Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9741
2023/3014
18 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1553 E., 2020/1861 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 24.12.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma ve pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçlarından 22.01.2009 07.09.2010 tarihleri arasında haksız olarak gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Davalı vekili 13.01.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı, davacı vekilinin özel yetkisinin bulunup bulunmadığı, dava açma şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır. Tazminat talebi uygun, makul bir miktar olmalıdır. Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/634 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2020/1553 Esas, 2020/1861 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.12.2021 tarihli ve 2020/70247 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarının ve vekalet ücretinin az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının 22.01.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 24.01.2009 tarihinde tutuklandığı, 07.09.2010 Yapılan incelemede davacı hakkında "silahlı terör örgütü üyeliği" ve "6136 sayılı yasaya muhalefet" suçlarını işlediğinden bahisle iddianame düzenlenerek İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine dosyanın gönderildiği, davacının 22.01.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 24.01.2009 tarihinde tutuklandığı, 07.09.2010 tarihinde tahliyesine karar verildiği ve davacının tutuklanmasına neden olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/15 sayı ve 24.01.2009 tarihli tevkif müzekkeresinin infaz gördüğü anlaşılmıştır. Davacının tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler için davacının sosyal ve ekonomik durumu ile üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı sürede dikkate alınarak 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Manevi tazminatın belirlenmesinde; objektif bir kriter olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre vb. hususlar da gözetilmek suretiyle zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak belirlenmesi gerekirken fazla manevi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunarak; hükmün birinci fıkrasında yer alan manevi tazminat miktarına ilişkin "100.000,00 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "50.000,00 TL" ibaresi eklenmek sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 E., 2019/293 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.01.2009 07.09.2010 tarihleri arasında 593 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
- 05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıktan fazla hesaplanan nisbî avukatlık ücreti yerine ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücrete hükmolunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2020/1553 Esas, 2020/1861 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44