Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5077
2023/3403
27 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/183 E., 2015/704 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2013 tarihli iddianamesi ile ... hakkında, 17.12.2013 tarihli iddianamesi ile ... hakkında taksirle öldürme suçundan dava açılmıştır. Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2014 tarihli 2014/10 Esas 2014/1 Karar sayılı kararı ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
2.Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli 2013/183 Esas 2015/704 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası, 50 nci maddenin dördüncü ve birinci fırkasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.09.2020 havale tarihli ve 2016/268360 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar hakkında adli para cezası yerine hapis cezası verilmesi gerektiğine ilişkin süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir.
B.Sanıklar Müdafinin Temyiz Sebepleri
Sanıkların kusuru olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü:
"Maktul ...'ın inşaat işiyle uğraşan sanıkların yanında inşaat kalıpçısı olarak sigortalı olarak çalıştığı, suç tarihinde Akdeniz mahallesi Zeytinli Caddesinde bulunan inşaatın birinci katında kalıp söktüğü sırada 1. kattan yere düşerek yaralandığı, kaldırıldığı Tarsus Medikal Park Hastanesinde vefat ettiği, maktulün ölümünde sanık ...'ın kusurunun bulunup bulunulmadığı yönünde iş güvenilği uzmanı ...'nin teknik bilirkişi olarak tayin edildiği, 11/01/2013 havale tarihli raporunun sonuç kısmında meydana gelen kazanın iş kazası olduğunu, söz konusu iş kazasında inşaat sahibi ve iş veren olan sanık ...'ın %60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, sanık ...'ın yanında çalıştırdığı maktul ...'ın çalışması ile ilgili iş güvenliği açısından yapılması gereken ve tüzükte belirtilen kurallara aykırı davrandığını belirttiği,
Yine sanık ... hakkında yapılan soruşturmada, iş güvenliği uzmanı ...'den Rapor alındığı, bu rapora göre sanık ...'ın Asli, ölenin tali kusurlu olduğu,
Mahkeme aşamasında 25.09.2014 tarihli Bilirkişiler Kurulundan rapor alındığı, bu rapora göre sanıkların tali, ölenin asli kusurlu olduğunun belirtildiği,
Bu rapora itiraz edilmesi üzerine, 05.01.2015 tarihli Bilirkişiler Kurulundan rapor alındığı, bu rapora göre sanıkların asli, ölenin tali kusurlu olduğunun belirtildiği,
Raporlar arasında çelişki olması üzerine, bu kez İTÜ Öğretim Üyelerinden oluşan Bilirkişiler Heyetinden 28.09.2015 tarihli raporun alındığı, bu rapora göre sanıkların asli, ölenin tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mevcut Bilirkişi Raporları incelendiğinde 25.09.2014 tarihli Bilirkişiler Kurulu raporu dışındaki raporlarına göre sanıkların asli kusurlu olduklarının görüldüğü, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ Öğretim Görevlilerinden oluşan Bilirkişiler Kurulundan rapor alındığı, bu raporda dosyadaki diğer raporların irdelendiği, bu raporun olayın oluş şekline, dosyada mevcut tutanaklara, tanık beyanlarına uygun ve hükme esas alınacak nitelikte olduğu, böylece, sanıkların atılı suçu işledikleri, olayda asli kusurlu oldukları, bu hususun iddia, sanıkların savunmaları, katılan beyanı, bilirkişi raporları, olay yeri krokisi ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı görülmüştür." şeklindedir.
2.Adana Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.04.2013 tarihli raporda ...'ın künt travmaya bağlı kafatası kemiği kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve komplikasyonları sonucu öldüğü tespit edilmiştir.
- 07.01.2013 tarihli raporda ...'ın inşaatta yapılan çalışmalar sırasında alınan ve alınması gereken iş güvenliği tedbirlerine çalışanların uyup uymadığını bizzat kendisi veya yetkili teknik elemanlar tarafından gereken kontrolleri yaptırıp denetlememesi sebebiyle asli kusurlu, ölenin ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ... hakkında yapılan soruşturmada, iş güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ...'ın inşaatta yapılan çalışmalar sırasında alınan ve alınması gereken iş güvenliği tedbirlerine çalışanların uyup uymadığını bizzat kendisi veya yetkili teknik elemanlar tarafından gereken kontrolleri yaptırıp denetlememesi sebebiyle asli kusurlu, ölenin ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
4.25.09.2014 tarihli bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda sanıkların beton kalıpları sökülürken düşmelere karşı gerekli güvenlik tedbirlerini tam olarak yerine getirmemeleri, kazalının güvenliksiz kalıp sökümüne mani olmamaları nedeniyle tali kusurlu, kazalı işçinin ise inşaatın 1. katında uç kısımda dışarıya sarkarak 2 metre uzunluktaki kalıp sökme aparatıyla beton kalıplarını sökerken kendini düşmelere karşı korumaması nedeniyle asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.
- 05.01.2015 tarihli bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda, sanıkların kat kenarlarını çevreleyen düşmeyici önleyici tedbirlerin alınmadığı, ölenin kişisel koruyucu donanım kullanıp kullanmadığının denetlenmediği, aynı katta emniyet kemerinin bağlanacağı mekanizmanın olmadığı, iş yerinde tüm önlemlerin alınmadığı, aldıkları önlemlerin denetlenmesinin sağlanmadığı sebepleriyle asli kusurlu oldukları, ölen işçinin ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
6.Raporlar arasında çelişki olması üzerine, bu kez İTÜ Öğretim Üyelerinden oluşan Bilirkişiler Heyetinden 28.09.2015 tarihli raporun alındığı, bu rapora göre sanıkların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilir sağlık raporu olmadığı halde işçinin bu işte çalıştırılması, düşmeyi önleyici uygun korkulukların yapılmaması, işveren tarafından kişisel koruyucu malzeme olarak emniyet kemeri verilmemesi, inşaatta yapılan çalışmalar esnasında işçilerin iş güvenliği tedbirlerine uyup uymadığının gözetim ve denetiminin yapılmaması sebepleriyle asli, ölenin tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
7.Mersin Ticaret sicili Müdürlüğünün 08.07.2013 tarihli yazısında, 29.11.2012 tarihinde şirketin yetkililerinin ... ve ... olduğu belirtilmiştir.
8.... eşinin ölümü nedeniyle sanıklardan şikayetçi olup davaya katılmasına karar verilmiştir.
9.Sanık ...'ın savunması; "Davaya konu olayın meydana geldiği inşaatın ait olduğu şirketin yetkilisi ve sorumlusuyum. Biz söz konusu inşaatta gerekli olan bütün güvenlik önlemlerimizi almıştık. Maktulun başına gelen kaza kendi dikkatsizliğinden meydana gelmiş olabilir. Olayla ilgili olay anında maktul ile birlikte çalışan iş arkadaşlarını da tanık olarak dinletmek istiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur." şeklindedir.
10.Sanık ...'ın savunması "Ben HH Gündoğar İnşaat Şirketinin kurulduğu 2009 yılından beri ortağı ve yetkilisiyim. Olayda benim kusurum olduğunu düşünmüyorum. İş Güvenlik Yasası daha yürürlüğe girmemişken biz iş güvenliği ve iş sağlığı ile ilgili tüm tedbirleri şirketimizde aldırmıştık. İnşaat çalışması sırasında demir direkte takılıyor. Ayrıca üste çıktıklarında düşme tehlikesi olmaması için kendilerini kemerle bağlamaları konusunda tertibatımız da bulunmaktadır. Rahmetli olan kişi ile yaptığımız iş sözleşmesinde kendisine iş güvenliği bakımından kemer, gözlük, baret, ayakkabı, keser gibi eşyaların verildiğini de sözleşmeye yazmıştık. Ve sözleşmede belirtilen eşyaları da kendilerine vermiştik. Olayın olduğu gün inşaattaydım. Çay molası zamanında inşaat alanında bulunan büroma çıktım. Bu sırada maktulün düştüğünü söylediler. Birinci katta söküm yaparken 3 metre yükseklikten düştüğünü söylediler. Katılan vekilinin beyanlarını kabul etmiyorum, o tarihlerde iş yerinde çalışan 20 kişi kadar kişi vardı, hepsine baret, eldiven ve ayakkabı verildi, müteveffanın çalıştığı yer 1. Kattı, 2. Kattan sonra 6 ve 8 metrelik direkler yükseltilmektedir, etrafına yaşam hattı sardırılıyor ve çalışanlarda kemerle bu hatta kendilerini bağlayabiliyorlar ancak ölenin çalıştığı katın 1. kat olması nedeniyle bu uygulanamıyordu, ayrıca biz çalışanlara itfaiye, ilk yardım ve iş güvenliği ile ilgili belgeler verdik, ayrıca ölen kişi o dönemlerde hasta olup bir ameliyat geçirmiş ve bu nedenle ağır ilaçlar kullandığını öğrendik rahmetli bana ameliyat geçirdiğini söyledi, bana penisten ameliyat olacağın söylediği için ve daha öncede çocuğu olmadığını bildiğimden çocuğu olması için ameliyat olduğunu düşünmüştüm, yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını talep ediyorum." şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanıklar hakkında hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanıklar Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanıkların kusuru olmadığı yönünden;
1.Dosya içeriğine göre, sanıkların yetkilisi olduğu inşaat firmasında kalıpçı olarak çalışan ...'ın olay günü inşaatın birinci katında kalıpları söktüğü sırada üç metre yüksekten düşerek öldüğü olayda, sanıkların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilir sağlık raporu olmadığı halde işçinin bu işte çalıştırılması, düşmeyi önleyici uygun korkulukların yapılmaması, işveren tarafından kişisel koruyucu malzeme olarak emniyet kemeri verilmemesi, inşaatta yapılan çalışmalar esnasında işçilerin iş güvenliği tedbirlerine uyup uymadığının gözetim ve denetiminin yapılmaması sebepleriyle asli kusurlu oldukları anlaşıldığından mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
- Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli 2013/183 Esas 2015/704 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin beşinci paragrafı ile (2) nolu bendinin beşinci paragrafında yer alan "50. maddesinin (1). fıkrası a) bendi uyarınca," ibarelerinden sonra gelmek üzere hükme " adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16