Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4909
2023/3080
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/293 E., 2015/406 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Mahalli Cumhuriyet savcısının, yokluğunda verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle belirlenen tefhimden itibaren bir aylık kanunî süre geçtikten sonra 29.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu görülmüştür.
Sanığın temyiz istemi yönünden; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/293 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.09.2020 tarihli ve 2016/248695 sayılı taksirli suçlarda 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bu kısmın düzeltilerek onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, taksirli suçlarda 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğuna,
-
Sanığın temyiz isteği, temyiz iradesini ortaya koymaktan ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
- Mahkemece, ''11/05/2015 tarihinde Evciler ilçesi istasyon caddesi üzerinden Evciler ilçesine doğru seyir halindeyken ...'ın sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı araçla direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solunda bulunan yaya kaldırımına, aracın ön tamponunu bahçe duvarına ve sağ kapı kısmının yaya kaldırımında bulunan ağaca çarpması ile trafik kazası meydana geldiği kaza sonucu... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan ...'in olay yerinde hayatını kaybettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Olay tarihinde sanık ...'ın alınan alkol raporunda 2.25 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 10/07/2013 tarih ve 2012/31510 2013/18850 sayılı kararında da belirtildiği üzere; şüphelinin alkollü olarak ... kullanarak yönetimindeki araçla seyir halindeyken yola aniden bir kedinin çıkması kediye çarpmamak için frene bastığını, havanın yağmurlu olması ve lastiklerin eski olması nedeniyle aracın kontrolden çıkarak bahçe duvarı ve ağaca çarpması şeklinde oluşan trafik kazasında bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğu, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya evrakı kapsamında; sanık ...'ın trafik kazasının meydana gelmesine ve ...'in olay yerinde hayatını kaybetmesine neden olarak, yüklenen bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği anlaşılmıştır. Bu nedenle;
Sanığın üzerine atılı bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması yönüne gidilirken suçun işleniş biçimi suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, sanığın asli kusurlu olması göz önünde bulundurularak alt sınırdan cezalandırılmış, suçu bilinçli taksirle işlemiş olduğundan sanığın alkollü oluşuda dikkate alınarak verilen ceza 1/3 oranında artırılmış, sanığın geçmişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, verilen cezanın 2 yıldan fazla olması nedeniyle CMK'nın 231/5 maddesi uygulanmamış ve erteleme yoluna da gidilmemiş neticeten sanığın 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.13.05.2015 tarihli ölü muayene tutanağında,
''...Kişinin ölümü, trafik kazası ile husulü mümkün künt kafa ve genel vücut travmasına bağlı beyin zarları kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu...''
Denilmektedir.
-
Müştekiler, ölenin annesi ve babası aşamalarda sanıktan şikayetçi olmadıklarını ifade etmişlerdir.
-
Sanık aşamalarda, çocukluk arkadaşı ...birlikte kendine ait araçla gezdiklerini, seyir halindeyken bir yandan alkol tükettiklerini, olay mahalline geldiğinde, aniden önüne çıkan kedi sebebiyle ani fren yaptığını, aracının yolun ıslak olması sebebiyle kaydığı, orada bulunan bir bahçenin duvarına çarptığını, çarpmadan sonra ambulansla hastaneye kaldırıldıklarını dile getirmiştir.
-
Kolluk güçlerince tanzim olunan 11.05.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinin j fıkrasında yer alan
''...j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama,...''
Kuralına ve aynı Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında bulunan;
''...Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda ... sürmeleri yasaktır.
..''
Kuralına uymadığından bahisle tam kusurlu olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A)Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2014 gün ve 2013/834 Esas, 2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 3 üncü madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 24.11.2015 tarihinde verilen hükme karşı 29/12.2015 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
B) Resen Gözetilen Temyiz Sebepleri Yönünden;
-
Sanığın yaklaşık 235 promil alkollü şekilde idaresindeki otomobille, gündüz vakti, meskun mahalde, yağmurlu havada, ıslak asfalt kaplama iki yönlü caddede seyrederken, olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş yönüne göre solda bulunan bahçe duvarına, ardından ağaca çarpmasıyla, sanığın manevra kurallarına aykırı davranarak, tam kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği hükmedilen 2 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanunun 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim hükümlerinin uygulanması sırasında, sonuç cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün yerine 1 yıl 14 ay 20 gün olarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
AA. Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz İtirazı Yönünden
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 310 ve 317 nci maddeleri uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İtirazı Yönünden
Gerekçe bölümünde B 3 numaralı bentte açıklanan nedenle Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/293 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sekizinci fıkrasında yer alan paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06