Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/10494

Karar No

2023/2676

Karar Tarihi

7 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/246 2015/398

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Kadınhanı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/246 Esas, 2015/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.06.2019 tarihli, 2016/1039 sayılı ve "Mülkiyeti Maliye Hazinesi'ne ait, Koruma Kurulu kararıyla 2. derecede arkeolojik sit alanı kapsamına alınmış taşımaza, taşınmazın maliki olmadığı halde fuzuli şâgil konumunda müdahale edip traktörle sürdüren sanığın mevcut kanıt durumu çerçevesinde cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, süreçte toplanmış, mevcut kanıt durumuyla örtüşmeyen gerekçeyle beraatine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu" yönündeki bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Mahkemenin Kabulü

"Sanığın ilçemiz Atlantı Mahallesi, Alabaş Mevkii, 12 pafta 2421 numaralı parseldeki araziyi sürdüğü, sanığın araziyi kullandığını kabul ettiği, arazinin 2. derece arkeolojik sit alanı olduğu, sanığın savunmasında arazinin sit alanı olduğunu bilmediğini, arazinin yanında tarlasının olduğunu, bu araziyi de sürmeye karar verince daha önceden tanık ...'ün kardeşinin ektiğinden onunla görüştüğünü, sonra maliyeye, tapu müdürlüğüne, kadastro müdürlüğüne gittiğini ancak bu birimlerin kendisine arazinin sit alanı olduğunu söylemediklerini beyan ettiği, Kadınhanı Mal Müdürlüğü memuru tanık ...'in beyanında sanığa tapu evraklarına bakıp burayı sürersen senden ecrimisil bedeli alırız dediği, bilgisayardaki sistemde arazinin sit alanı olduğu yönünde uyarı çıkmadığını söylediği, 03.11.2013 tarihli iki ayrı tutanakta vatandaşların araziyi sit alanı veya arkeoloji alanı olarak bilmediklerini söyledikleri, tanıklar ..., ... ve ...'ün araziyi maliyeye ait tarla olarak bildiklerini söyledikleri, sanığın resmi makamlardan ve çevresinden arazinin sit alanı olduğu yönünde bir bilgi almadığı, bu nedenle suçun maddi unsurunda kaçınılmaz hataya düştüğü anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir."

  1. Sanığın, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 24.05.2010 tarihli ve 3773 sayılı kararı ile tescilli 2. derece arkeolojik sit alanında kalan mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı örenyerinde tarımsal faaliyetler gerçekleştirdiği yönünde yapılan şikâyet üzerine yapılan incelemelerde taşınmazda hububat ekimi yapıldığı tespit edilmiştir.

  2. Sanık ... savunmasında, suça konu yerin yanındaki tarlanın sahibi olduğunu, çobanlar koyunlarını ekili tarlasına sürdüklerinden birkaç kez mahsul alamadığını, tarlasının yanındaki araziye bir şeyler ekip koyunların girmesini önlemek istediğini, tarlayı 4 5 yıl önce tanık ... ektiği için onunla görüştüğünü, Maliye'ye olan 700,00 TL borcu ödemesi karşılığında araziyi ekmesine izin verdiğini, Maliye'ye gittiğini, görevlinin, birkaç yıl sonra kendisinden ecrimisil alınacağını söylediğini, bunun üzerine araziyi bir kez ektiğini, 6. ayda sit alanı olduğunu öğrenince tarlayı kullanmayı bıraktığını beyan etmiştir.

GEREKÇE

2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;

Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ yayım internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;

Bununla birlikte, Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı;

Ayrıca, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından da failin iyi niyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı, başka bir deyişle, Dairemizce incelenen dosyalarda sıkça karşılaşıldığı gibi, Hazine’ye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, zira bu halde failin, maliki olmadığı veya hukuka uygun şekilde yararlanma hakkını elde etmediği taşınmaza müdahalede bulunduğunu ve fiilinin hukuki korumadan yoksun olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler yönünden ilan kuralı aranmasının, hayatın olağan akışına ve mantık ilkelerine de uygun düşmediği;

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; 2. derece arkeolojik sit alanında kalan ve tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazda izin almaksızın tarımsal faaliyetler gerçekleştirmek suretiyle fiziki müdahalede bulunduğu sabit olan sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, "sanığın, suçun maddi unsurunda kaçınılmaz hataya düştüğü" şeklindeki hatalı değerlendirme ile beraatine dair hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kadınhanı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/246 Esas, 2015/398 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanunakarar2863hukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularsebeplerigerekçeaykırılıksayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim