Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2160
2023/2837
12 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/46 E., 2021/529 K.
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/1180 Esas, 2015/663 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince neticeten 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/1180 Esas, 2015/663 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve 2019/7188 Esas, 2020/6025 Karar sayılı kararı ile basit yargılama hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/46 Esas, 2021/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince neticeten 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.04.2022 tarihli ve 2022/6488 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Hükmedilen ceza miktarının fazla olduğuna,
3.Şikayet yokluğu sebebiyle kamu davasının düşürülmesi kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
- Mahkemece, ''...Mahkememizce yapılan yargılama ve delillerin değerlendirilmesi sonucu; Yargıtay 12 CD nin 16/11/2020 tarihli 2019/7188 Esas 2020/6025 Karar sayılı bozma ilamı ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Mahkememizce 2014/1180 esas 2015/663 karar sayılı dosyasında sanık hakkında taksirle yaralama suçundan yapılan yargılamaya binaen verilen mahkumiyet kararı, sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz yasa yoluna götürülmüş olup, Yargıtay 12 CD tarafından mahkememiz kararı üzerinde yapılan temyiz incelemesinde sanık hakkında yargılaması yapılan suçun 7188 sayılı yasa değişikliği ile CMK 251/3 maddesine eklenen basit yargılama usulü kapsamında kalan suçlardan olması sebebiyle sanık hakkında söz konusu usulün uygulanmadığı gerekçesiyle bozmuş olup mahkememizce bozma kararındaki eksiklikte giderilerek sanık hakkında YENİDEN yapılan yargılamada;
Sanık ...'ın suç tarihi olan 31/10/2014 günü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... ile belediye binası karşısında park halinde iken U dönüşü ile manevra yaptığı sırada karşı şeritte plakasız motosiklet ile seyir halinde olan katılan ...'e çarpmak sureti ile meydana gelen kazada, tanık beyanları, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca şerit değiştirmenin yasak olduğu yerden karşı şeridi kontrol etmeden U dönüşü yaptığı için kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, katılanın ise kendi şeridinde normal bir hızda seyir halinde olması nedeniyle kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, olayın oluşu ve mevcut delil durumu dikkate alınarak sanık vekilinin tanık dinlenmesi ve diğer delillerin toplanması yönündeki taleplerinin yargılamaya yenilik katmayacağı anlaşıldığından reddine karar verildiği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek her ne kadar eylemine uyan TCK 89/1,2 b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gereği hasıl olsa da dosya kapsamında keşif ve tanık deliline başvurulmuş olması dosyanın gelmiş olduğu aşama, tensip zaptında basit yargılama usulüne ilişkin seçimin yapılmamış olması, iddianame kabul tarihinin 01/01/2020 tarihinden önce olması, dosyanın yargıtaydan dönmesi nedeniyle yargılamanın sürümcemede bırakılmaması için taktiren basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek sanık hakkında aşağıdaki gibi hüküm kurma cihetine gidilmiştir...''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
- 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan;
(1)''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir''
Şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece 08.04.2021 tarihli 1 nolu celsede basit yargılama hükümlerinin uygulanmaması yönünde karar verilerek genel hükümlere göre yargılamaya devam olunarak, karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Katılanın kati adli muayene raporu dosyada mevcuttur.
-
Kolluk güçlerince tanzim olunan 31.10.2014 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin (b) fıkrasında yer alan;
''...
b) Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır.
...''
Kuralına uymadığından bahisle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
-
Yargılama aşamasında mahkemece keşif üzerine aldırılan polis memuru bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda, sanığın şerit değiştirmenin yasak olduğu yerden, karşı yönden gelen trafiği kontrol etmeksizin U dönüşüne geçip, motosiklet sürücüsü katılanın idaresindeki aracın geçiş istikametini kapattığı olayda, neticeye dikkatsiz hareketleriyle tam kusuruyla sebebiyet verdiği bildirilmiştir.
-
Taraflar uzlaşamamış, katılanın şikayeti devam etmektedir ve katılanın zararı karşılanmamıştır.
-
Sanık aşamalarda, kazaya yalnızca katılanın kusurlu hareketinin neden olduğunu, kendisinin kusursuz olduğunu ileri sürmüştür.
IV. GEREKÇE
Sanığın idaresindeki otomobille, meskun mahalde, gündüz vakti, dubalarla bölünmüş geçişin yasak olduğu iki gidiş, iki gelişten oluşan asfalt kaplama caddede seyri sırasında, U dönüşü yaptığı esnada, aracının sağ arka kısımlarına, geçiş istikametini kapattığı düz seyreden katılan ...'in idaresindeki motosikletin ön kısımlarıyla çarptığı, sanığın geçişin yasak olduğu yerden manevra yapmak suretiyle tam kusuruyla bir kişinin vücudunda 4. dereceden kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
A)Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması için başka engeli bulunmayan sanık hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11 250 esas, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ''...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararın, maddî zarar olduğu, manevî zararı kapsamadığı, ancak söz konusu maddî zararın da hâkimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin uygulanabilmesi için, diğer koşulların varlığının yanında, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi...” koşulunun yerine getirilmesi gerektiği ancak katılanın zararının giderilmediğini belirttiği, sanığın da zararı giderdiğine ilişkin iddiasını her türlü şüpheden uzak, somut bir şekilde karşıladığını kanıtlayamadığı gözetildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B) Ceza Miktarına İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin vücudunda dördüncü dereceden kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek yapılan ceza tayininde isabetsizlik görülmemiştir.
C) Şikayetçinin Şikayet Hakkının Bulunmadığına, Şikayet Süresinin Geçtiğine İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden;
Katılanın suç tarihinden itibaren 6 aylık yasal şikayet süresi içerisinde 17.11.2014 tarihinde kolluk huzurunda alınan ifadesinde, sanıktan şikayetçi olduğunu bildirdiği ve aşamalarda şikayetinin devam ettiği anlaşılmakla bu husustaki temyiz istemi reddolunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/46 Esas, 2021/529 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:37:31