Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8536

Karar No

2023/2951

Karar Tarihi

14 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/2087 E., 2020/2713 K.

SUÇ: Taksirle yaralama

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın mahkumiyetine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin,12.02.2020 tarihli ve 2017/92 (E) ve 2020/58 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, katılan ...'ya yönelik eylemi nedeni ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 nci maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; katılan ...'ya yönelik eylemi neticesinde ise 5237 sayılı Kanun'un 86 nci maddesinin birinci fıkrası, 87 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2022 tarihli ve 2021/21963 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.İstinaf Savcısının Temyiz Sebebi;

Eylemin olası kastla yaralama vasfında olduğuna, cezanın fazla olduğuna,

B.Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi;

Sanığın kasten eyleme sebebiyet verdiği, cezanın az olduğuna, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

C.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi;

Bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiğine,

Araçta ABS sisteminin olup olmadığı araştırılmadan el freninin çekilmiş olduğu katılanların soyut beyanı ile kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2017/92 (E) ve 2020/58 (K) sayılı kararı ile;

"...Olay günü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken arka koltukta oturan ve alkollü olan sanık ...'in el frenini aniden çekmesi neticesinde meydana gelen kaza sonucunda ... ve ...'nın yaralandıkları, ...'nın kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte; ...'nın ise yaşamını tehlikeye soktuğu, vücudunda kemik kırıklarına neden olduğunun hastane raporlarından anlaşıldığı, sanığın el frenini çektiği hususu gerek katılanların gerekse de özellikle tanık ...'nın beyanlarından anlaşıldığı, kazanın meydana geliş şekli itibariyle de kazayı gören tanıklar ve kaza yapan aracın içerisinde bulunan katılanların beyanlarının örtüştüğü de dikkate alınarak sanığın savunmalarına itibar edilmemiştir. Katılanlarda meydana gelen zarar, olayın meydana geliş şekli, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak, her iki katılana yönelik eylemi nedeni ile sanık ayrı ayrı teşdiden cezalandırılmıştır..." gerekçeleri ile sanık hakkında her iki katılana karşı ayrı ayrı olası kastla yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olup, bu karara karşı katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır.

2.Kaza tespit tutanağına göre,"... tanık ... 'in sevk ve idaresindeki (2010 model ford focus ) otomobil ile olay gecesi saat 02:07 sıralarında, aracın arka koltuğunda arkadaşı sanık ..., ..., ön koltukta ... olduğu halde, hız limitinin 70 km/s olduğu meskun mahalde ve tek yönlü yolda seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybettiği, 44 metre fren izi, 51 metre jant izi ile seyrine göre soldaki orta refüje çıktığı, orta refüj üzerindeki iki ağaca çarparak durduğu, otomobil sürücüsünün kusurlu olduğu..." şeklinde rapor edilmiştir.

3.... sürücüsü ...'in 1.34 promil alkollü olduğu, sanık ...'in 1.95 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

4.Yaralanan ... ve ... sanıktan şikayetçi olup, davaya katılmışlardır. ... sürücüsü ...'dan şikayetçi olmadıkları görülmüş, ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

5....'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati fonksiyonlarına (6) ağır derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, ...'nın hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeycek, duyulardan ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olacak şekilde yaralandığı doktor raporlarından anlaşılmıştır.

  1. ... içinde bulunan ..., ... ve ...'nın birbiri ile örtüşen tüm ifadelerinde, sanığın abisinin düğününden döndüklerini, alkol aldıklarını, ...'nın aracı kullandığını, arka sağ koltukta oturan ...'in birkaç defa elini uzatarak el frenini çekmeye çalıştığını, birkaç kez uyardıklarını, en son el frenini çekmesi sonucu aracın kayarak ağaçlara çarparak durduğunu, hatta ...'in parmağının da el freninin altında kalarak kırıldığını ifade etmişlerdir.

  2. Sanık tüm ifadelerinde, ...'nın aracı süratli bir şekilde kullandığını, alkollü olduğu için aracın hakimiyetini kaybettiğini, iddia edildiği gibi seyir halinde iken aracın el frenini çekmediğini, ... ve müştekiler ile arasının çok iyi olduğunu, aracın parasını kaskodan alamadıkları için hakkında suçlayıcı yönde beyanda bulundukları şeklinde savunma yapmıştır.

8.Tanık ... Beyanında "Biz arkadaşlarımızla olay günü düğünden çıkmıştık. Arkasındaki ilk ... bendim. Ben arkadan kazayı bizzat gördüm. ... çok hızlı değildi. Yaklaşık 60 80 km bir hızla seyrettiğini düşünüyorum. Düz yolda giderken bir anda ... yalpalamaya başladı. Sonra refüje girdi. Aracı kullanan kişi yani sürücü ... alkollüydü. ...'da alkollüydü. Biz aracı hemen sağa çektik. Arabanın yanına doğru koştuk. ...'in bilinci açıktı sadece. Ben birşey yapmadım. Dedi. Arabada ..., ... vardı. Sağ önde...vardı. Kötü durumdaydı. Daha sonra ben bu olayın nasıl gerçekleştiğini sorduğumda el frenini ...'ın çektiğini söylediler. Ama ... bunu kabul etmiyor. ...'ın sarhoş olduğu için ve eğlence amaçlı olarak bunu yaptığını söylediler. Biz zaten müşteki ve sanık da dahil 4 çok yakın arkadaştık. ...'ın daha önceden el freni çekme gibi benzer olayları yapmışlığı vardır. Kendisi araba kullanırkende buna benzer şaka amacıyla arabayı kullanış biçiminden de kaynaklı olarak şahit olmuşluğum vardır. ... kazadan hemen sonra yere doğru yan olarak yatık ve eli de ön tarafa doğru uzanık bir vaziyeteydi. Arka arabada olduğum için ...'ın kaza anında el frenini çekip çekmediğini göremedim. Ben sadece gördüklerimi söylüyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/2087 E., 2020/2713 K. sayılı kararının gerekçesinde, "... Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29/03/2018 tarih, 2018/95 esas, 2018/3658 karar sayılı emsal kararında da belirtildiği gibi, sanığın olay anında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği ancak ... içerisinde bulunanların yaralanmasını istemediği, el frenini çekmek suretiyle kazaya neden olduğu, kazanın olabileceğini ve ... içerisinde bulunan, kendisinin ve diğer yolcuların yaralanabileceğini öngördüğü ve bu haliyle de eylemin bilinçli taksir kapsamında kaldığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın bilinçli taksirle birden çok kişiyi yaralamaya sebebiyet vermek suçundan TCK 89/4,22/3,62 maddeleri gereğince neticede 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar vermiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Oluş ve dosya kapsamına göre, tanık ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, saat 02:07 sıralarında, tek yönlü yolda seyir halinde iken, arka koltukta oturan ve alkollü olan sanık ...'in el frenini aniden çekmesi neticesinde, aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve orta refüj üzerine çıkarak ağaçlara çarparak durduğu olayda; yolda 51 metre jant sürtünme izinin bulunduğu, ... ve ...'nın yaralandıkları, ...'nın kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte; ...'nın ise yaşamını tehlikeye soktuğu, vücudunda kemik kırıklarına neden olduğunun hastane raporlarından anlaşıldığı, sanığın el frenini çektiği hususu, olay yerindeki jant sürtünme izinden, katılanların ve ... sürücüsünün değişmeyen ifadelerinden anlaşılmakla; sanığın eyleminin bilinçli taksirle yaralama suçunu oluşturduğu, neticeyi öngörmesine rağmen, sanık tarafından sonucun istenmediği, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket ettiği anlaşılmakla, İstinaf savcısı ve katılanlar vekilinin olası kastla yaralama suçunu oluşturduğuna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/2087 E., 2020/2713 K. sayılı kararında, istinaf savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizisteminintevdiinev.taksirleolgularsüreçyaralamaonanmasınasebeplerigerekçereddiesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim