Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/9718
2023/3386
26 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/282 E., 2022/407 K.
SUÇ: Taksirle Öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2013/66 Esas, 2014/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
-
Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/506 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 30.01.2015 tarihinde trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçunu işlediğiden ve Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 04.03.2015 tarihinde kesinleştiğinden bahisle sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasıyla, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 51 inci maddesi ile aynı maddenin üçüncü ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/506 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.01.2022 tarihli ve 2020/3517 Esas, 2022/590 Karar sayılı kararı ile "sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması yerine, hükmolunan hapis cezasının yasal zorunluluk bulunmadığı halde ertelenmesine karar verildiği, taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmamasına rağmen sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedildiği ve açıklanması geri bırakılan hükümde sanığın sürücü belgesi geri alınmasına rağmen açıklanan kararda bu hususun göz ardı edildiği, koşulları oluştuğu halde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmadığı ve sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı sürenin mahsubuna karar verilmediği" gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/282 Esas, 2022/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve gözaltında ve tutuklu kalınan sürenin mahsubuna karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.11.2022 tarihli ve 2022/133779 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kusura, ceza miktarının fazla olduğuna ve hükmün aynen açıklanması yerine bilinçli taksir hükümleri uygulanarak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
-
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında eksik cezaya hükmolunduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
- Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Sanık olay günü 35 RC 599 plaka sayılı aracı ile Kemalpaşa Armutlu Mahallesi içerisinden geçmekte olan İzmir Turgutlu Karayolund seyir halindeike Armutlu Mahallesi Belediye kavşağına geldiğinde, yolun karşısına geçmeye çalışan maktul ...'a çarptığı, Osman'ın kazada yardalandığı, Kemalpaşa Devlet Hastanesine kaldırıldığı, ordanda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, 26/11/2012 tarihinde meydana gelen kaza sonucu maktülün kafa travmasına bağlı kafatası kemiklerinin kırıkları ile beyin kanaması sonucu solunum dolaşım yetmezliği sonucu hastanede vefat ettiği, sanık savunması, müşteki ve tanık beyanları, 27/02/2013 tarihli bilirkişi raporu, 29/07/2013 tarihli İstanbul Trafik İhtisas raporu, 18/03/2014 tarihli üçlü bilirkişi raporu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2012 tarihinde yapılan ölü muayene tutanağı, olay yeri krokisi ve fotoğrafları ile sabittir.
Ölümle sonuçlanan kazada, maktulün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen ve eşit derecede kusurlu olduğu (kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) kuralını ihlal ettiğinden eşit derecede kusurlu olduğu ancak, 35 RC 599 plakalı otomobil sürücüsü sanık ...'ın ise araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden eşit derecede kusurlu olması nedeniyle dikkat ve özeni yükümlülüğüne aykırı davrandığından sanığın, ölümle sonuçlanan kazadaki kusur sorumlulukları taksir seviyesinde kaldığı kabul edilmiş, böylelikle sanığın taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunu işlediği anlaşıldığından TCK’nın 85. maddesi gereğince cezalandırılmış olup, TCK’nın 61/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın ikinci derece kusurlu olması göz önüne alınarak cezalar alt sınırdan belirlenmiştir.Sanığın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/b 4 maddesi gereği kavşak başlarında sollama yasağı olmasına ve yolda kesintisiz şekilde çizgi bulunmasına rağmen sollama yapması nedeniyle bilinçli taksirle hareket ettiği kanaati ile TCK 22/3 maddesi gereği cezası takdiren 1/3 oranında artırılmıştır. Sanığın kazadan sonraki aşamalarda pişmanlığa ilişkin davranışları göz önüne alınarak TCK’nın 62. maddesi uyarınca cezada 1/6 oranında indirim yapılmıştır..." denilmiştir.
-
Sanık aşamalardaki beyanında önündeki ... yavaşladığından aracı sollamak için sol şeride geçtiğini, öleni görmediğini, bir anda önüne çıktığını, suçsuz olduğunu ve beraatini istediğini beyan etmiştir.
-
Katılan aşamalarda sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
-
Kaza sonrası düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı'nda sanığın karşı yöne ait şeride girme kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, kovuşturma aşamasında aldırılan 18.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda sanığın karşı yöne ait şeride girme ve geçmenin yasak olduğu yerlerde öndeki aracı geçme kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu ve her iki raporda da ölenin kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
-
Kovuşturma aşamasında aldırılan İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 29.07.2013 tarihli raporunda sanığın "hızını mahal şartlarına göre ayarlamayıp, yer işaretlemesi ile birlikte kavşak yaklaşımını dikkate alarak kendi yol bölümünü muhafaza edecek tarzda seyrine özen göstermeyerek, önündeki aracı solladığı sırada yolun sağından soluna geçmek isteyen yayaya mevcut hızı ile önlemsiz vaziyette çarpmış olduğundan" ve ölenin "taşıt yolunu etkin bir şekilde kontrol etmeyerek, sol tarafından yaklaşan vasıtaların hız ve yakınlığını dikkate almaksızın yaya geçidi mahalli dışından yola girmiş olduğundan" eşit derecede kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.
-
İstanbul Üniversitesi Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden aldırılan 18.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda sanığın Karayolları Trafik Kanunu'nun 54 üncü maddesinin (b) bendinin dört numaralı alt bendinde yer alan "Kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde ve bunların yaklaşımında, Sürücülerin önlerindeki bir aracı geçmeleri yasaktır" kuralını ihlal ettiğinden ve ölenin aynı Kanun'un 68 inci maddesinin (b) bendinin üç numaralı alt bendinde yer alan "Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken; ... Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almak, Zorundadırlar." kuralını ihlal ettiğinden eşit derece kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.
-
Tanık beyanları ve adli ölü muayene tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
-
Olay günü, gündüz vakti meskun mahal içi, iki şeritli iki yönlü asfalt yolda sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile kavşağa yaklaşırken önündeki aracı sollamaya çıktığı esnada yolun sağından soluna doğru kavşak başından karşıdan karşıya geçen yayaya sağ şerit üzerinde aracının sağ ön kısmı ile çarpması neticesinde yayanın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan ve kavşak başlarında sollama yasağı olmasına ve yolda kesintisiz şerit çizgisi bulunmasına rağmen sollama yapması nedeniyle bilinçli taksirle hareket eden sanığın asli kusurlu olduğunun kabul edildiği olayda, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik tespit edilmemiş, asli kusurlu olan sanığın kusur durumunun eşit kusur olarak kabul edilmesi tayin edilen ceza miktarı asli kusur ile uyumlu olduğundan bozma sebebi yapılmamış ve sanık müdafiinin kusura ve ceza miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
-
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra denetim süresinde yeniden suç işlemesi üzerine önceki hükmün Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/506 Karar sayılı kararı ile açıklandığı, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması kuralına uyulması gereken kararın bu karar olduğu ve hükmün açıklanmasına ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce hukuka aykırı hususların tespit edilerek bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, bozma sonrası mahkemece verilen karar yeni bir karar olup bu kararda sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan yeterli miktarda uzaklaşılarak tayin edilen ceza miktarı bakımından mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmediğinde, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/282 Esas, 2022/407 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02