Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8899
2023/3299
25 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1695 E., 2019/1109 K.
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacılar vekili 28.12.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin adet gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçundan 24.07.2017 tarihinde gözaltına alındıklarını, 25.07.2017 tarihinde tutuklandıklarını, 05.09.2017 tarihinde tahliye edildiklerini, yapılan yargılama sonucunda haklarında beraat kararı verildiğini, müvekkillerinin arıcılık işiyle uğraştığını, ...'ın 490 adet, ...'nın 450 adet arı kovanının bulunduğunu, tutuklanmaları nedeniyle bunlarla ilgilenmediklerini, ...'ın eşinin hamile olduğunu ve annesinin de önceden böbreğinin alındığını ve haksız tutuklama nedeniyle hastaneye gitmekte güçlük çektikleri, manevi yönden müvekkillerinin zarara uğradığını, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle davacı ... bakımından 80.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, davacı ... bakımından 70.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 29.08.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davada davacılar maddi zararını belgelendirmediklerinden davanın reddi gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilerek süresinde açılmamış ise reddi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, yakalama ve tutuklamanın hasız olmadığınını, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacılar hakkında mahsup kararının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı faiz talep etmediğinden faize hükmedilmemesi gerektiğini, vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/462 Esas, 2018/818 Karar sayılı kararı ile ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/1695 Esas, 2019/1109 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkillerinin yüz kızartıcı suçtan dolayı haksız tutuklandıklarını, bu nedenle de toplumda suçlu algısı olduğunu, ikili ilişkileri telafi edilmez şekilde zarar gördükleri, esnaflıklarının zarar gördüğünü, mahkemece eksik araştırma yapıldığını, arıcılık işiyle uğraştıkları halde asgari ücret üzerinden hesap yapılmaması gerektiğini, müvekkili ...'ın eşinin hamile, annesinin böbrek hastası olduğundan manevi yönden daha zararda olmasına rağmen diğer müvekkili ile aynı manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacıların tazminata esas Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/383 Esas – 2017/380 Karar sayılı dava dosyasında adet gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçundan yargılandıklarını, 24.07.2017 05.09.2017 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldıkları, yapılan yargılama sonunda beraatlerine karar verildiği, beraat hükmünün 03.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacılar hakkında başka bir mahkemece verilen mahsup kararı bilsinin bulunmadığı, davacılar tarafından gelirlerinin asgari ücretinin üzerinde olduğunun ispatına yönelik bir belgenin sunulmadığı, davacıların tutuklu kaldığı süre, isnat edilen suçun niteliği ve ağırlığı, davacıların sosyal ekonomik durumu, hükmedilecek manevi tazminat nedeniyle davacıların fakirleşmesinin mümkün olmayacağı hususları ile hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacı ... için 2.059,06TL maddi tazminat ile 3.000,00 TL manevi, davacı ... için 2.031,06TL maddi tazminat ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın iki davacı bakımından da 2.012,48 TL olması gerektiği, manevi tazminatın fazla olduğundan 2.500,00 TL'ye indirilmesi gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/383 Esas – 2017/380 Karar sayılı dava dosyasında adet gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçundan yargılandıklarını, 24.07.2017 05.09.2017 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldıkları, yapılan yargılama sonunda beraatlerine karar verildiği, beraat hükmünün 03.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı bakımından;
Davacıların dava dilekçesinde ve tazminat yargılanması boyunca arıcılık işiyle uğraştıklarını beyan etmeleri karşısında, söz konusu geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemedikleri, bu nedenle bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacılar lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumu, üzerilerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldıkları süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede esatan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A 2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/1695 Esas, 2019/1109 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19