Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8817
2023/284
6 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2018/551 Esas, 2020/588 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2021/47 Esas, 2021/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca "... müştekinin suç tarihinde alışveriş merkezi içerisinde yürüyen merdivenlerden yukarıya doğru çıktığı sırada arkasında kalan sanığın etek altından fotoğrafını çektiğinin iddia edilmesi karşısında, eylemin sabit görülmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı, bu suçun 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamında suçlardan olduğu ... dava şartı olan uzlaşma hükümleri uygulanmadan karar verildiği ..." nedeniyle ile hükmün bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 08.07.2021 tarihli ve 568 sayılı kararına istinaden dosyanın devredildiği ... 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/754 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2021/903 Esas, 2022/785 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.10.2022 tarihli ve 2022/93787 sayılı, sanık müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan ... vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan ceza verilmesinin ve paraya çevrilmesinin isabetsiz olduğuna, verilen ceza miktarının eksik olduğuna, her bir katılan lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir
-
Katılan ... vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan ceza verilmesinin ve paraya çevrilmesinin isabetsiz olduğuna, verilen ceza miktarının eksik olduğuna, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir
-
Sanık müdafiinin temyiz istemi, cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, beraate karar verilmesi gerektiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen cinsel taciz suçundan kamu davası açılmış olup; 07.10.2020 tarihinde mahkemece sanığın beraatine karar verilmiş ve bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından 10.03.2021 tarihli ilamıyla “söz konusu eylemin, sabit görülmesi halinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı ve bu suçun uzlaşma kapsamında olması sebebiyle dosyanın esası incelenmeksizin” uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır.
Taraflarca uzlaşma sağlanamaması üzerine yargılamaya devam edilmiştir.
... şikayetçi sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde, olay günü Armada AVM kapalı otoparkından AVM içerisine giriş yaptığını, AVM içerisine girdiğini elinde cep telefonu ile konuştuğunu gördüğü şahsın yürüyen merdivenlerin başında durduğunu, kendisinin şahsın yanından geçerek yürüyen merdiven ile yukarı doğru çıktığını ve bir elin bacaklarına temas ettiğini hissettiğini, bu sırada ters istikametten yürüyen merdivenden aşağı doğru inen ismini polis merkezinde öğrendiği ... isimli bayanın sanığın arkadan flash açık bir vaziyette etek altı fotoğrafını çektiğini bağırarak söylediğini, bunun üzerine şahsın bir anda hızlı bir şekilde merdivenleri çıktığını, çıkışa doğru gitmeye başladığını beyan etmiştir.
04.05.2018 tarihli tutanakta, olay günü otopark içerisinde yürüyen merdivenlerde meydana gelen cinsel taciz olayı ile ilgili sanığın yakalandığı, sanık hiçbir kimsenin görüntüsünü çekmediğini beyan ederek incelenmek üzere, sanığa ait telefonun tuş kilidinin açıldığı, görevlilere incelenmek üzere verdiği, kendi rızası ile teslim içerisinde 0532 xxx xx xx numaralı hat bulunan Lenovo marka cep telefonun incelendiği ve herhangi bir görüntüye ve videoya rastlanmadığının belirtilmiştir.
08.05.2018 tarihinde CD inceleme tutanağında; olayın olduğu yeri gösteren kamera kayıtlarının incelendiğinin görüldüğü, iki farklı CD'nin gönderildiği, söz konusu CD'ler incelendiğinde; her ikisine ait görüntülerde sanığın katılanın etek altı görüntüsünü çektiğine dair görüntülere rastlanmadığı anlaşılmıştır.
Bilgi alma tutanağı kapsamında ifadesine başvurulan ..., katılan ...'nin arkasında yürüyen merdivenlerden yukarı doğru sanığın çıktığını, sanığın cep telefonunu bayanın etek altına görecek şekilde uzattığını, flash'ın yandığını fark ettiğini, sanığın katılanın etek altı görüntüsünü çektiğini düşündüğünü, bunun üzerine bayana seslenerek şahsın fotoğraflarını çektiğini söylemiştir.
Bilgi alma tutanağı kapsamında ifadesi alınan ... sanığın katılanı taciz ettiğini görmediğini, aynı şekilde ifadesine başvurulan ... ve ... beyanlarında, sanığın etek altı görüntüleri çektiğini görmediğini beyan etmişlerdir.
Sanık beyanlarında ise, suçlamaları kabul etmediğini, iftira atıldığını, tutanaklarda adı geçen polislere rızası doğrultusunda telefonunu teslim ettiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.
Tanık ... ... merkezinin işletme yöneticisi olarak görev yaptığını, olayı görmediğini beyan etmiştir.
Tarık Gürbüz Özdemir beyanında, olay günü Alışveriş Merkezi Polis Merkezi nöbetçi amiri olduğunu, savcı talimatı ile telefonun incelenmesinin istendiği, telefonu kendisinin incelediğini, telefonda bayana ait hiçbir resmin olmadığını belirtmiştir.
Tanık Tuğrul Alptekin mahkeme aşamasındaki beyanında, kendisinin ... Pazarı isimli ... yerinde çalıştığını, bir bağırtı geldiğini, hırsız var yakalayın denildiğini, bir bayanın hırsız var dediğini, sonrasında da aynı bayanın fotoğrafının çekildiğini söylediğini, kendisini buna anlam veremediğini, ilk olarak hırsız sonrasında fotoğrafının çekildiğini dediklerini beyan etmiştir.
Sanık tarafından hazırlatılan uzman mütalaasında da, olay günü üretilen ya da çekilen herhangi bir fotoğrafa videonun rastlanmadığının bildirildiği, fotoğrafları ve videoları kalıcı olarak silmek amacıyla kullanılan herhangi bir yazılı ve uygulama olup olmadığına ilişkin yapılan incelemede, fotoğraf ya da videoları kalıcı olarak silen herhangi bir uygulamaya rastlanmadığının belirtildiği, olay tarihinde çekilmiş kayıtlar arasında yürüyen merdivende çekilmiş olan görüntü yahut bir kadına ait topuklu ayakkabı yahut etek altı, vücut, bacak, ayak ve benzeri görüntülerin hiçbirine rastlanılmadığı belirtilmiştir.
Tanık Şener İzgi beyanında, polis amiri vekili olarak görev yaptığını, sanığın telefonlarında yer zemin görüntülerinin olduğunu, ayakkabı görüntülerinin olduğunu fakat mağdur tarafına dönük dokunma, temas ya da cinsel saldırı ile alakalı bir görüntü görmediğini, görüntülerde iki ayak görüntüsünün büyük ihtimalle sanığın kendi ayağını ait olduğunu ifade etmiştir.
Tanık ... kovuşturma aşamasında da aynı ifadelerini devam ettirdiği, sanığın katılanın eteğin altına telefonunu uzattığını gördüğünü, bundan sonra sanığın kaçmaya çalıştığını, sanık tarafından herhangi bir temas olduğunu görmediğini, telefonun değdiğini görmediğini beyan etmiştir.
Tanık ... mahkeme aşamasında beyanında olayı görmediğini beyan etmiştir.
Tanık ..., Armada Alışveriş Merkezinde olay günü Armada alışveriş merkezinde güvenlik amiri olarak çalıştığını, iddianamede atılı bulunan suça ilişkin bir görüntü kaydını görmediğini beyan etmiştir.
Tanık Aykut ..., olay günü AVM'nin içerisinde merdivenden çıkarken tam karşısında bulunan ... Pazarı adlı ... yerinde çalışan olarak görev yaptığını, arkasından bir bayanın hırsız var yakalayın şeklinde söz sarf ettiğini, olayı görmediğini beyan etmiştir.
Tanık ... istinabe suretiyle, katılana ait herhangi bir fotoğrafa ve video kaydına rastlanmadığını, kendisinin ... Yenimahalle İlçesi Emniyet Müdürlüğüne bağlı olarak Çiftlik Merkezi Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığını beyan etmiştir.
Tanık ... Doğan, Çiftlik Polis Merkezi Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığını, Armada AVM' den gelen ihbar neticesinde olay yerine gittiklerini, yapılan incelemede telefonda gördüğünün sadece zemin görüntüsü olduğunu, yürüyen merdiven görüntüsü olmadığını beyan etmiştir.
16.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda, video görüntülerinde sanığın yürüyen merdivenlerde katılan bayan ile görünme süreleri toplam ''...07...'' ... olduğu, görüntülerde sanığın hareket halindeki yürüyen merdivende dik durumda olduğu, bedenen tam göründüğü anda telefonunun sağ kulağında olduğu tespit edilmiş ve yürüyen merdiven görüntülerinde sanığın telefonla görüntü aldığına fotoğraf ve çektiğine dair herhangi bir görüntü tespit edilemediği bildirilmiştir.
Sadece tanık ...'nin sanığın suçu işlediğine dair bir beyanın bulunduğu, flashın açıldığını ve sanığın katılanın etek altı görüntülerini çektiğini gördüğünü beyan ettiği, bununla beraber, tanığın beyanını destekleyen bir tutanak ve görüntü kaydının olmadığının anlaşıldığı, ilk önce hırsız var şeklinde söz söylendiğinin tanık Aykut ...'nın beyanlarında ifade edildiği, bu ifade dikkate alındığında, tanık ... 'nin olayı yanlış anlamış yahut farklı yorumlamış olabileceği kuşkusunun oluştuğu, birtakım ifadeler insanların yaşadığı olaylar, hassasiyet gösterdiği konular ve travmalar neticesinde farklı olarak aktarılabileceği, bu sebeplerle dinlenen tüm tanık beyanları, bilirkişi raporları ve düzenlenen tutanaklarla beraber birlikte olayın tek tanığı olduğu ileri sürülen tanık ...'nin beyanı değerlendirildiğinde; tanık ...'nin beyanlarına itibar edilmesi noktasında tereddütün hasıl olduğu, sanık hakkında ceza yargılamasında mahkumiyet kararı verilebilmesi için söz konusu beyanın yahut delilin her türlü şüpheden uzak olması gerektiğinin açık olduğu, bu sebeplerden dolayı olayın tek tanığı olan tanık Serpil'in kuşku içeren, diğer tanık beyanları, ilgili tutanak ve olaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu ile teyit edilemeyen beyanlarına itibar edilmemiştir.
Tanık beyanının hukukumuz açısından önemli delil olduğu, hatta bazı dosyalarda mahkumiyet için yeterli delil de oluşturduğu, fakat olay anına ilişkin birden fazla delil toplanmışsa bu delillerin birlikte değerlendirilmesinin gerektiği, olayı aydınlatacak kamera kayıtları ve telefona ilişkin araştırma sonucunda belirlenen tespitler olması halinde, belirlenen görüntü kayıtlarına üstünlük tanınması gerektiğinin açık olduğu, zira, beyan delillerinin ispat bakımından sahip olduğu değere ilişkin açıklamalara şerh olarak şunu düşebiliriz ki; kimi zaman sehven, kimi zaman kasti olarak yanılma, doğrudan sapma ihtimali bu delil türü bakımından her zaman mevcut olduğu, buna karşılık görüntü kayıtları yahut inceleme yapılan telefona ilişkin kayıt ve tespitlerin yanılma, doğrudan sapma ihtimali beyan delillerine göre daha az olduğu değerlendirilmiştir.
Katılanın beyanlarına bakıldığında, sanığın arkasında olduğunu, söz konusu fiili işlediğine dair görgüye dayalı bir beyanın olmadığı, sadece hissettiğini ifade ettiği, bu ifadesinin her türlü kuşkudan uzak sanığın eylemi gerçekleştirdiğini ispatlamadığı, sanığın geçmişte bir suçu işlemesi bu dosyada sübut açısından değerlendirilmede dikkate alınmayacağı, fakat sübut noktasında hiçbir şüphe olmadığı takdirde sanığa verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşma açısından etkili olduğunun değerlendirildiği, sonuç olarak mahkeme aşamasında dinlenen diğer tanıkların beyanlarına bakıldığında, sanığın işlediği iddia olunan eylemi gerçekleştirdiğine dönük hiçbir beyanın olmadığı gibi olaya ilişkin düzenlenen tutanaklarda da sanığın telefonunda üzerine atılı eyleme dönük bir görüntü yahut video kaydına ilişkin herhangi bir tespitin olmadığı anlaşılmıştır.
Katılan vekilleri akıllı cihazların sadece kayıt yapmadığını, aynı zamanda ayna görevi görerek kayıtları başka tarafa da aktarabileceğini, bu hususun da mahkememiz tarafından dikkate alınmasını istedikleri, bu durum değerlendirildiğinde, söz konusu bu iddianın varsayımsal bir argüman olduğu, hukukta varsayımsal önermeler ve argümanlar ile kanaat elde edilmeyeceğinin açık olduğu, ayrıca olayın gerçekleştiği iddia olunan yerlere ilişkin kamera kayıtları alanında uzman bilirkişilere incelettirilerek düzenlenen raporda, sanığın suçu işlediğine dair bir görüntü kaydının olmadığının tespiti yapıldığı anlaşılmakla, bu hali ile her ne kadar sanığın söz konusu suçu işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesi olsa da mahkumiyetine yeter kuşkuyu tamamen yenen ve ortadan kaldıran delillerin ve tespitlerin olmadığı değerlendirilmesi ile sanığın değişmeyen ve örtüşen ifadelerine itibar edilmesi gerektiği vicdani kanaati ile sanığı cezalandırmaya yetecek kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin "yüklenen suçun sanık tarafından işendiğinin sabit olmaması" amir hükmü ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlayan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğini gösterir mahkumiyetine yeter delil olmadığından özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay günü akşam saatlerinde Armada AVM'nin otopark giriş kapısından müştekiden kısa bir süre önce giriş yaptığı, güvenlik noktasından geçtikten sonra kulağına kulaklık takarak cep telefonunu eline aldığı, bu sırada aynı yerden çarşıya giriş yapan müştekinin yürüyen merdivenlere yöneldiği, sanığın da müştekinin hemen arkasından yürüyen merdivenlere yöneldiği, merdivenlerden çıktıkları sırada müştekinin birkaç basamak gerisinde olan sanığın elindeki cep telefonunun flashını açarak müştekinin bacak kısmına doğru uzatıp görüntü almaya çalıştığı, bu esnada karşı yönden yürüyen merdivenden inmekte olan tanık ...'nin bunu görüp müştekiyi "telefonun flashı açık görüntünüzü alıyor hanfendi" şeklinde uyarması üzerine sanığın telefonunu geri çektiği, panikle hızlıca merdivenleri çıkıp koşmaya başladığı, müştekinin bağırması üzerine etraftan gelen kişilerin sanığı yakaladıkları, olayın emniyete intikal ettiği anlaşılmış, olayın oluş biçimi bu şekilde kabul edilmiştir.
Sanık tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmemiş, suçsuz olduğunu savunmuştur.
Müşteki ve sanık daha evvel birbirini tanımayan, olay günü orada tesadüfen bulunan iki kişidir. Olayı gördüğünü ifade eden ve her aşamada aynı şekilde ifade veren tanık ...'nin de tarafları tanımadığı, tesadüfen olay yerinde bulunduğu ortadadır.
Sanıkla hiçbir husumeti bulunmayan tanık ... mağdurun birkaç basamak gerisinde bulunan sanığın elindeki cep telefonunu flashı açık bir şekilde müştekinin eteğinin altına doğru uzattığını net bir biçimde görmüş ve bunu tereddütsüz olarak anlatmıştır.
Sanığın bu eylemi gerçekleştirmediği yönünde aksi bir delil bulunmamaktadır. AVM kamera görüntülerinde yürüyen merdivenlerde bulundukları esnadaki görüntüler yer almamaktadır. Sanık soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, 29.06.2020 tarihli ilk derece mahkemesindeki ifadesinde yürüyen merdivenlerden çıktığı sırada cep telefonuyla konuştuğunu ifade etmiş, çözümü yapılan kamera görüntülerinde güvenlik noktasından geçmesinden sonra sanığın cep telefonunu kulağına götürdüğü ve telefonla konuştuğu bilirkişi raporuyla vurgulanmış, istinaf aşamasında dairemizde yapılan yargılamada olay günü ve saatinde herhangi bir görüşme yapıp yapmadığının tespiti açısından HTS kayıtları getirilmiş ve olay anını kapsar biçimde sanık tarafından gerçekleştirilen bir görüşmenin olmadığı tespit edilmiş, sanık bu durumu o sırada eşini aramaya çalıştığı, telefonun çekmediği şeklinde açıklayarak önceki ifadelerinden farklı biçimde herhangi bir telefon görüşmesi yapmadığını söylemiştir.
Sanık mağdurun uzun bir etek giydiğini, mağdurun etek altını çekebilmek için bütün gövdesiyle eğilmesi gerektiğini, bu şekilde bir iddia ve tespitin bulunmadığını savunmuş, mağdurun yürüyen merdivenlerde sanıktan 2 3 basamak önde olduğu dikkate alındığında eğim farkından dolayı sanığın gövde kısmının mağdurun gövde altı kısmına denk geldiği, kamera görüntülerinde eteğinin sol tarafında yırtmaç bulunan mağdurun bu şekilde vücudu ile eğilmesine gerek kalmadan elini uzatarak görüntüsünü çekme olanağının bulunduğu değerlendirilmiştir.
Katılan İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılamada sanığın daha evvel bu şekilde bir eylemin faili olduğunu belirterek buna dair evrakları dosyaya kazandırmış, sanık hakkında 09.07.2015 tarihinde Ulus metrosunda merdivenlerde bir kadının etek altı görüntülerini çektiği iddiasıyla soruşturma yapıldığı, olayın mağdurunun sanıktan şikayetçi olmaması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2015 tarih 2015/63635 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Katılanın beyanları, katılanın beyanlarını doğrulayan ve dairemizce itibar edilen tanık ...'nin anlatımı, olay yeri kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamıyla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, ilk derece mahkemesince suçun sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi dosya kapsamıyla uyumlu görülmediğinden hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Cep telefonunun flashının açık olması ve telefonu mağdurun etek altına doğru uzatmasından da anlaşıldığı üzere kamera fonksiyonunu aktif hale getirdiği cep telefonunun çekim yönünü mağdura doğru odaklayarak onun bilgisi ve rızası dışında görüntülerini kayda almaya çalışması, kayıt altına alınmaya çalışılan görüntülerin mağdurun özel hayatına ve mahremiyetine ait görüntüler olduğu, bu görüntülerin umuma açık yerde ele geçirilmeye çalışılmasının mağdurun bu alandaki her görüntüsünün kaydedilip elde bulundurulmasına rıza gösterdiği anlamına gelmeyeceği, mağdurun özel yaşam alanına ilişkin görüntülerin rızası dışında kaydedilmeye çalışmasının özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır.
Olay sonrası sanıktan ele geçirilen cep telefonunda mağdura ait bir görüntünün tespit edilemediği, üzerindeki cep telefonunda tespit edilen görüntülerin yakalanmasını sağlamaya yönelik arbede sırasında açık telefondan istem dışı kaydedilen AVM zemin görüntüleri olup olay yerine ait görüntünün bulunmadığı, olaydan yaklaşık 2 ay sonra AVM kapalı otoparkında bulunup sanığın eşine iade edilen onun adına kayıtlı cep telefonu üzerinde herhangi bir incelemenin yapılmadığı ve dolayısıyla iddia edildiği gibi mağdura ait bir görüntünün bu telefondan da elde edilemediği, sanığın telefon ele geçirilene kadar görüntüleri sildiğinin ispatlanamadığı, sanığın görüntü almak üzere telefonun kamera fonksiyonunu aktif hale getirip, çekim yapmak üzere mağdurun etek altına doğru uzatarak suçun icra hareketlerine başladığı ancak karşı taraf merdivenlerden inen tanığın fark edip mağduru haberdar etmesi üzerine kendinden kaynaklanmayan bir nedenle eylemini tamamlayamadığı dikkate alındığında suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerekmiş, teşebbüsün geldiği aşama, meydana gelen zarar ve tehlikenin yoğun olmadığı dikkate alınarak sanık hakkında verilen cezada takdiren yarı oranında indirim yapılmıştır.
Suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, cezanın olası etkileri dikkate alınarak sanık hakkında takdiri indirim uygulanmıştır.
Sanığın talebi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmamıştır.
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezası, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre günlük miktarı takdiren alt hadden uzaklaşılmak suretiyle belirlenip adli para cezasına çevrilmiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmedilmiş, ikinci cümlesi gereğince bir kat artırım yapılarak 2 yıl hapis cezasına hükmedilmiş, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yarı orasında indirim yapılarak 1 yıl hapis cezasına hükmedilmiş, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince takdirin 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezasına hükmedilmiş, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca günlüğü 30 TL'den 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bir alışveriş merkezinin otopark giriş kısmında bulunan yürüyen merdivenden alışveriş merkezinin üst katına doğru çıkan katılan ...'in arkasında bulunan sanığın cep telefonu ile katılanın etek altı görüntüsünü çektiği iddiası üzerine yapılan soruşturma sonunda sanık hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama üzerine İlk Derece Mahkemesince eylemin özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek ve sanık hakkında mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile beraate karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin suçun sübutuna ilişkin, katılan ... katılan Kurum vekilinin verilen ceza miktarına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir."şeklindeki hüküm karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... ve katılan ... lehine ayrı ayrı, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... ve katılan ... vekillerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2021/903 Esas, 2022/785 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin birinci ve ikinci paragrafında yer alan "katılan" ve "katılana" ibarelerinin hükümden çıkarılması ve yerlerine sırasıyla "katılan Müşide Gizem ve katılan ...", "katılan Müşide Gizem ve katılan ... Bakanlığına ayrı ayrı" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 58. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22