Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/3722

Karar No

2023/2686

Karar Tarihi

7 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/614 E., 2015/775 K.

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜMLER: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/614 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği;

Sanıkların üzerlerine atılı izinsiz olarak define araştırma suçu sabit olduğu halde bu suçun kültür varlıkları bulmak için kazı ve sondaj yapma suçuyla bir ilgisinin bulunmadığı gözetilmeden sanıkların olay yerinde kazı yapmaya yarar alet bulundurmamaları ve kazı yapmamış olmaları gerekçe gösterilerek mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A.Yerel Mahkemenin Kabulü

Olay günü, iddianameye ekli soruşturma evrakının içeriğinden de anlaşılacağı üzere, aralarında öncesinden de gerginlik bulunan sanıklardan ...'un akrabaları ... ve ... ile sanıklardan ... arasında birbirine bitişik taşınmazlarına girildiği gerekçesiyle bir tartışmanın yaşandığı, bu tartışma sonucu, ilkin kolluğa ..., ...'un kendisine küfrettiğini ve kendisinin olan taşınmaza sahip çıktığını söyleyerek şikayetçi olduğu, ...'un babası ... gibi esasen aynı gerekçeyle şikayetçi olduğu, ... ve ... un ifadeleri sırasında sanık ...'ın yanında bulunan kişilerin elinden bir dedektör olduğundan bahisle ifade vermeleri üzerine sanık ... ve diğer sanıkların birlikte define aramadıkları gerekçesiyle bu soruşturma evrakının ayrılarak, ayrı bir esasa kaydının yapılıp davasının mahkememizce açıldığı, anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalarda bahsi geçen ... ve ..., Sanık ... ile aralarında önceden mülkiyet uyuşmazlığı bulanan kişiler olmakla ve ayrıca aynı olay günü aralarında bir kavga olayı da yaşanmakla, olayda tarafsız kişiler olmadıkları değerlendirildiğinden ve yine onların hazırlıktaki ifadelerinde iddia ettikleri dosyamızda davaya konu edilen fiile ilişkin tek hususun da, 4 şahıstan birisinin elinde dedektör olduğu olgusundan ibaret olması, bunun dışında herhangi bir kazı yapıldığı ya da kazı ekipmanlarının (kazma, kürek vb.) bulunduğuna ilişkin iddialarının da olmadığı değerlendirildiğinde, takdiren tanık olarak dinlenilmelerine gerek duyulmamıştır. Sanık ... vekili tarafından dosyaya sunulan tapu kaydı örneğinde suça konu fiilin geliştirildiği, icra edildiği taşınmazın miras malı olan hisseli tapu olan ve sanık ...'ın annesi Düriye BUYRUK kök mirasından gelen bir taşınmaz olduğu, dolayısıyla tarafların arasında iştirak halinde hisseli tapuya ilişkin bir uyuşmazlığın bulunduğu, yine sunulan rızaî taksim krokisi ve sözleşmesine göre, tarafların bu yerleri birbirine bitişik nizamda fiilen paylaşmış olduğu, ancak bu paylaşımdan dolayı da bir uyuşmazlığın olduğu gözlenmiştir.

O halde dosyada yapılan yargılama sürecinde ilk karar verilmesi gerekli husus, sanıklardan ...'e ait olan bir dedektör ile diğer sanıkların, ...'un da iştirak halinde malik olduğu taşınmazda define arama fiiline konu edilebilecek bir icra hareketine başlanılıp başlanılmadığı hususudur. Zira, sanıklar ellerinde bir dedektörle taşınmazda bulunduklarını kabul etmektedirler. Sanıkların savunmaları, ...'ün satın aldığı bu metal dedektörünün çalışıp çalışmadığını denetlemek amacıyla araziye bir yüzük ya da benzeri metal bir cisim gömüp, deneme yapacakları için taşınmazda bulundukları yönündedir. Bu savunmanın aksi yapılan yargılama sonucu ya da hayatın olağan akışı çerçevesinde kesin olarak kanıtlanamamıştır. Zira, söz konusu yerin özel mülke tabii bir taşınmaz olduğu ve sit alanı vb. Bir yer ya da yakınında bulunan bir yer olduğuna ilişkin dosyada ne bir tutanak ne de bir kanıtın bulunduğu ne de bu yönde bir somut iddianını yer aldığı göz önüne alındığında, yine sanıkların yanında ya da araçlarında soruşturmayı yürüten kolluk güçleri tarafından örneğin bir define bulunduğunda kazı yapmak için kazma kürek ya da benzeri kazı yapılması için gerekli aletlerden hiçbirinin bulunduğu yönünde bir bilginin olmadığı, tamamı adli emanette bulunan ve sonuçta hepsi bir dedektörün parçaları niteliğinde olan eşyaların ele geçirildiği, görgü tespit ve araştırma tutanağına göre, kazı çalışması yapıldığı iddia edien yerde herhangi bir kazı çalışması veya bir işaretlemenin olmadığının tespit edildiği de dikkate alındığında, salt dedektörün çalışıp çalışmadığını tespiti amacıyla sanıkların orada bulunduğu herhangi bir define tespiti ya da kazısına ilişkin atılı suçun icra hareketleri olarak değerlendirilebilecek bir fiilin gerçekleştirilmediği ya da bu yönde bir irade ile orada bulunulduğunun kesin olarak ıspatının yapılabileceği maddi bulgulara erişilemediği, salt dedektör denemenin (eğer sit alanı ya da benzer bir yerde bulunulmuyor ise) atılı suçun unsurlarının oluştuğu anlamında değerlendirilemeyeceği, aksi halde dedektörü izinsiz taşıma bulundurma durumunun dahi aynı suçu oluşturduğunun kabulünün gerekeceği her şeyden önce sanıklarda define arama iradesinin o an için somutlaşarak oluştuğunun ıspatının yapılamadığı, bu nedenle suçun manevi unsurunun daha başından tespitinin olanaklı kabul edilemediği, bu konuda tam bir vicdani kanının oluşmadığı yönünde, mahkememizde oluşan yasal ve vicdani kanılar çerçevesinde, sabit görülmeyen suçlarından sanıkların her birinin ayrı ayrı CMK 223/2 c) maddesi gereğince beraatlerine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Olay gecesi saat 00:40 sıralarında kolluk kuvvetlerine suça konu tarlada şüpheli şahısların bulunduğu ihbarı üzerine olay yerine intikal edildiğinde; sanıkların olay yerinde olduklarının görüldüğü ve yanlarında bir adet dedektör bulunduğu, sanıkların hobi amaçlı dedektörü denediklerini beyan ettikleri olayda;

1 Hükümden sonra 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen izinsiz araştırma yapma suçu ile 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen kültür ve tabiat varlıklarında, bunların koruma alanlarında, tespit ve tescil edilmiş sit alanlarında araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen toprak üstünde veya su altında kültür ve tabiat varlıklarının araştırılmasına yönelik eylemlerin yaptırım altına alındığı, somut durumda ise, araziye fiziki müdahale oluşturacak her hangi bir kazı izinin bulunmadığının belirlenmesi karşısında, mahkemece suça konu taşınmaz üzerinde fen ve arkeolog bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılarak sanıklar tarafından izinsiz araştırma yapılan taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı niteliğinde bulunup bulunmadığının, sit alanı içerisinde yer alıp almadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/614 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararı sayılı kararına yönelik Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanunakarar2863hukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçeaykırılıkbuyruksayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim