Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9521
2023/2775
11 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/245 E., 2020/394 K.
HÜKÜM: İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 14.11.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilinin seçim günü silah taşımak suçundan yapılan yargılama neticesinde Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2015 tarihli 2014/1165 Esas ve 2015/793 Karar sayılı kararıyla 20 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suça konu silahın müsaderesine karar verildiğini, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen müsadere kararı uygulanarak mülkiyeti davacıya ait olan silahın iade edilmediğini, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın askıda bir karar olup, hükmün infazı bakımından sonuç doğuracak nitelikte olmadığını, bu bağlamda HAGB kararıyla birlikte verilen müsadere kararının bu hükme bağlı olduğundan askıda bir karar olduğundan kesinleştiğinden söz edilemeyeceğini, davacı tarafından silahın davacı tarafa iadesine dair yapılan başvuru neticesinde mahkemenin ek kararla talebi yerinde görerek silahın yediemin olarak davacıya iadesine karar verdiğini ancak silahın daha öncesinde adli emanet memurluğu tarafından zor alımına gönderilen silahın üçüncü kişilere satıldığını, bu durumun özel mülkiyet hakkının ihlal anlamına geldiğinden zararın CMK'nın 141 inci maddesinin 1. Fıkrasının j bendi kapsamında karşılanması gerektiğini belirterek söz konusu zarar nedeniyle 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
-
Davalı vekili 05.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
-
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/486 Esas 2019/467 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/245 Esas 2020/394 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında Seçim günü Silah taşıma yasağına aykırı hareket etme suçundan dolayı Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1165 Esas ve 2015/793 Karar sayılı dava dosyası ile yargılamasının yapılarak mahkumiyet hükmü tesis edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suça konu silahın 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi gereğince müsadere edilmesine dair karar verildiği, kararın 27.10.2015 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece 01.08.2019 tarihinde ek karar ile müsaderesine karar verilen suça konu silahın yediemin sıfatı ile davacı da bırakılmasına dair karar verdiği,ancak ek karar tarihinden önce müsaderesine karar verilen silah ile ilgili olarak 06.07.2018 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı aracılığı ile silahın 3. kişiye satılmış olduğu anlaşılmakla; ek karar tarihinin silahın devlet eli ile 3. kişiye satılma tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra olduğu, kaldı ki davacı hakkında yerel mahkemece verilen HAGB kararı ile birlikte 5 yıl denetime tabi tutulduğu,kararın kesinleşme tarihinden bu yana davacının denetim süresinin halen devam ediyor olması hususları nazara alındığında dava açma koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla; CMK'nın 142/1. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye, kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmamasına, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmamasına, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olmasına ve incelenen dosya kapsamına göre; yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli 2014/1165 Esas 2015/793 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının seçim günün silah taşımak suçundan hakkında yapılan yargılama neticesinde eylemine uyan 298 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin atfı ile aynı Kanunun 171 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suçta kullanılan silahın müsaderesine karar verildiği, kararın 27.10.2015 tarihinde kesinleştiği, davanın müsadere tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen, ‘’hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder’’ hükmü karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte müsadere kararı verilmesi durumununda, müsadere kararı asıl hükme bağlı bir karar olduğundan asıl hüküm açıklanıncaya kadar müsadere hükmünün hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmadığından;
Somut olayda, davacı hakkında seçim günü silah taşımak suçundan yapılan yargılama sonucunda; davacının cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, suçta kullanıldığı iddiası ile silahın müsaderesine karar verildiği, Dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek; mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da davacının beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmemesinden dolayı dosyanın yeniden ele alınarak düşme kararı verilmesi üzerine müsadere kararının hukuki sonuç doğurma yeteneğinin kalmayacağı ve dolayısı ile müsadere kararının kesinleşmesinin beklenmeden silahın Milli Savunma Bakanlığına devredilmesi işleminin hukuka aykırı bir hal alacağı ve müsadere kararının infazı nedeni ile davacının oluşan zararlarına ilişkin olarak tazminata hak kazanacağı gözetilerek, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiğinin araştırılması ve mahkemenin 01.09.2019 tarihli ek kararıyla sanık müdafisinin talebinin kabulü ile ruhsatlı silahın yediemin sıfatıyla muhafaza edilmek üzere davacıya tevdiine ilişkin kararı da gözetilerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/245 Esas 2020/394 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53