Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1124
2023/2683
7 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/82 Esas, 2016/103 Karar
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Hacıbektaş Sulh Ceza Mahkemesinin 01.03.2011 tarihli ve 2011/17 Esas, 2011/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
-
Hacıbektaş Sulh Ceza Mahkemesinin 01.03.2011 tarihli ve 2011/17 Esas, 2011/13 Karar sayılı kararının 01.04.2011 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 02.04.2015 tarihinde hakaret suçunu işlediği sabit kabul edilerek Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ilamı ile kesin nitelikte mahkumiyetine hükmedilmiştir.
-
Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/82 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar açıklanarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.04.2021 tarihli ve 2016/337254 sayılı, atılı suçun uzlaşma kapsamında olduğu ve uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''kişilerin huzur ve sükûnunu bozma'' suçuna ilişkin olduğu, "kişilerin huzur ve sükûnunu bozma" suçu için 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan bir yıla kadar hapis cezası'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı Kanun'un, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ''01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un
251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüştür.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/82 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53