Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6311

Karar No

2023/2696

Karar Tarihi

11 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/3779 E., 2019/786 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 16.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında müvekkilinin 17/08/2017 tarihinde gözaltına alındığını, telefonunda Bylock kaydının bulunduğundan bahisle 21/08/2017 tarihinde tutuklandığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27/12/2017 tarih ve 2016/180056 soruşturma sayılı yazısı ekinde bulunan MİT tarafından hazırlanan Bylock listesinden çıkartılanlara ilişkin listenin illere gönderilmesi sonrasında müvekkilinin 28/12/2017 tarihinde resen tahliye edildiğini, müvekkilinin toplam 133 gün gözaltında/tutuklu kaldığını, Özen Emeksan Orman Ürünleri şirketinde yetkili ve sorumlu kişi olmakla birlikte mobilya tasarımcısı olan müvekkilinin tutukluluğu nedeniyle mobilya firmasının ciddi bir zarara uğradığını, iş sözleşmelerinin askıya alındığı ve işlerin gecikmesine sebebiyet verdiğini, Tokgöz İnşaat şirketi ile yaklaşık 3.500.000 TL'lik bir sözleşme yapıldığını, söz konusu gecikme nedeniyle oluşacak zararların müvekkilinden tanzim edileceğini, FETÖ iddiası nedeniyle müvekkilinin yeni iş alamadığını ve eski işlerde ciddi zararlar gördüğünü, müvekkilinin aylık kazancının 12.500 TL olduğunun sorgu zaptından da anlaşılacağını, bu hususlar dikkate alındığında müvekkilinin zararının oldukça kapsamlı ve büyük olduğunu, müvekkilinin yaşadığı bu sürecin ailesine büyük bir darbe olduğunu, her bir aile ferdinin üzüntüsünün müvekkil üzerinde misliyle moral çöküntüsü yarattığını, eşi çocukları ve ailesinden ayrı kalması ve onları yanlız bırakmasının müvekkilinin maneviyatında derin üzüntü oluşturduğunu, müvekkilinin anne ve babasının umre seyahati öncesinde pasaportlarına el konulduğunu ve dini görevlerini yerine getiremedikleri gibi yapmış oldukları bütün masrafların boşa gittiğini, müvekkilinin haksız gözaltı ve tutuklanma sonucu yaşadığı elem ve kederin manevi açıdan tazmininin gerektiğini, bu nedenlerle 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17/08/2017 tarihinden itibaren itibaren işletilecek en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 11.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle;Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/13590 soruşturma sayılı dosyasında verilen Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşmemiş olduğunu bu nedenle Dava şartları oluşmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, uygulanan koruma tedbirinin haksızlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, maddi ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacının maddi ve manevi zararının mevcut olmadığını, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, dayanak gösterilen savcılık kararının suçtan zarar görme ihtimali bulunan devlet açısından kesinleşmediğinden davanın usulden reddine, bu talebin uygun görülmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilerek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

  3. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2018/228 Esas, 2018/309 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2018/3779 Esas, 2019/786 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine,

2.Manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine,

3.Resen görülecek sebeplere,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacı hakkındaki Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair kararın 05/01/2018 tarihli olduğu, bu kararın kesinleştiği, davacının davayı 25/04/2018 tarihinde açtığı anlaşıldığından davanın süresi içerisinde olduğu görülmüştür.

Davalı Batman Muhakemat Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda davacının aynı konuda açmış olduğu tazminat davasına rastlanılmadığının belirtildiği, UYAPta yapılan araştırmada davacının aynı konuda açmış olduğu başka bir davanın bulunmadığı görülmüştür.

Davacının tutuklu kaldığı tarih itibariyle yürürlükteki asgari ücret tutarının 1.404,06 TL olduğuna dair İş Kur tarafından cevap verildiği görülmüştür.

Dosya kapsamında davacının 17/08/2017 tarihinde gözaltına alındığı, Batman 2. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimliğinin 21/08/2017 Tarih, 2017/319 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2017 tarihli re'sen tahliye kararı ile tahliye edildiği, tutukluluğa ilişkin infazın 21/08/2017 tarihinde başladığı, 28/12/2017 tarihinde tahliye sebebi ile bittiği, davacı hakkında Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 05/01/2018 tarihli 2017/13590 soruşturma, 2018/1392 karar sayılı, şüphelinin By lock isimli program kullandığı iddiası ile yakalama ve gözaltı yapılmış ise de, By lock kullanıcısı olmadığı yönündeki tespiti ve şüphelinin Fethullahçı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını gösterir veya üzerine atılı suçu işlediği yolunda herhangi bir delil elde edilemediği gerekçesiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiği,

Davacının talebinin CMK.nın 141.maddesi kapsamında kaldığı, davacının maddi tazminata ilişkin davacının sözleşme örnekleri sunduğu, davacının mobilya firması olduğu aylık kazancının 12.500 TL olduğunu belirtmiş ise de kazancını gösteren bir belge bulunmadığı, sözleşme yüzünden uğradığı zararı belgelendirilmediği, dosyaya sunacağı başka bir delilinin olmadığı, sunduğu belgelere göre karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla sanığın zararına ilişkin başkaca delilleri sunmamış olması ve tutuklu kaldığı sürelerde gelirine ilişkin ispatlayıcı belge sunmaması da dikkate alınarak yerleşik Yargıtay kararları da nazara alınarak sanığın gözaltı ve tutuklu kaldığı sürede geçerli olan ve bir örneği dosya içinde yer alan Asgari Ücret çizelgesinden anlaşıldığı üzere, bilirkişi raporu da dikkate alınarak 6.224,40 TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak gözaltı tarihi olan 17/08/2017 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karra verilmiştir.

Davacının terör örgütü iddiası ile tutuklu kaldığı (talep tarihi ile bağlı kalınarak) 17/08/2017 tarihin ve 28/12/2017 tarihleri arasında davacının sosyal ekonomik durumu, yüklenen suçun niteliği, gözaltında kaldığı süre, paranın satın alma gücü ve davacının eline geçebilecek miktar nazara alınarak 9.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak gözaltı tarihi olan 17/08/2017 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

''Manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının esastan incelemesinde; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı sürenin uzunluğu birlikte değerlendirildiğinde, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktarının belirlenmediği, manevi tazminat miktarının güncel koşullara göre az miktarda tespit edildiği anlaşıldığından; davacının istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmekle manevi tazminatın yeniden değerlendirilmesi gerekmiş olup HMK'nın 353/1 b 2 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan manevi tazminat yönünden hüküm kısmının B bendinde yer alan (.... 9.000,00 TL manevi tazminatın ....) ".... 12.000,00 TL manevi tazminatın ...." şeklinde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/13590 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.08.2017 28.12.2017 tarihleri arasında 133 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 05.01.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

1.Maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Tutukluluk dönemi içerisinde maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hüküm tarihi itibariyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

3.Resen görülecek sebeplere ilişkin temyiz sebebi yönünden;

15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı yükseltilmesine rağmen kabul edilen toplam tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.186,92 TL nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (3.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2018/3779 Esas, 2019/786 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hükmün üçüncü fıkrasında bulunan ''1.826,93 TL'' ibaresi çıkarılarak yerine "2.186,92 TL" yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafv.süreçhükmündüzeltilerektemyizisteminintevdiinekonusureddine''hukukîonanmasınagerekçesebepleribaşvurularınınesastanreddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim