Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6581

Karar No

2023/275

Karar Tarihi

6 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 24.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının adam öldürme suçlanması ile 14.08.2012 tarihinde göz altına alınıp 17.08.2012 tarihinde serbest bırakıldığını, daha sonra 19.11.2012 tarihinde tekrar göz altına alınıp 22.11.2012 tarihinde tutuklandığını, 19.04.2013 tarihinde tahliye edildiğini, 12.09.2014 tarihinde beraat kararı verildiğini, beraat kararının 28.11.2016 tarihinde onanıp kesinleştiğini, davacının tutuklanmadan önce ticaretle uğraştığını ve aylık ortalama 5.000,00 TL kazancı olduğunu, ceza evinde her ay için ortalama 1.000,00 TL harcama yaptığını belirtip 42.000,00 TL maddi ve 258.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 17.03.217 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine verilmesini talep etmiştir.

3.... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2017 tarihli ve 2017/78 Esas, 2017/218 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2017/2801 Esas, 2018/2438 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz talebinin kesinlikten reddi ile davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkindir.

  2. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının kasten öldürme suçundan 14.08.2012 17.08.2012 tarihleri arasında gözaltına alınarak salıverildiği, 19.11.2012 tarihinde tekrar gözaltına alınarak üç günlük gözaltı süresinin ardından ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/50 sorgu sayılı kararı ile 22.11.2012 tarihinde tutuklandığı, 19.04.2013 tarihli kararı ile davacının tahliye edildiği, yine mahkemece 12.09.2014 tarih, 2013/147 esas, 2014/268 karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2015/5682 esas, 2016/4093 karar sayılı kararı ile 28.11.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin başka bir cezadan mahsup edilmediği, tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporunda: davacının göz altında kaldığı 14.08.2012 17.08.2012 tarihleri için toplam net asgari ücretin 67,33 TL olduğu, 19.11.2012 19.04.2013 tarihleri arasındaki süre için toplam net asgari ücretin 3.461,22 TL olduğunu belirtmiştir.

Davanın 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine dayandığı, davacı hakkındaki suçlama nedeniyle gözaltında ve tutuklulu kaldıktan sonra beraat ettiğinden 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince tazminata hak kazandığı tespit edilmiştir.

Davacı tutuklanmadan önce plaj işlettiğini belirtmiş ancak davacı tarafından işe ve gelirine ilişkin belge ve kayıt temin edilemediği, dosya içerisindeki belge ve bilgilere göre maddi zarar hesabına ilişkin somut bir belgeye de rastlanmadığı anlaşıldığından davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen aylık net asgari ücret miktarlarının dikkate alınması suretiyle maddi tazminatın hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esas alınarak davacının gözaltında kaldığı 14.08.2012 17.08.2012 tarihleri arasındaki süreler için 67,33 TL maddi tazminatın 14.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine ve 19.11.2012 19.04.2013 tarihleri arası için 3.461,22 TL maddi tazminatın 19.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Davacının cezaevinde yaptığı harcamalar talep edilmiş ise de, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere cezaevi harcamalarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine istinaden talep edilemeyeceği gerekçesiyle bu hususa ilişkin maddi tazminat talebi reddedilmiştir.

Davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler için sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, tutuklanmasına neden olan olayın oluş tarzı, suçun niteliği ile gözaltı ve tutuklulukta kalınan 153 günlük süre gözetilerek her gün için takdiren 40 TL olmak üzere toplam 6.120,00 TL tazminatın hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu kanaatine varılarak 6.120,00 TL manevi tazminatın 14.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, 14.08.2012 17.08.2012 tarihleri arası hükmedilen maddi tazminatın eksik belirlendiği gerekçesi ile maddi tazminatın 73,97 TL ye çıkarılarak ve 19.11.2012 19.04.2013 tarihleri arası hükmedilen maddi tazminatın eksik belirlendiği gerekçesi ile maddi tazminatın 3.843,19 TL ye çıkarılarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/147 Esas, 2014/268 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürme suçundan 14.08.2012 17.08.2012 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, 19.11.2012 19.04.2013 tarihleri arasında 151 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, toplamda 154 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 12.09.2014 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.11.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının talep ettiği tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren faiz talep etmesine rağmen gözaltı tarihinden itibaren faize hükmolunması temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden:

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 47.530,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek esastan ret kararının verilerek toplam tazminat miktarının 10.037,16 TL olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden:

B.1. Hükmedilen Maddi Tazminatın Az olduğuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;

Davacı plaj işlettiğini belirtmiş ise de herhangi bir belge sunmadığı, 18.05.2017 tarihli duruşmada da davacı vekilinin belge temin edemediklerine dair beyanı karşısında, gözaltında ve tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.2. Hükmedilen Manevi Tazminatın Az olduğuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin,01.11.2018 tarihli ve 2017/2801 Esas, 2018/2438 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden ;

Gerekçe bölümünde (B.2.) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2017/2801 Esas, 2018/2438 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.süreçgerekçesebeplerireddinebozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim