Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8683
2023/3304
25 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1206 E., 2019/2523 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekilinin 27.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 27.04.2009 tarihinde gözaltına alındığını, 30.04.2009 tarihinde tutuklandığını, 04.07.2017 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda beraatine kararı verildiği, haksız tutuklama nedeniyle 750.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 18.01.2019 tarihli duruşmada beyanında; davacının gözaltı nedeniyle tazminat talebinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
2.Davalı vekili 07.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, mahkemece bu hususunun resen araştırılması gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının taleplerinin soyut iddia olduğunu, dava dilekçesinde delilerini sunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davalı idarenin bir kusurunun bulunmadığını, davacının sabıka kaydının ve sosyal ekonomik durumunun, derdest dosyasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2019 tarihli ve 2018/326 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/1206 Esas, 2019/2523 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi;
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulduğuna, tazminat koşullarının oluşmadığından davanın reddi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/598 Esas, 2018/13 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 30.04.2009 04.07.2014 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı talep nedeniyle açılan davanın bulunmadığını, tutuklu kalınan sürelerin infaz gördüğü ve mahsup edilmediği belirlenerek, 42.438,72 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın eksik olduğundan 43.165,77 TL'ye yükseltilmesi, manevi tazminatın miktarının eksik olduğundan 100.000,00 TL'ye yükseltilmesi gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının temyiz incelemeleri sırasında temyiz kesinlik sınırlarının davalı açısından kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden hesap edilmesi nedeniyle, hükmedilen maddi tazminat miktarının davalı açısından kesin olduğu gerekçesi ile yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tazminat talebinin esasını oluşturan Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/598 Esas, 2018/13 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 30.04.2009 04.07.2014 tarihleri arasında 1891 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri yönünden;
1.Davanın reddi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 12.01.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Mahkemece eksik inceleme yapıldığına yönelik temyiz talebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
3.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken davacı bakımından eksik manevi tazminata hükmedildiğinden, davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
4.Hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğu yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış olup, tutuklu kalınan döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesap edilen “42.406,20 TL” yerine hatalı hesaplama ile bu miktarın üzerinde kalacak şekilde “43.165,77 TL” olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A 4) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/1206 Esas, 2019/2523 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan "43.165,77 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "42.406,20 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19