Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1920
2023/3230
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/478 E., 2015/539 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/478 Esas, 2015/539 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği;
Sanıkların olayda kullandıkları ve soruşturma aşamasında muhafaza altına alınan dedektörün define aramaya elverişli olup olmadığına dair alınacak bilirkişi raporuna göre dedektörün define aramaya elverişli olması halinde Kültür ve Tabiatları Kanunu'nun 74/2 1. Cümle gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Suçtan Zarar Gören Vekilinin temyiz isteği;
1 Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2 Suçun tamamlanmış olduğuna, sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel Mahkemenin Kabulü
"Yapılan yargılama neticesinde: Dava konusu olayda sanıkların birlikte define arama dedektörü ile birlikte daha önceden kazılan söz konusu alanda yüzeysel arama yaptıkları, sanık...'un söz konusu dedektörü kendi rızasıyla kolluk kuvvetlerine teslim ettiği, sanıkların alınan savunmalarında kazıyı kendilerinin yapmadıklarını, zaten o kadar büyük bir alanı kazacak aletlerinin olmadığını, merak için sanık Sebahattin'e ait dedektör ile birlikte kazı alanına gittiklerini ve hemen akabinde jandarmanın geldiğini, kendilerinin söz konusu alanda herhangi bir arama yapmadıkları savunmasında bulundukları anlaşılmış ve olay yerinde kazı yapıldığında dair sanıklar da herhangi bir aleti bulunanamıştır.
Ceza yargılamasının evrensel ilkelerinden biri olan ‘’kuşkudan sanık yararlanır’’ ilkesi uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılması için suçun kuşkuya yer vermeyen kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama sürecinde toplanan delillerin bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanıya değil, kesin ve açık ispata dayanmalıdır. Hakim, bütün uğraşısına rağmen şüphesini yenemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesini uygulayacaktır. Ne ‘’yüksek ihtimal’’ ne de ‘’ kesine sınır bir ihtimal’’ kavramları hakimin belirtilen şekilde elde edeceği vicdani kanaatinin yerine konulamaz. Hakimde vicdani kanaatin oluşması için olayın şüpheye yer bırakmayacak şekilde meydana gelmiş ve ispatlanmış olması gerekir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."
B.Sanık ... savunmasında: "Ben Emniyette verdiğim ifademi tekrar ederim. Bizim olay yerinde bulunan çukuru kazmamız mümkün değiltir. Zaten araçta da herhangi bir kazma bulunmamıştır. Biz oraya meraktan gittik. Ekleyecek başka bir hususum yoktur dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
C.Sanık ... savunmasında: "Ben Çetökören Köyü civarında eskiden kazılan bir yere bakmaya gittik. Oraya baktık. Yolun kanırdan traktör kepçe vardı. 10/15 dk sonrda bir araba geldi kepçe ile birlikte gittiler. Daha sonra Jandarma gelmiş. Ben olay yerinden ayrılmıştım. Ben olay yerinden evime gitmek için ayrıldım. Daha 30 dk sonra Jandarmadan telefon geldi. Dedektörü al gel diye. Ben de dedektörü aldım. Karakola getirdim. Dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
Şikayetçi ... adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
16.11.2014 günü jandarma ekiplerine suça konu mevkiide kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine, saat 23.50 sıralarında olay yerine gidildiği, sanıkların bir adet elektronik dedektörle birlikte kazı alanında bulunmaları üzerine haklarında 2863 sayılı kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla;
Hükümden sonra 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/478 Esas, 2015/539 Karar sayılı kararı sayılı kararına yönelik Mahalli Cumhuriyet Savcısının ve katılan kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03