 tarihli bilirkişi raporu birbirleriyle uyumlu olup, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar yeterince açıklığa kavuştuğu durumda artık yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmadığı da gözetildiğinde, sübuta yönelik gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bu bağlamda maddî sorunun isabetli bir şekilde tespit edilerek, kazanın meydana geliş nedeni kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanıp, katılan sanık ...'ın 1,76 promil alkollü vaziyette meskun mahal içinde kaza mahallinde görüş mesafesinin açık ve yeterli olmasına rağmen hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, mevcut hızıyla olay mahalline tehlike arzedecek tarzda dikkatsiz tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde yaklaştığı ve alkollü ... kullanarak güvenli ... kullanma yeteneğini kaybettiğinden kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan sanık ... müdafii, katılan sanık ... müdafii, katılan ... vekili ile katılan ... vekilinin eksik incelemeye ve kusur durumuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedenlere dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Bilinçli Taksir Hükümlerine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Olay günü saat 22:20 sıralarında, katılan sanık ...'ın 1,76 promil alkollü vaziyette meskun mahal içinde kaza mahallinde görüş mesafesinin açık ve yeterli olmasına rağmen hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, mevcut hızıyla olay mahalline tehlike arzedecek tarzda dikkatsiz tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde olay mahalli dört yönlü kavşak alanına geldiğinde, kendisine hitap eden "Dur" levhasını ve fasılalı yanıp sönen kırmızı ışığı dikkate almadan kavşak alanına giren katılan sanık ...'nun idaresindeki ... ile çarpışması sonucu, katılan sanık ... ve aynı araçta bulunan katılan ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte, yine...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... içerisinde bulunan katılanlar... ve ...in vücutlarında kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek nitelikte, katılan ...'in ise vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarına tali kusurlu şekilde sebebiyet verdiği olayda; Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun yerleşmiş raporlarında 1,00 ve üzerindeki promil olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğinin belirtildiği, doktor raporuna göre yaklaşık 1,76 promil alkollü olduğu anlaşılan katılan sanık ...'in, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerine göre artırım yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılan sanık ... müdafinin kazanın oluşumunda müvekkilinin alkollü olmasının etkili olduğuna dair hiçbir delil dosyada bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre şikayeti devam etmekte olan üç kişinin nitelikli olmak üzere toplam beş kişinin yaralanmasına neden olan ve tali kusurlu olduğu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan sanık ... müdafii, katılan sanık ... müdafii, katılan ... vekili ile katılan ... vekilinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Erteleme Hükümlerinin Uygulanması Yönünden;
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ve fıkraları gereğince hükmedilen 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezasının ertelenmesine engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında tayin edilen cezasının ertelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesince "Sanığın geçmişteki hali ile suç işleme hususundaki eğilimlerine göre cezasının tecili halinde ilerde bir daha suç işlemekten çekinmesine neden olacağı yolunda olumlu kanaata varıldığından" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan ... vekili ile katılan ... vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14 521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; "Sanığın duruşmada gözlemlenen iyi hali" şeklindeki hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan ... vekili ile katılan ... vekilinin takdirî indirim nedenlerinin uygulanmasına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden;
Katılan sanık ... hakkında, Eskişehir 4. Asliye Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2018/1426 Esas, 2019/1344 Karar sayılı kararı ile ''taksirle yaralama'' suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten ''5.100,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak katılan sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten "6.000,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına '' hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer verilen; “Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanık ... müdafii, katılan sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2019/4828 Esas, 2022/983 Karar sayılı kararında katılan sanık ... müdafii, katılan sanık ... müdafii, katılan ... vekili ile katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16