Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/9773

Karar No

2023/2968

Karar Tarihi

14 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/370 E 2016/26 K

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna muhalefet

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin,14.01.2016 tarihli ve 2015/370 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği;

1 Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2 Eksik inceleme ile karar verildiğine,

3 Diğer temyiz sebelerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A.Yerel Mahkemenin Kabulü

Yapılan yargılama, toplanan deliller, iddia, sanık savunması, keşif zaptı, bilirkişi raporları, Silifke Müze Müdürlüğüne ait 18/03/2015 tarihli rapor, nüfus ve sabıka kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre: 17/03/2015 günü kolluk makamlarınca yapılan tahkikatta İmamuşağı Mahallesi Boğsak Mevkiinde bulunan sanık ...'na ait evin dam kısmına kat çıkıldığı, ayrıca foseptik çukuru kazıldığı, çıkan toprağın kazılan çukurun kenarına yığıldığı, foseptik çukurun üzerinin beton ile kapatıldığının tespiti üzerine soruşturmaya başlandığı, dava konusu evin bulunduğu 102 ada 33 nolu parselin Adana kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 29/04/2005 gün ve 627 sayılı kural kararı ile tescil edilmiş olan 3. Derece erkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı bilirkişi raporuyla sabit ise de mahkemesince yapılan keşifte de gözlemlendiği üzere izinsiz olarak yapılan duvarların yıkılmak suretiyle eski halinde getirildiği, foseptik çukuru açısından ise sanığın "daha öncesinde Silifke'nin Taşucu Mahallesi'nde oturuyordum, yaklaşık bir yıldır dava konusu evde oturmaktayım, evin bulunduğu yerde daha önceden bulunan foseptik çukuru tehlike oluşturduğu için üzerini beton ile kapattık. İddia edildiği şekilde yeni bir çukur değildir. Evin bulunduğu yerden ileriye doğru giden toprak bir yol vardır, bu yolu düzelttik, düzeltme işlemi sebebiyle çıkan toprak, iddianamede bahsi geçen topraktır, bizim kazmamız neticesinde çıkan bir toprak değildir." şeklinde savunmada bulunduğu, savunmasının dosya kapsamına uygun olduğu, sanığın duvarı yıkması da dikkate alınarak sanığın suç kastıyla hareket etmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Sanık savunmasında;"Davaya konu ev tapuda adıma kayıtlıdır, ailem ile birlikte bu evde kalırız, evin bulunduğu yerin sit alanı olduğunu bilmiyordum, daha öncesinde Silifke'nin Taşucu Mahallesi'nde oturuyordum, yaklaşık bir yıldır dava konusu evde oturmaktayım, evin bulunduğu yerde daha önceden bulunan foseptik çukuru tehlike oluşturduğu için üzerini beton ile kapattık. İddia edildiği şekilde yeni bir çukur değildir. Evin bulunduğu yerden ileriye doğru giden toprak bir yol vardır, bu yolu düzelttik, düzeltme işlemi sebebiyle çıkan toprak, iddianamede bahsi geçen topraktır, bizim kazmamız neticesinde çıkan bir toprak değildir. Ayrıca evin çatı kısmına bir oda yapmayı düşündük fakat sit alanı olduğunu öğrenince vazgeçtik, göstermiş olduğunuz fotoğraftaki duvarı yıktık, beraatimi istiyorum, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması dahil tüm lehe hükümlerin uygulanmasını istiyorum." şeklinde beyanda buşunmuştur.

IV. GEREKÇE

Olay tarihinde kolluk birimlerine 3. Derece arkeolojik sit alanında kazı ve inşaat yapıldığının ihbarı üzerine, kolluk birimlerince olay yerine gidilerek inceleme yapıldığı, sanığın suça konu alanda bulunan mevcut tek katlı evin üzerine biriket malzeme ile duvar ördürdüğü, evin önüne foseptik çukuru kazıldığı ve çıkan toprağın kazılan çukurun kenarına yığıldığının görülmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı , mahkemesince yapılan keşif akabinde alınan arkeolog bilirkişi raporunda; sanık tarafından yapılan bu inşa i işlerin, inşa i ve fiziki müdahale olduğu, ayrıca III. Derece arkeolojik Sit Alanı'nda bulunduğundan Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan izin alınarak yapılabileceğinin bildirildiği, her ne kadar mahkemece sanığın izinsiz olarak yapılan duvarların yıkılmak suretiyle eski hale getirildiğinden bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de; iddianamede evin dam kısmına kat çıkıldığı, ayrıca foseptik çukuru kazıldığı, foseptik çukurunun üzerinin beton ile kapatıldığından bahsedildiği, sanığın mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadesinde foseptik çukurunun tehlike oluşturmasından dolayı beton ile kapattıklarını evin bulunduğu yerdeki toprak yolu düzelttiklerini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında keşif akabinde alınan bilirkişi raporunda ise evde ve balkonda farklı inşaat malzemeleri ve teknikleri kullanmak sureti ile yağmurluk ve güneşlik yapıldığının tespiti karşısında; sanığın suça konu parselin sit alanında kaldığını öğrenmesine rağmen eylemine devam ettiği anlaşılmış, 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesi gereğince sit alanı içerisindeki her türlü inşai ve fiziki müdahale için koruma kurulundan izin alınması gerektiği, sanık tarafından 3. arkeolojik sit alanındaki işleminin izin alınmaksızın yapıldığı, eylemin arkeolojik sit alanına izinsiz fiziki müdahale niteliğinde olduğunun tespiti karşısında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraatine dair hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin,14.01.2016 tarihli ve 2015/370 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanunakarar2863hukukîtemyizmuhalefettevdiinesüreçv.olgularsebeplerigerekçesayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim