Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9509
2023/2777
11 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1840 E., 2020/502 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 07.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin ait 7644 kg çaya kaçak olabileceği şüphesiyle 19.01.2013 tarihinde el konulduğunu,davacı hakkında 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan yapılan yargılama neticesinde beraati ile 7644 kg çayın müvekkiline iadesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleştiğini, ancak; müvekkiline ait olan çayların imha edilmiş olması nedeniyle iadesinin mümkün olmadığından CMK'nın 141/1 j maddesi gereğince 200.000 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
-
Davalı vekili 25.04.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
-
Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin,25.04.2019 tarihli ve 2019/185 Esas 2019/173 Karar sayılı kararı ile davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.05.2020 tarihli ve 2019/1840 Esas 2020/502 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.11.2021 tarihli, davacı vekilinin hükmü yasal süresi geçtikten sonra temyiz ettiği gerekçesiyle süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; ceza mahkemesi kararında davacının tazminat hakkının hatırlatılmadığına ve gerekçeli karar ve kesinleşme şerhinin taraflara tebliğ edilmediğine, bu nedenle davanın süresinde açılmadığından reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; Başkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2013 tarih, 2013/42 Esas, 2013/152 karar sayılı kararının 04.04.2014 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle davanın en geç yasal kesinleşme tarihi olan 04.04.2014 tarihini takip eden 1 yıl içerisinde açılması gerektiği halde 07.02.2019 tarihinde açıldığından davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; davanın tümüyle reddine karar verilmesi karşısında, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasına dördüncü bent eklenerek "4 Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden CMK'nın 142/9 ve AAÜT uyarınca 1.056,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Başkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/42 Esas, 2013/152 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait 7644 kg çaya 19.01.2013 tarihinde el konulduğu, davacı hakkında 5607 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan yapılan yargılama neticesinde davacının beraatine ve 7644 kg çayın müvekkiline iadesine karar verildiği, beraat hükmünün 04.04.2014 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tâbi olduğu anlaşılmıştır.
7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası ile Covid 19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; ... 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ... ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03/.020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Maddenin 2. fıkrasında; Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler bu maddenin kapsamı dışında tutulmuştur. 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.
Yukarıda açıklanan düzenleme dikkate alındığında, davacı vekilinin yokluğunda verilen ve 16.05.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 13.06.2020 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Somut olayda; ilk derece mahkemesince 28.05.2019 tarihine duruşma günü verildiği ancak duruşma yapılmadan ve Cumhuriyet savcısı hazır bulundurulmadan tensip tutanağı düzenlenmek suretiyle dosya üzerinden inceleme yapılarak davacının süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 142/7, 188/1. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.05.2020 tarihli ve 2019/1840 Esas 2020/502 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 6. Ağır Ceza Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53