Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9539
2023/3050
18 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/167 E., 2019/153 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 12.06.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 02.01.2019 tarihinde gözaltına alındığını, 04.01.2019 tarihinde yurtdışına çıkış yasağı ve imza atmak suretiyle adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldığını, yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı hakkında verilen adli kontrol tedbirleri nedeniyle davacının çalışamadığını ve kazanç kaybına uğradığını belirterek, haksız gözaltı ve adli kontrol tedbiri nedeniyle; 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı tarihten tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
-
Davalı vekili 12.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
-
Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/321 Esas 2019/341 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/167 Esas 2019/153 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna,avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmemesinin ve adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu 2018/86765 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçları nedeniyle yapılan soruşturmada davacının 03.01.2019 günü saat 11:36'da yakalanarak gözaltına alındığı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli kontrol verilmesi talep edildiği, 04.01.2019 tarihinde Adana 2. Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol şartı ile davacının serbest bırakıldığı, soruşturma sonucunda 27.05.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, iş bu tazminat davasının süresi içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının 2 gün gözaltında kaldığı, davacının işlediği iddia olunan eylemi nedeniyle gözaltı kaldığı 2 günlük süre nedeniyle net asgari ücret üzerinden hesaplanan 134,72 TL maddi ve 200 TL manevi tazminatın talep nazara alınarak gözaltı tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemece hesap edilen maddi tazminat miktarının doğru olduğu, manevi tazminata da, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, koruma tedbirleri uygulanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, uygulanan koruma tedbirlerinin süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak hükmedildiği değerlendirildiğinden eleştiri dışında, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/86765 Soruşturma 2019/22384 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan 03.01.2019 tarihinde gözaltına alındığı, 04.01.2019 tarihinde ise serbest bırakıldığı, yapılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, gözaltı ve adli konrol tedbiri tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
-
Amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmak olan ve kamusal nitelik taşıyan ceza mahkemesinde, bazı koruyucu tedbirlere başvurulması gerekebilir. Bu tedbirler, muhakemenin yapılabilmesi açısından, delillerin karartılmasını önlemeye yönelik olabileceği gibi şüpheli ya da sanığın hazır bulundurulmasını veya ilerde verilecek hükmün yerine getirilmesini sağlamak amacını da taşıyabilir. Koruma tedbirleri kavramı içinde yakalama, gözaltına alma, tutuklama, arama ve el koyma, adli kontrol, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme ve telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi konuları yer almaktadır. 466 sayılı Kanunda bu koruma tedbirlerinden yakalama, gözaltı ve tutuklama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141. ve devamı maddelerinde ise yakalama, gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma işleminden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmininin düzenlendiği dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan yurtdışına çıkış yasağı ve imza atmak şeklindeki adli kontrol tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Gözaltına alındığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya gözaltında kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış olup, davacının 03.01.2019 04.01.2019 tarihleri arasında 1 gün süre ile gözaltında kalmasına rağmen mahkemece davacının gözaltına alındığı ilk gün hesaba katılmak suretiyle gözaltı süresi 2 gün kabul edilerek davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin kuruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
-
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
-
5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin 9 uncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu da dikkate alınarak, maddi ve manevi tazminat miktarının toplamının 334,72 TL olduğu ve karar tarihi de gözetilerek davacı lehine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücrete hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/167 Esas 2019/153 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44