Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10020

Karar No

2023/3096

Karar Tarihi

19 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/69 E., 2020/281 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün;

karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2013 tarihli ve 2013/218 Esas, 2013/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

  2. Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2013 tarihli ve 2013/218 Esas, 2013/514 sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03/11/2015 tarihli ve 2015/1451 Esas, 2015/16531 Karar sayılı kararı ile özetle kavşakta sollamanın yasak olduğu bölgede sollama yaparak kazaya neden olan sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

  3. Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.0.2018 tarihli ve 2015/886 Esas, 2018/182 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.0.2018 tarihli ve 2015/886 Esas, 2018/182 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.12.2019 tarihli ve 2018/7097 Esas, 2019/12200 Karar sayılı kararı ile kaza mahallinde zeminde kesik yol çizgisi bulunması ve sanığın sollamanın yasak olduğu kaza noktasından önceki kavşakta sollama yaptığına dair de bir tespit bulunmaması nedeniyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiği ile taksirli suçta 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunlularının uygulanamayacağı gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/69 Esas, 2020/281 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2021 tarih, 2021/142071 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz isteği; suçu kendisinin işlemediğine ilişkindir.

2.Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın yerinde olmadığına savunmanın dikkate alınmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

3.Katılan vekilinin temyiz isteği, kaza mahalline hızla gelerek kazaya neden olan sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine, cezanın yetersiz olduğuna ilişindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkeme gerekçesinde " Olay tarihinde sanık ...'un Alanya istikametinden Manavgat istikametine sanık seyir ettiği sırada Doğançam Köyü kavşağı, tekandız mevkiinde yolun sağından soluna doğru karşıya geçmek isteyen ...'ya çarptığı ve ölümüne neden olduğu, bu kazada sürücü belgesi bulunmayan sanık ...'un önündeki aracı sollamak için sol şeritte seyri sırasında yol içinde karşıdan karşıya geçmek için bulunan yayaya zamanında etkin şekilde fren tedbirine başvurmadan çarpması nedeniyle tali kusurlu olduğu, müteveffanın ise karşıdan karşıya geçmek kurallarına uymadığından asli kusurlu olduğu Adli Tıp Raporundan anlaşıldığı,sanık ... savunmasında,"bozma ilamının aleyhe olan kısımlarını kabul etmiyorum. Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Benim kardeşim Ömer bir kaza yapmıştır. Daha sonra benim adım olaya karışmıştır. Halbuki benim kaza ile herhangi bir ilgim yoktur. Savunmalarımı tekrar ediyorum" şeklinde beyanda bulunduğu,sanığın beyanının suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyanlar olduğu anlaşılmakla,sanığın beyanına itibar edilmediği,sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile alacakaranlıkta, aydınlatma bulunmayan meskun mahal dışındaki bölünmüş yolda seyri sırasında, kavşak mahalline geldiğinde ön ilerisinde yolun sağ şeridinde seyretmekte olan bir aracı sollamak üzere sol şeride geçtiği esnada, seyrine göre sağından soluna doğru karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yolun büyük kısmını geçmiş yayaya çarpmamak için manevra yaptığı sırada sol banket üzerinde aracının sol ön far ve kaporta kısmı ile çarptığı yayanın ölümüyle neticelenen olayda,Karayolları Trafik Kanunu’nun 54/b 4 maddesinde düzenlenen kavşak alanlarında geçmenin yasak olduğu kuralı ile ilgili maddedeki düzenlemenin kavşak içerisindeki şerit değiştirmeye işaret eden kesintisiz yol çizgisi bulunan alanı kapsadığı, müsnet olayda kavşak içerisinde kesintisiz yol çizgisi bulunmakla birlikte çarpma noktası olarak işaretlenen kavşak bitiminde kesik yol çizgisi bulunduğu ve sanığın tam şerit değiştirme noktasının tespitinin mümkün olmaması sebebiyle sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağının kabulü gerektiği,bu şekilde yargılama sonucunda,sanık ...'in üzerine atılı eylemin, taksirle öldürme suçunu oluşturduğu sabit görülerek,sanık hakkında,kısa kararda belirtilen ve tekrar edilmeyen gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmiştir.

2.Sanık soruşturma ve yargılama aşamalarında suçunu ikrar ederken son bozma sonrası alınan ifadesinde suçu kendisinin değil kardeşinin işlediğini ve kimlik bilgilerini kullandığını savunmuştur.

3.Ölenin eşi ve oğlu olan katılanlar Duran ile Habbil'in şikayetinden vazgeçtiği ancak katılan ...'un şikayetinin devam ettiği görülmüştür.

4.Sanığın, kaza mahallinden kaçtığı, kaza mahallindeki ... parçaları ile kamera kayıtları izlenerek araca ve sanığa ulaşıldığı, aracın rengininin değiştirildiği anlaşılmış, söz konusu eylem nedeniyle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, arkadaşı Ali hakkında ise mahkumiyet kararı verildiği, kararların kesinleştiği görülmüştür.

5.Kaza tespit tutanağına göre Karayolları Trafik Kaunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) maddesinde düzenlenen trafik güvenliği ile ilgili diğer kurallara uymayan sanığın kusurlu, yayanın kural ihlali olmadığı tespit edilmiştir.

6.Soruşturma aşamasında kaza mahalli de incelenerek düzenlenen raporda hızını aracının teknik özellileri ile yol, hava ve trafik durmuna uydurmayan sanığın tali, ilk geçiş hakkını araca vermeyen yayanın ise asli kusurlu olduğuna yönelik görüş bildirilmiştir.

7.Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi "Sürücü belgesiz ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay yeri kavşak mahalline geldiğinde, ön ilerisindeki aracı geçmek için sol şeritte seyri sırasında, karşıdan karşıya geçmek için yol içerisinde bulunan yayaya, zamanında etkin şekilde fren tedbirine başvurmadan sol banket içerisinde çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle alt düzeyde tali kusurludur.Yaya ..., meskun mahal dışındaki aydınlatması olmayan yerden karşıya geçişi sırasında karşıdan karşıya geçme kurallarına uymamış, yolu yeterince kontrol etmemiş, yakın mesafeden seyir halinde olan araçlara rağmen can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yola girmesiyle meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile Asli kusurludur." şeklinde değerlendirmede bulunmuştur.

  1. Sanığın nüfus ve sabıka kaydı dosya arasındadır.

IV. GEREKÇE

A.Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;

Sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile alacakaranlıkta, aydınlatma bulunmayan meskun mahal dışındaki bölünmüş yolda seyri sırasında, kavşak çıkışında ön ilerisinde yolun sağ şeridinde seyretmekte olan bir aracı sollamak üzere sol şeride geçtiği esnada, seyrine göre sağından soluna doğru karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yolun büyük kısmını geçmiş yayaya çarpmamak için manevra yaptığı sırada sol banket üzerinde aracının sol ön far ve kaporta kısmı ile çarptığı yayanın ölümüyle neticelenen olayda, zamanında etkin şekilde fren tedbirine başvurmadan sol banket içerisinde yayaya çarpan sanığın, kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle tali kusurlu olduğu anlaşıldığından yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, ceza miktarında ve kusur tespitinde isabetsizlik görülmemiştir.

B.Sanığın temyiz istemi yönünden;

Tüm aşamalarda suçu ikrar eden, yargılamanın bir kısmında tutuklu, bir kısmında ise tutuksuz şekilde duruşmalarda bulunup kimlik tespiti yapılan,ve kimlik bilgilerinin kullanıldığında dair herhangi bir somut delil bulunmayan sanığın, ikinci bozma sonrası yapılan yargılama sırasında suçu işleyenin kendisi olmadığına yönelik savunmamasına itibar edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden;

1.Kazadan sonra kaza mahallini terk eden suç delillerini değiştirmeye ve gizlemeye çalışan, adli sicil kaydında kasıtlı suçtan üç aydan fazla mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 62,50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle .Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/69 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararında sanık müdafii,sanık ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anık müdafii,sanık ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtaksirletevdiinev.süreçolgularonanmasınasebepleriöldürmegerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim