Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3539
2023/2782
12 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/560 E., 2023/4 K.
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/681 Esas, 2021/826 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (c) fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/560 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 125 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 5 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.04.2023 tarihli ve 2023/22787 sayılı, ''hükmün temyiz edilemez olduğu'' gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince temyiz talebinin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın kusuru bulunmadığına, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'ndan rapor alınması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü saat 17:15 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, tek yönlü yolda seyir halindeyken sağa doğru manevra yaptığı sırada aracının sağ yan kısımları ile aynı istikamette gerisinden gelerek kendisini aynı şeritte sağından geçmek isteyen katılanın sevk ve idaresindeki motosikletin sol yan kısımlarına çarptığı, kaza nedeniyle katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı olayda; mahkemece;
''... Sanığın araçla seyir halindeyken olay yerine geldiğinde bir anda kasis gördüğü sebebiyle kasisten kurtulmak için direksiyonu kırdığı ve aracını sağa doğru yanaştırarak kasisten kurtulduğu, ancak aynı anda arkasından motosikletiyle seyir halinde bulunan müştekinin güvenli mesafe bırakmaksızın takip ettiği için ve aynı anda sanığın aracının sağından kendisini geçmeye çalıştığı için sanık direksiyon kırdığı anda aracın sağıyla motosikletin çarpışması olayının gerçekleştiği ve bu olayda sadece bir aracın geçebileceği yolda sanığın manevra yapması kendisinin kusurlu olduğunu göstermez. Yani olayda kusursuzdur. Kazanın oluşumundaki kusur tamamen girmemesi gereken otomobilin sağındaki boşluğa dalan katılanındır...'' gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
-
Katılan sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
-
Sanık kusuru bulunmadığını savunmuştur.
-
Kaza tespit tutanağında, keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
-
Adli Tıp Kurumu raporunda;
''...A Sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında sağa manevra yaptığı sırada geriden gelen ve kendisini seyir halinde olduğu şerit içerisinde sağından geçmek isteyen motosiklete çarptığı olayda, olayın oluş şekli itibariyle atfı kabil bir kusuru yoktur.
B Müşteki sürücü ... idaresindeki motosiklet ile ön ilerisinde kendisi ile aynı şerit içerisinde seyir halinde olan otomobili dikkate alarak seyrini bu otomobilin gerisinde güvenli mesafe bırakarak sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, nizamlara aykırı bir şekilde aynı şerit içerisinde önünde bulunan aracı sağından geçmek istediği sırada bahsi geçen sanık idaresindeki aracın sağa manevra yapması sonucu çarpıştıkları kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurludur.'' kanaati bildirilmiştir.
- Bölge adliye Mahkemesince Karayolları Fen Heyetin'den alınan raporda özetle; sanığın dikiz aynası ve yan aynalar ile de gerisindeki trafiği kontrol ettikten sonra sinyal verip sağ şeride doğru doğrultu degiştirmesi gerekirken, bu tedbirlere riayet etmemesi neticesinde; arkadan yolun orta çizgisine yakın bir mesafeden gelen katılan motosiklet sürücünün seyir şeridine aniden fren ve intikal mesafesi içerisinde geçmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği, olayda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, katılanın olayı önleyecek yeterli zamanının olmadığından kusurunun bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
''Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğunun rapor edildiği, itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda ise meydana gelen kazada sanığın kusursuz, müşteki motosiklet sürücüsünün ise asli ve tam kusurlu olduğu rapor edildiği halde katılan tarafın itirazına rağmen raporlar arasında çelişki giderilmeden sanığın beraatine dair hüküm kurulmuş olması nedeniyle katılan vekilinin istinaf talebinin duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiş... Kaza tespit tutanağı, yerel mahkemece düzenlenen keşif sonucu alınan kusur raporu, Karayolları Trafik Fen Heyetinden alınan bilirkişi raporu ile doğrulanmış olmakla Adli Tıp Kurumu kusur raporu ile aradaki çelişkinin giderildiği, hükme esas alınan kusur raporlarının oluşa ve tüm dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme beraat hükmünün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir...''
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
- Tebliğname Yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi:
''Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile iptal; Yeniden Düzenleme: 20/2/2019 7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları''nın temyiz edilemez olduğunu düzenlemesi karşısında, ilk kez Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği, karar tarihinin iptal kararından sonra oluşu birlikte değerlendirildiğinde hükmün temyiz edilebilir olduğu anlaşılmıştır.
- Sanık Müdafiinin temyiz istemi yönünden;
A. Kaza tespit tutanağı, yerel mahkemece düzenlenen keşif sonucu alınan kusur raporu, Bölge Adliye Mahkemesince Karayolları Trafik Fen Heyetinden alınan bilirkişi raporu ile doğrulanmış olmakla Adli Tıp Kurumu kusur raporu ile aradaki çelişkinin giderildiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/560 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:37:31