Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/9089

Karar No

2023/3243

Karar Tarihi

25 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/79 E., 2022/272 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

KARAR: Davanın kısmen kabulü

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 02.12.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın kamuoyunda Balyoz davası olarak bilinen ve İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde 2010/283 Esas sayılı dosyada isnat edilen Türkiye Cumhuriyet Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs suçundan yargılandığını, tutukluluk ve hükümle infaz olarak suçsuz yere hayatının 997 gününü cezaevinde geçirdiği, çok sevdiği mesleğinden ayrı kalmak zorunda bırakıldığını, 26.09.2011 tarihinde özel yetkili nöbetçi ağır ceza mahkemesi tarafından tutuklandığını, 21.09.2012 tarihli celsede 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğunu, Anayasa Mahkemesinin 2013/7800 sayılı kararı ile adil yargılamanın hakkının ihlal edildiğini, ihlalin ve sonuçlarının kaldırılması için yeniden yargılamak yapılmak üzere kararın bir örneğinin mahkemeye gönderilmesine karar verildiğini, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihinde verdiği ara karar ile müvekkilinin tahliyesine karar verildiğini, yeniden yapılan yargılama üzerine İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2015 tarih ve 2014/188 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiğini, beraat kararının 08/06/2015 tarihinde kesinleştiğini, bu süreçte müvekkilinin 26.09.2011 19.06.2014 tarihleri arasında haksız yere tutuklu kaldığını belirterek 97.800,00 TL maddi tazminat ile 997.000,00 TL manevi tazminatın 26.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacının Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli duruşmasında maddi tazminat talebinden vazgeçtiği anlaşılmıştır.

  1. Davalı vekili 07.01.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle davanın reddini talep etmiştir.

  2. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/502 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 350.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  3. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/502 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13.12.2021 tarihli ve 2020/9973 Esas, 2021/8777 Karar sayılı ilâmıyla;

"Davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmemesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

1 Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması,

2 Gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün ''Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi'', olarak yazılması,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

6.Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/79 Esas, 2022/272 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 73.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.10.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri

1.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine,

2.Sair nedenlere,

ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

2.Sair nedenlere,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü

Davacının dilekçesinde açıklanan ve nüfus kayıt örneğinden doğruluğu anlaşılan adres bilgilerine göre, mahkemenin davaya bakmakla yetkili ve görevli olduğu ve incelenen ceza dosyasına göre, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.

Davacının nüfus ve adli sicil kaydı ile mali, sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasına ilişkin düzenlenen 08/01/2016 tarihli Mali ve Sosyal Araştırma Formu dosya içine konulmuştur.

Davacı hakkında aynı konu ve tutuklama nedenlerine dayalı açılmış başka bir dava olmadığı Maliye Bakanlığı Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün yazısından tespit edilmiştir.

İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas, 2015/143 Karar sayılı cevap yazısının incelenmesinden; davacının Türkiye Cumhuriyet Hükümetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs suçundan CMK'nın 250. Maddesi ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26/09/2011 tarih ve 2011/91 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı,

Özel Yetkili (Kapatılan) İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2012 tarih ve 2010/283 Esas, 2012/245 Sayılı kararı ile 765 Sayılı TCK'nın 147, 61/1. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezasına hükmedildiği,

Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 18/06/2014 tarih ve 2013/7800 sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün iptaline karar verildiği,

Bunun üzerine İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2014 tarih ve 2010/427 Esas sayılı ek kararı ile davacının 19/06/2014 tarihinde tahliyesine karar verildiği,

Yeniden yapılan yargılama üzerine İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2015 tarih ve 2014/188 Esas 2015/143 Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, beraat kararının 08/06/2015 tarihinde kesinleştiği, dosyada mevcut belgelerden davacının 26/09/2011 19/06/2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığı tespit edilmiştir.

Tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; kamunun Balyoz davası olarak bildiği yargılamada 26/09/2011 19/06/2014 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kalan davacıya 5271 sayılı CMK'nın 141 ve 142. maddelerinde öngörülen haksız tutuklama koşullarının oluştuğu, haksız tutuklu kalmasından dolayı çektiği ceza, acı üzüntünün derecesi, sosyal çevresi ile zedelenen onuru, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre de dikkate alınarak hak ve nesafet kurallarına uygun olarak taktiren 73.000,00 TL manevi tazminat tutarının davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinden feragat/vazgeçme nedeni ile, maddi tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat davasının dayanağı olan Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas 2015/143 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra vekilleri Heyetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs suçundan 26.09.2011 19.06.2014 tarihleri arasında 997 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

...

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

...

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.2.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

B.1.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da çok altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.

B.2.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/79 Esas, 2022/272 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.süreçgerekçesebepleribozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim