Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6132
2023/2698
11 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/2323 E., 2018/1508 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 16.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2048 soruşturma sayılı kararı ile "terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlamalarından (gizli şifreli telefon programı olan bylock olduğu iddiasıyla) 26/08/2016 tarihinde tutuklandığını ve Çanakkale E tipi Kapal Cezaevinde 165 gün tutuklu kaldığını, müvekkiline ait telefonda bylock kullandığı iddiası ile başlatılan soruşturma kapsamında en son alınan güncel Emniyet yazı cevabında bahse konu şifreli programların olmadığı ve vekil edenin FETÖ/PDY ile hiçbir ilişiğinin olmadığının ortaya çıktığının ve hakkındaki tutukluluk kararının kaldırılarak 16/02/2017 tarihinde takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin cezaevinde kaldığı süre boyunca toplamda 1.685, 85 TL, manevi tazminat ile ilgili olarak ise müvekkilinin hayatının tamamını Çan ilçesinde geçirdiğini ve hayatının tüm evrelerinde (sosyal hayat , okul hayatı, gençlik evresi ile iş ve spor yaşatısı dahil) herkesin birbirini tanıdığı bir çevre içerisinde yaşamış ve tanınmıştır, bulunduğu ilçenin kednine mahsus kati dğerleri olan milli kimliği ön palanda yer alan ve bu konudaki tutum ve duruşundan taviz vermeyen hassas değerleri olan bir yer olduğunu, evlerine gelen adli kolluk görevlilerince Terör örgütü üyesi olarak mahallenin gözleri önünde kelepçelenerek bebeğinin anlamalır ile apar topar göz altına alındığını, bir günlük gözaltı süresinden sonra 6 ay kadar da suçsuz yere tutuklu kaldığını, çevresinde oluşan izlenim sebebiyle komşuluk ilişkilerini kaybettiğini, siyasi kimliğinin zedelendiğini, ailesi dışında bir çok yakınınıkaybettiğini, 165 gün boyunca haksız şekilde tutuklu kaldığını, kendisine Terörit muamelesi yapılmış yanında sadece hayat arkadaşı eşinin durduğunu, tutuklandığını henüz 1 yaşını doldurmuş bebeği bulunduğunu, tutukluluk kararı kaldırıldıktan sonra dahi çıkarıldığı işyerindeki işine devam edemediğini ve kendisinin toplam tarafından Fetöcü olarak anılmaya devam etttiğini ve bu durumun müvekkilinde telafisi güç manevi hasarlar bıraktığını, bu sebeple, haksız olarak tutuklulukta geçirdiği süre için Biga C.Başsavcılığının 2016/201448 sayılı kararına istinaden 14.967,85 tl maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere her iki tazminatın da tutuklama tarihinden itiaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı taraftan alınarak vekil edene verilmesine karar verilmesini, yargılama gidereri ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 08.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 5271 sayılı Kanunun 142/3 maddesi gereğince tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gerektiğini , davada istenen tazminatın belgelerle teyit edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2017/153 Esas, 2018/257 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/2323 Esas, 2018/1508 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Cezaevi masraflarının maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine,
2.Maddi tazminat hesabının son maaş üzerinden yapılması gerektiğine,
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından Biga Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/2048 sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığı ve 26.08.2016 tarihinde Biga Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığı, 08.02.2017 tarihinde ise tahliye edildiği, toplamda 165 gün tutuklu kaldığı tespit edilmiştir.
Bununla birlikte davacı hakkında Biga Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/2048 sayılı dosyası ile 16.02.2017 tarihinde Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, davacının talebine ilişkin Mahkememizce alınan 04.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 8.748,35 TL maddi tazminat miktarının dosyaya uygun, denetlenebilir ve yerinde olduğu kabul ve itibar edilmekle ve bu tazminat miktarına haksız fiil tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi ile nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılan suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta geçen süre ile hak ve nefaset ilkelerine uygun olarak manevi tazminat miktarı takdiren 5.000,00 TL olarak hüküm altına alınmış ve bu tazminat miktarınında haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
''Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmedilmesi,
Yine tazminat davasına esas dosyaya ilişkin tutuklama sebebiyle cezaevi masrafları gibi benzeri giderler dahil edilmeden davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden ve günlük olarak hesaplanan 7.328,48 TL yerine hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak ve dahil edilmemesi gerekli cezaevi masrafları olarak tespit edildiği belirtilen 1.219,80 TL dahil edilmek suretiyle toplam 8.748,35 TL olarak maddi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı hazine vekilinin istinaf başvuruları bu yönüyle yerinde ise de; belirtilen hukuka aykırılığın yeniden yargılamayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nun 303 ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1 b maddeleri gereğince düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, hüküm fıkrasının manevi tazminata ilişkin (1) numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "5.000,00 TL " ibaresinin çıkartılması ve yerine "15.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle,
Yine hükmün maddi tazminata ilişkin (2) numaralı bendinde maddi tazminat miktarı olarak yazılı "8.748,35 TL " ibaresinin çıkartılması ve yerine "7.328,48 TL" ibaresinin yazılması,
Hükmün vekalet ücretine ilişkin (4) numaralı bendinde vekalet ücreti olarak yazılı "1.649,76 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "2.679,41 TL" ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2048 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 26.08.2016 08.02.2017 tarihleri arasında 166 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 16.02.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Cezaevi masraflarının maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının talep etmiş olduğu cezaevi masrafları 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Maddi tazminat hesabının son maaş üzerinden yapılması gerektiğine lişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının iş akdinin tutuklanma tarihinden önce 18.08.2016 tarihinde feshedildiği anlaşıldığından, tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hüküm tarihi itibariyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/2323 Esas, 2018/1508 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53