Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9784

Karar No

2023/2742

Karar Tarihi

11 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/435 E., 2020/28 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

KARAR: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 14.05.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında kasten öldürme suçundan 28.04.2008 14.04.2011 tarihleri arasında haksız olarak gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

  2. Davalı vekili 20.06.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı, tutuklu kaldığı sürenin mahsup edilip edilmediği, davacının tutuklu kaldığı tarih itibariyle aylık net gelirinin ne kadar olduğu araştırılmalıdır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Vekalet ücreti konusunda 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan değişiklik göz önünde bulundurulmalıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

  3. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/255 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/435 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.12.2021 tarihli ve 2020/31965 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/389 (2010/485) Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; "kasten öldürme" suçu nedeniyle yapılan soruşturma sırasında davacının gerekçeli karar başlığında yazıldığı üzere 28.04.2008 tarihinde gözaltına alınıp 29.04.2008 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama sonucunda 11.06.2009 tarihinde mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet kararının yargıtayca bozulduğu yeniden yapılan yargılama neticesinde 14.04.2011 tarihinde yeniden mahkumiyetine karar verilerek aynı gün tahliyesine karar verildiği, bu mahkumiyet kararının da yargıtayca yeniden bozulduğu, en son mahkemece yapılan yargılama sonucunda 30.12.2014 tarihinde beraatine karar verildiği, kararın yargıtayca onanarak 18.03.2019 tarihinde kesinleştiğinin, 18.04.2019 tarihinde şerh edildiği, işbu tazminat davasının süresi içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, 2 yıl 11 ay 16 gün gözaltı ve tutukluluk süresi bulunduğu, bu sürenin mahsubuna ve tazminata konu edinildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, tutuklama müzekkeresinin tam süre ile infazda kaldığı anlaşılmaktadır.

Dava dosyasında mevcut davacıya ait adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği incelenmiş, kolluk marifetiyle davacının sosyal ve ekonomik durumu araştırılmış, davacının işlediği iddia olunan eylemi nedeniyle gözaltında ve tutuklulukta kaldığı 2 yıl 11 ay 16 günlük süre nedeniyle yürürlükte bulunan net asgari ücret üzerinden hesaplanan 19.694,42 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 28.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacının haksız koruma tedbiri nedeniyle manevi tazminat istemine yönelik olarak sosyal ve ekonomik statüsü, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı 2 yıl 11 ay 16 günlük süre, duyduğu manevi acı ve üzüntü, üzerine atılı suçun niteliğinin toplumdaki yansıması, kişisel ve ailevi durumu ile tazminat hukukunun genel ilkeleri gözetilerek 35.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 28.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Haksız koruma tedbiri nedeniyle açılan tazminat davalarında, davacının maddi zararının; sabit ücretli çalışan olması halinde aylık ücret veya geliri, işsiz olması veya gelirinin asgari ücret altında olması halinde ise gözaltı veya tutuklu kalınan döneme ait net asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiği, hesap yapılırken, gözaltı ya da tutuklulukta geçirilen her bir ayın kaç gün çektiğine bakılmaksızın, davalının aylık ücret yada geliri ne ise her takvim ayı için o miktarda davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği, tam ay dışındaki artık günlerde ise davalının aylık ücret ya da gelirinin o ayın gün sayısına bölünüp bulunan neticenin gözaltı ya da tutuklulukta geçirilen gün sayısı ile çarpılmak suretiyle hesap edilmesinin gerektiği göz önünde bulundurularak; davacı lehine maddi tazminat olarak 19.668,48 TL ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama yapılarak maddi tazminatın 19.694,42 TL olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunduğundan; hükmün birinci fıkrasının; ''Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 19.668,48 TL maddi tazminatın 28.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine'' şeklinde yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/389 E., 2014/503 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 28.04.2008 14.04.2011 tarihleri arasında 1081 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 18.03.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;

1.Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/435 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.süreçsebeplerigerekçebozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim