Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1402
2023/3241
25 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/210 E., 2016/292 K.
SUÇ: Ses veya görüntülerin kayda alınması
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/210 Esas, 2016/292 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ses veya görüntülerin kayda alınması suçundan 527 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.01.2021 tarihli ve 16 2016/366506 sayılı hükmün sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanıklardan...'in abisi... hakkında Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde dava bulunduğu ve duruşmayı izlemek için gelen sanıkların, Fatih'in duruşma salonuna alındığı sırada resim çekmeleri nedeniyle sanıklar hakkında ses veya görüntülerin kayda alınması suçundan kamu davası açılmıştrır.
-
Mahkemece sanıkların davada yargılanan sanık...'in resimlerini ailesine göstermek için çektiklerine yönelik savunmalarına itibar ederek suç işleme kasıtlarının bulunmadığı kabul edilerek sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.
-
Sanık ... 04.11.2015 tarihli emniyet ifadesinde özetle; suç tarihinde tutuklu olan abisinin duruşması olması nedeniyle abisinin arkadaşı olan diğer sanık ile mahkemeye geldiklerini, duruşma salonuna girdiklerinde henüz abisinin salona alınmadığını, ailesin uzun süredir abisini görmemesi nedeniyle abisinin resmini çekip ailesine göstermek istediğini bunun için abisinin henüz duruşma salonuna alınmadan önce bir kaç resim çektiğini, ancak diğer sanığın telefonunun daha iyi olması nedeniyle abisinin resmini çekmesini istediği, bu sırada abisinin duruşma salonuna alınması üzerine diğer sanığın abisinin resmini çektiği sırada mahkeme hakimin durumu farketmesi üzerine cep telefonların alındığını beyan etmiş duruşma sırasında aynı beyanları tekrar ettiğini ifade etmiştir.
-
Sanık ... 04.11.2015 tarihli emniyet ifadesinde özetle; abisinin Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşması olduğundan... ile birlikte duruşma salonuna girdiklerinde...'in kendisine abisinin resmini çekeceğini söylediğinden...'in abisi duruşma salonuna girer girmez... ile birlikte cep telefonları ile resim çekmeye başladıklarını bu esnada Hakim'in resim çektiklerini görünce görevlilere telefonlarının alınmasını istemesi üzerine telefonlarına el konulduğunu beyan etmiş duruşma sırasında aynı beyanları tekrar ettiğini ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
08.06.2016 tarihli duruşmada müştekisi bulunmayan yargılama sırasında duruşma tutanağına "Müştekiden tevsi tahkikat talebi ve esasa ilişkin iddiaları soruldu: Ben eski beyanları tekrar ederim sanık hakkında şikayetçi ve davacıyım cezalandırılmasını talep ederim dedi " ibarelerin yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
-
5237 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinde düzenlenen ses veya görüntülerin kayda alınması suçunun konusunun soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntülerin yetkisiz olarak kayda alınması veya nakledilmesi eylemleri olması karşısında; 04.11.2015 tarihinde suça konu eylemlerin gerçekleştirildiği Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyasının celp edilip, resim çekme sırasında duruşmanın başlayıp başlamadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür
-
Sanıkların atılı suçu işledikleri sabit görüldüğü takdirde;
a) Sanıkların, altı aya kadar hapis cezası yaptırımı öngören 5237 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki ses veya görüntülerin kayda alınması suçunu işlediklerinin iddia edilmesi ve hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesinde yapılan değişiklikle anılan suçun önödeme kapsamına alınması karşısında, usulüne uygun önödeme ihtarı yapılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk görülmüştür.
b) Sanıklara isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 286 ıcı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “ses veya görüntülerin kayda alınması” suçuna ilişkin olduğu, “ses veya görüntülerin kayda alınması” suçu için 5237 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin birinci fıkrasında temel ceza miktarının “altı aya kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı Kanun'un, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile “...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “... basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüştür.
- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklar hakkında suç işleme kasıtların bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiği belirtilmesine rağmen uygulanan Kanun maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yerine aynı fıkranın (e) bendi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/210 Esas, 2016/292 Karar ayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19