Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/9691

Karar No

2023/3245

Karar Tarihi

25 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/212 E., 2022/395 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

KARAR: Davanın kısmen kabulü

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 16.09.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 09/02/2011 tarihinde tutuklanarak 09/10/2013 tarihinde tahliye edildiğini, 24/06/2014 tarihli karar ile de beraatine karar verildiğini , Ocak 2010 ayı içinde yazılı ve görsel basında yer alan bir çok haber ile karalama ve iftira kampanyası başlatılarak halkın TSK 'ne ve personeline karşı olan güveni sarsmak , itibarını düşürmek amacıyla kaynağı belirsiz kara propaganda ve karalama kampanyalarından maddi ve manevi olarak müvekkilinin ve ailesinin derinden etkilendiğini, 2010 Yüksek Askeri Şûra kararları doğrultusunda Korgeneralliğe terfi ettiğini ancak kamuoyunda "Balyoz" olarak bilinen iddianamede yer aldığından dolayı terfi kararnamesinin yayınlanmayarak hak ettiği rütbeden mahrum bırakıldığını, iddianame gerekçe gösterilerek açığa alındığını,yargılama neticesinde İstanbul 10 Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile neticeten 18 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, temyiz incelemesinde tahliyesine karar verilerek kararın bozulduğunu, sonrasında ise İstanbul Anadolu 4 Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/129 sayılı kararı ile 24/06/2014 tarihinde beraatine karar verildiğini, söz konusu kararın 02/07/2014 günü kesinleştiğini, müvekkilinin öğrenim durumu ve görev yaptığı birimler incelendiğinde parlak bir kariyeri olduğu, emniyetin ve asayişin sağlanmasında üstün hizmetleri nedeniyle bir çok takdirname ve üstün başarı şerit rozetleriyle ödüllendirildiğini,başarılarının devamı olarak 2010 Yüksek Askeri Şûra kararnamesinde korgeneralliğe terfisi kararlaştırılmasına rağmen fiilen uygulanmadığını, haksız tutuklamaya konu ceza davasında soruşturma ve kovuşturma aşamasında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden vekalet ücretini, cezaevi ziyaretleri ve duruşma takipleri nedeniyle oluşan yol, ikâmet ve günlük iaşe masraflarını ve tutuklu olmasından dolayı mesleği gereği terfi ettirilmemesi sebebiyle oluşan maddi kayıpları, yazılı ve görsel basında yer alan, özellikle internet ortamında gerek hakkında gerekse dava kapsamında çıkan asılsız, yalan bir çok haber nedeniyle yargısız infaz yapıldığı, manevi baskının yıllar sonra bile süreceği, terfisinin uygulanmayarak bir kamu görevlisi olarak Türk Milleti ve TSK nezdinde küçük düşürülerek derin yaralar oluşturan travmalar nedeniyle manevi olarak mağdur olduğu, parkinson ve şizofreni rahatsızlıklarına yakalandığını belirterek Yurt ve Millet sevgisi üst seviyede olan TSK generali olan müvekkilinin haksız bir şekilde Terörle Mücadele Yasası kapsamında sanık olarak yargılanması ve tutuklanmasının yaratacağı elem ve üzüntünün derecesini mahkemenin takdirine bırakarak 1.455.000,00 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 30.10.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

  3. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/271 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  4. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/271 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2017/3195 Esas, 2017/9078 Karar sayılı ilâmıyla;

"Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

6.Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2018 tarihli ve 2018/11 Esas, 2018/61 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 400.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  1. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2018 tarihli ve 2018/11 Esas, 2018/61 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2018/4511 Esas, 2018/888 Karar sayılı ilâmıyla;

"Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, "

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Hukukî Süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

9.Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/583 Esas, 2018/559 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  1. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/583 Esas, 2018/559 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve 2019/4777 Esas, 2020/5991 Karar sayılı ilâmıyla;

"Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla tayini,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Hukukî Süreç başlığı altında (10) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

  2. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/132 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 280.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

13.Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/132 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2021/5606 Esas, 2022/1049 Karar sayılı ilâmıyla;

"Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla tayini,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

14.Hukukî Süreç başlığı altında (13) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

15.Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 180.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.11.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri

1.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine,

2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna,

3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,

4.Sair nedenlere,

ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

2.Sair nedenlere,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü:

Yapılan araştırmalar, alınan cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2011 tarihli 2010/283 esas sayılı kararı ile aynı tarihte tutuklandığı, yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2014 tarih 2014/129 Esas, 2014/231 karar sayılı kararı ile beraat ettiği, ve 09/10/2013 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2013/9110 esas, 2013/12351 karar sayılı ilamı ile tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda davacı müdafiinin yüzüne karşı verilen 24/06/2011 tarihli İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/129 esas, 2014/231 karar sayılı beraat kararının 02/07/2014 tarihinde davacı ... yönünden temyiz edilmeden kesinleştiği, sonuç olarak davacının 11/02/2011 tarihinde tutuklandığı ve 09/10/2013 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılamada sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının da kesinleşmiş olduğu, davacının yukarıda belirtilen tarihler arasında tutuklu kaldığı ve tutuklamanın bu şekilde haksız olduğu tespit edilmiştir.

Bilirkişinin 27/01/2015 tarihli raporunda davacının beraat kararı akabinde çalıştığı kurum tarafından yasa kapsamında yapılan kesintiler toplamı 98.952,62 TL'nin kendisine ödendiğini, davacının yargılama aşamasında avukatlık ücreti olarak 30.000 TL, yakınlarının kendisini ziyareti nedeniyle 2.701 TL olmak üzere, toplam 32.701 TL harcama yaptığı tespit edilmiştir.

Davacı "Türkiye Cumhuriyet Hükümetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs" suçundan cezalandırılması istemiyle açılan davada kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve vekalet ücreti olarak, 26/01/2011 tarihli 22 sıra nolu makbuz uyarınca 1.000,00 TL, 17/12/2012 tarihli 56 sıra nolu makbuz uyarınca 1.000,00 TL, 11/09/2014 tarihli 105 sıra nolu makbuz uyarınca 28.000,00 TL tutarında vekillerine ödeme yaptığı anlaşılmış ise de; davacının sanık sıfatıyla yargılandığı ceza davasının 24/06/2014 tarihinde karara çıktığı ve 02/07/2014 tarihinde de temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 26/01/2011 ve 17/12/2012 tarihli avukatlık vekalet ücretine ilişkin makbuzların söz konusu bu ceza davasının karara çıktığı tarihten önceki bir tarihe, 11/09/2014 tarihli avukatlık ücretine ilişkin makbuzun ise davanın karara çıktığı 24/06/2014 tarihinden sonra düzenlendiği anlaşılmakla, ayrıca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2014 tarih 2014/129 Esas, 2014/231 karar sayılı ilamında davacı (sanık) ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3.000 TL vekalet ücretine iş bu ceza davasında hükmedildiğinden, davacının maddi tazminat talebi içinde yer alan vekalet ücretine ilişkin istemi yerinde görülmemiş ve istemin reddine karar verilmiştir.

Davacının tutuklu olduğu dönemde cezaevinde bulunduğu sırada yakınları tarafından kendisine ziyaret sebebi ile meydana gelen yol, ikamet ve günlük iaşe masrafları ile davacı yakınlarının duruşmalara katılmaları sebebi ile oluşan yol, ikamet, iaşe masraflarının tazminine ilişkin maddi tazminat talebinin ise, davacının haksız tutuklanmasına bağlı olarak kendi malvarlığında doğrudan oluşan bir zarar olmadığı kanaatine varılarak bu yöndeki talebin de reddine karar verilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde Jandarma Subayı olarak görev yapan davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olmak üzere, beraat kararı akabinde 98.952.62 TL'nin çalıştığı kurum tarafından ödendiği Jandarma Genel Komutanlığı'nın 20 Kasım 2014 tarih ve 9170 528335 14 sayılı yazılarından tespit edilmiştir.

Belirtilen nedenlerle, davacının maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin 01/04/2021 tarih ve 2021/7 Esas 2021/132 Karar sayılı kararının Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 14/02/2022 tarih 2021/5606 Esas 2022/1049 Karar sayılı ilamı ile; "...Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla tayini,

Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak bozulmasına" şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilamının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;

Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiğinden, davacının sosyal ve kültürel durumu, davacının yargılandığı kamuoyunda "Balyoz" olarak adlandırılan davanın görsel ve yazılı basında yer aldığı zaman dilimi ve toplum üzerindeki etkisi, davacının tutuklulukta geçen süresi gözetilerek duyduğu elem ve üzüntünün tatmini bakımından manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 180.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 11/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat davasının dayanağı olan Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/129 esas, 2014/231 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra vekilleri Heyetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs suçundan 11.02.2011 09.10.2013 tarihleri arasında 971 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.07.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

...

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

...

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8 2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.4.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

B.1.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Gerekçe bölümünün A.2. paragrafında açıklandığı üzere hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş, bu itibarla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe de iştirak edilmemiştir.

B.2.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.süreçonanmasınagerekçesebeplerikonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim