Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/4939

Karar No

2023/3332

Karar Tarihi

26 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/216 E., 2016/24 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/216 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası yollamasıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince neticeten 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl 6 ay süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2020 tarihli ve 2016/141417 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ve erteleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü;

1.Mahkemece ''Olay günü saat 16.00 sıralarında sanık ... Ayrancı, idaresindeki... plakalı otomobili ile Sındırgı istikametinden Akhisar istikametine seyir halindeyken karşı istikametten gelen araçların şeridine geçip aracının sol ön kısmı ile Akhisar istikametinden gelen ölen ...'ün idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön kısmına çarptığı, yapılan incelemede araçların çarpıştıkları yerin ... plakalı aracın şeridinin ortası olduğunun tespit edildiği, kaza sonucunda ... plakalı otomobilin sürücüsü olan ...'ün öldüğü ve ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan katılan ...'nın yaralandığı anlaşılan olayda, Olay Yeri, Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı'nda, trafik kazasında hayatını kaybeden ...'ün ölümünün çok sayıda kaburga kemiği kırığına bağlı akciğer içi ve batın içindeki hematomdan dolayı çok sayıda iç organ zedelenmesi, kafa travması ve muhtemel beyin kanamasının ortak etkileri sonucunda meydana geldiğinin bildirildiği, Akhisar İlçe Devlet Hastahanesi'nin 18.06.2015 tarihli raporuna göre katılan ...'nın hayati tehlikesinin olmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının bildirildiği, bu haliyle dava konusu trafik kazası ile Mustafa'nın ölümü ile katılan ...'in yaralanması olayları arasında illiyet bağının olduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... alınan beyanlarında özetle; olay günü aracını kullandığı sırada birden gözünün karardığını, aracın hakimiyetini kaybettiğini, karşı şeride geçtiğini farkedemediğini, kaza anını tam olarak hatırlayamadığını, gözünü hastanede açtığını beyan ederek tevil yollu ikrarda bulunduğu, katılan ... kazanın sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile kendilerinin seyrettikleri şeride geçmesi neticesinde meydana geldiğini beyan ettiği, 15.05 2015 tarihli Trafik kazası tespit tutanağında, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan “şeride tecavüz” kuralını ihlal ettiği, ... plakalı otomobil sürücüsü ölen ...'ün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının bildirildiği, 20.05.2015 tarihli Bilirkişi raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulanmasını gösteren yönetmeliğin 94. maddesinde tanımlanan şerit izleme kuralını ve 101. maddesinde düzenlenen virajlı yollarda hız azaltılması gerektiğine ilişkin kuralı ihlal ederek gerekli dikkatini vermeden seyretmesi ile sağa virajı çıktıktan sonra karşı istikametten gelen araçların şeridine geçmesi nedeniyle kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ölen ...'ün bu kazanın oluşumunu etkileyen kural ihlali olmadığından kusurunun olmadığı belirtildiği, Adli Tıp Kurumunun 24.12.2015 tarihli raporuna göre, sanık sürücü ...'nın, yönetimindeki otomobil ile yola gereken dikkati vermemiş, kendi seyir şeridini muhafaza edecek tarzda seyrine özen göstermeyip sevk ve idare hatası ile karşı şeride geçerek karşı yönden gelmekte olan müteveffa idaresindeki aracın önünü kapatmış, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ..., yönetimindeki otomobil ile kendi yol bölümünde seyretmekte iken karıştığı olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, sanık ...'in tevil yollu ikrarı, katılanın beyanları, trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'in olay günü sevk ve idaresindeki ... ile seyir halinde iken dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket ederek kendi şeridinden çıktığı ve ölen ...'nın kullandığı karşı şeride geçerek bu şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayarak bir kişinin ölümü ile bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasına sebebiyet vermesi nedeniyle üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılarak, sanığın TCK'nın 61 maddesi uyarınca, sanığın Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen kusurun ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 85(2) maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız geçmişi, suçtan sonraki davranışları nedeniyle TCK 62 (1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemi taksirle işlemiş olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK 53/1.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığa verilen ceza süresi dikkate alınarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK 51 ve 5271 sayılı CMK 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın suçun bilinçli taksirle işlenmemiş olması nedeniyle sanığın yaşı, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak takdiren adli para cezası seçenek yaptırımı seçilmek suretiyle TCK nun 50/4 yollaması ile TCK 50/1 a ile 52 (2) maddeleri uyarınca günlüğü taktiren 20 TL'sından 24.300,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...''

Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

2.15.05.2015 tarihli ölü muayene tutanağında,

''...

Kişinin ölümünün çok sayıda kaburga kırığına bağlı olarak akciğer içi ve batın içindeki hematomdan dolayı çok sayıda iç organ zedelenmesi ve kafa travması ile muhtemel beyin kanaması sonucunda oluştuğu kanaatindeyim

...''

Denilmektedir.

3.Kolluk güçlerince tanzim olunan 15.05.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yer alan;

''

g) Şeride tecavüz etme,

...''

Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.''

Kuralına uymadığından bahisle tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

4.Kaza tarihinde tanzim edilen olay yeri inceleme tutanağı dosyada bulunmaktadır.

5.Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen 20.05.2015 tarihli raporda, Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği'nin 94 üncü maddesinin (a) ve (b) bentlerinde;

''...

a) Araçlarını durumun elverdiği oranda gidiş yönüne göre yolun en sağından, yol çok şeritli ise trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek,

b) Şerit değiştirmeden önce, gireceği şeritte sürülen araçların güvenle geçişlerini beklemek

...''

Aynı yönetmeliğin 101 inci maddesinin, sekizinci fıkrasının (a) bendinde;

a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya ve hemzemin geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak,

Kurallarına aykırı davrandığından tam kusurlu olduğu bildirilmiştir.

6.Katılan ...'nın kesin adli muayene raporu dosyada mevcuttur.

7.Yargılama aşamasında mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 24.12.2015 tarihli raporunda,

''...

A Sanık sürücü ..., yönetimindeki otomobil ile yola gereken dikkati vermemiş, kendi seyir şeridini muhafaza edecek tarzda seyrine özen göstermeyip sevk ve idare hatası ile karşı şeride geçerek karşı yönden gelmekte olan müteveffa idaresindeki aracın önünü kapatmış, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurludur.

B Müteveffa sürücü ..., yönetimindeki otomobil ile kendi yol bölümünde seyretmekte iken karıştığı olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru yoktur

...''

Denilmektedir.

8.Sanık aşamalarda, olay günü Sındırgı ilçesinden Akhisar'a doğru seyrederken, birden gözünün karardığını, kazayı hatırlamadığını, olay anında neden fenalaştığını bilmediğini, çok üzgün ve pişman olduğunu ileri sürmüştür.

IV. GEREKÇE

1.Sanığın idaresindeki otomobille, meskun mahal dışı, gündüz vakti, iki yönlü, sathi kaplama il yolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek, karşı şeride girmesiyle, aracının sol ön kısmıyla, karşıdan düz seyreden sürücü Mustafa idaresindeki otomobilin sol ön kısmına çarpmasıyla, sanığın şerit tecavüzü yaparak tam kusuruyla bir kişinin ölümüne, bir kişinin ise vücudunda birinci derecede kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

2.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmuş ve altmışbeş yaşını bitirmemiş olanların iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilmeleri hâlinde cezalarının ertelenebileceği yapılan yargılama sonunda 3 yıl 4 ay hapis cezasından çevrilen 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen ve ceza miktarında orantısızlık görülmeyen sanık hakkında, sözü geçen kişiselleştirme kurumlarının yasal engelden dolayı uygulanamayacağı anlaşıldığından, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedenlere dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/216 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztaksirletevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçeöldürmesebepleri

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim