Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/67
2023/2640
30 Aralık 2022
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/350 E., 2022/452 K.
SUÇ: Görevi Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası (5271 sayılı Kanun) gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli, 2013/414 2016/168 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
-
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli, 2013/414 2016/168 sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2020/7869 Esas, 2021/8312 Karar sayılı kararı ile;
"...I Olay tarihinde katılanın eşi ölen ... ...'ın sol kolunda uyuşma, göğüs ağrısı, sırtta ağrı ve titreme şikayetleriyle ... Devlet Hastanesi acil servisine götürüldüğü, günün nöbetçi doktoru olan sanık ...'in ölenin EKG'sini çekildiği ve üşütme teşhisi konularak kas gevşetici iğne yapılıp evine gönderildiği, ancak bir müddet sonra kalp krizi geçirerek yeniden hastaneye kaldırıldığı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat ettiği olayda; Yüksek Sağlık Şurası’nın 17 18 nisan 2014 tarihli 313 sayılı raporunda, “..Dosyadaki bilgi, belge ve bulgular değerlendirildiğinde; 29.01.2013 günü saat:20.23'de ... Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı, soğuk terleme şikayetleri ile gelen hastada yalnız EKG çekildiği, kardiyoloji poliklinik kontrolü önererek evine gönderildiği, saat:23.10'da eksitus olarak tekrar hastaneye getirildiği, akut koroner sendrom şüphesi ile gelen hastada klinik gözlemin çok daha önemli olduğu, EKG ve enzimlerin istenmesi, EKG normal olsa bile hastanın gözleme alınarak EKG ve enzim takibi yapılması, kardiyoloji konsültasyonu istenmesi gerektiği, bunları yapmayan Dr. ...'in eyleminin tıp kurallarına uygun olmadığı cihetle kusurlu olduğu, otopsi yapılmadığı ve kesin ölüm nedeni bilinmediğinden hekimin eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığına, Şuramızca oybirliği ile karar verildi...” şeklinde belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 16/12/2015 tarihli raporuna göre de; “...29.01.2013 günü saat:20.23'de ... Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı, soğuk terleme şikayetleri ile götürüldüğü, muayane edilerek EKG çekildiği, kas ağrısı düşünülerek ağrı kesici yapılarak kardiyoloji poliklinik kontrolü önerisi ile evine gönderildiği, eve gider gitmez fenalaştığı ... Hospital’e arrest olarak götürüldüğü, CPR yapıldığı, Özel Avrupa ... Hastanesi’ne saat 22.10 de de kabul edildiği, resüsitasyon yapıldığı saat 23:20'de eks kabul edildiği bildirilen ... oğlu 1973 doğumlu ... ... hakkında düzenlenmiş olan dava dosyasının tetkikinde;
1 Tıbbi belgelerde; kişinin 29/01/2013 tarihinde saat: 20:23 ... Devlet Hastanesi aciline “göğüs ağrısı, bıçak saplanır tarzda, soğuk terleme” şikayeti ile getirildiği, Dr ... tarafından muayane edildiği, TA:120/80 mmHg, ateş:36.6 ölçüldüğü, EKG çekildiği normal değerlendirildiği, saat 20:45'de Dikoron, muscoril amp uygulanarak, kardiyoloji poliklinik kontrolü önerisi ile taburcu edildiği, eve giden hastanın fenalaştığı, arrest halde ... Hospital’e getirildiği,” evde fenalaşıp bayılma nabız ve solunum durması nedeniyle getirilen hastada tansiyon ve nabız alınamadığı, pupiller dilate, kafa bölgesinde morluk var, ağrılı uyarana yanıt vermediği, CPR uygulanıldığı, 3 dak ara 23 adet Adrenalin uygulanıldığı, 45 dakikada kalp atımları başladığı, ambulans ile ... ... Hastanesi’ne nakil edildiği, saat 22:10'da ... Hospital’den entübe olarak ambulansla getirilen hastaya resüsitasyon yapıldığı, cevap alınmayarak saat 23:20'de eks kabul edilerek morga kaldırıldığı” kayıtlı olduğu, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik, toksikolojik serolojik inceleme yapılmamış olduğundan mevcut verilerle kişinin ölüm sebebinin bilinmediği,
2 Adli ve tıbbi belgelerde; kişinin 29/01/2013 tarihinde saat 20:23 ... Devlet Hastanesi aciline ''göğüs ağrısı, bıçak saplanır tarzda, soğuk terleme'' şikayeti ile getirildiği, Dr ... tarafından muayene edildiği, TA:120/80 mmHg, ateş:36.6 ölçüldüğü, EKG çekildiği normal değerlendirildiği, saat 20:45'de Dikloron, muscoril amp uygulanarak, kardiyoloji poliklinik kontrolü önerisi ile taburcu edildiği, eve giden hastanın fenalaşarak bayıldığı, arrest halde ... Hospital’e getirildiği,” evde fenalaşıp bayılma nabız ve solunum durması nedeniyle getirilen hastada tansiyon ve nabız alınamadığı, pupiller dilate, kafa bölgesinde morluk var, ağrılı uyarana yanıt vermediği, CPR uygulanıldığı, 3 dak ara 23 adet Adrenalin uygulanıldığı, 45 dakikada kalp atımları başladığı, ambulans ile ... ... Hastanesi’ne nakil edildiği, saat 22:10'da ... Hospital’den entübe olarak ambulansla getirilen hastaya resüsitasyon yapıldığı, cevap alınmayarak saat 23:20'de eks kabul edilerek morga kaldırıldığı” kayıtlı olduğu, Her ne kadar ... Devlet Hastanesi’nin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazısında,” Hastanemiz Acil Servisinde 29/01/2013 tarihinde görev yapan Dr. ...'in Hasta ... ...'a Acil Hasta Formunda görüldüğü üzere gerekli tekkileri yaptığı ve EKG sonuçlarını hastanın kendisine vererek kardiyoloji polikliniğe yönlendirdiği gözlenmektedir. Bahse konu adı geçen hastanın EKG örneği formu kendisine verildiğinden örnek form kayıtlarımızda mevcut değildir. Ancak 2013/414 Esas sayılı yazınız ekinde göndermiş olduğunuz yazı ve eklerinde belirtilen EKG formu hastanemiz demirbaşına kayıtlı 111510104157 seri nolu cihazda çekilmiş olup söz konusu EKG hastanemize aittir. ”kayıtlı olmakla birlikte dosya kapsamına dahil edilen EKG de isim yazılı bulunmadığı, EKG üzerindeki kayıtlı tarih ile hastanın hastaneye başvuru tarihleri uyuşmadığından söz konusu EKG nin kişiye ait olup olmadığı yönünde kesinlik bulunmadığı, Kişinin ölüm sebebi ve mekanizması bilinememekle birlikte; “bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı, soğuk terleme “ şikayetleri ile gelen bir hastanın hemogram, biyokimya, kardiak panel enzimlerini incelemeye yönelik kan tetkiklerinin alınarak, müşahade altına alınması ve belirli periodlarlar EKG kontrolü ve 4 saat sonra kardiak panel enzimlerinin tekrar edilerek hastanın gözlemde tutulması gerekirken hastanın şikayetlerinin kas ağrısına bağlayarak ağrı kesici ve kas gevşetici iğne uygulayarak kardioloji poliklinik kontrolü önerisi ile hastanın eve taburcu edilmesinin tıbben doğru bir yaklaşım olmadığı ve hastanın eve gider gitmez arrest olduğu da göz önüne alındığında; Dr. ...'in kusurlu olduğu,
3 Kişinin ölüm sebebi bilinemediğinden; Dr ...’in kusurlu eylemi olmaması durumunda akibetinin değişip değişmeyeceği bilinemediğinden mevcut verilerle kusurlu eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı oy birliğiyle mütalaa olunur...” görüşüne yer verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, her ne kadar dosyada içeriğine göre sanığın kusurlu eylemi ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ... olarak tespit edilememiş ise de, sanığın, ölenin olay gecesi saat 20:25’te hastaneye ilk müracaat ettiğinde şikayetlerini ayrıntılı dinleyip, “göğüs ağrısı, bıçak saplanır tarzda, soğuk terleme” şikayeti bulunduğunu da göz önüne alarak, Adli Tıp raporunda da belirtildiği üzere şikayetleri ile uyumlu hemogram, biyokimya, kardiak panel enzimlerini incelemeye yönelik kan tetkiklerinin alınarak, müşahade altına alınması ve belirli periodlarlar EKG kontrolü ve 4 saat sonra kardiak panel enzimlerinin tekrar edilerek hastanın gözlemde tutulması ve kardiyoloji konsültasyonlarını istemesi gerekirken, bunları yapmamak şeklindeki eksik ve kusurlu eyleminin TCK'nın 257/2. maddesindeki ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilerek, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu sanığın yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
II Gerekçeli karar başlığında, ölenin kimlik bilgilerinin yazılmaması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
-
... ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2021/350 E. 2022/452 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.12.2022 tarihli ve 2022/157244 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği;
Somut bir nedene dayanmayan temyiz sebeplerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
-
Olay tarihinde katılanın eşi ölen ... ...'ın sol kolunda uyuşma, göğüs ağrısı, sırtta ağrı ve titreme şikayetleriyle ... Devlet Hastanesi acil servisine götürüldüğü, günün nöbetçi doktoru olan sanık ...'in ölenin EKG'sinin çekildiği ve üşütme teşhisi konularak kas gevşetici iğne yapılıp evine gönderildiği, ancak bir müddet sonra kalp krizi geçirerek yeniden hastaneye kaldırıldığı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak öldüğü anlaşılmaktadır.
-
Yüksek Sağlık Şurası’nın 17 18 nisan 2014 tarihli 313 sayılı raporunda, “..Dosyadaki bilgi, belge ve bulgular değerlendirildiğinde; 29.01.2013 günü saat:20.23'de ... Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı, soğuk terleme şikayetleri ile gelen hastada yalnız EKG çekildiği, kardiyoloji poliklinik kontrolü önererek evine gönderildiği, saat:23.10'da eksitus olarak tekrar hastaneye getirildiği, akut koroner sendrom şüphesi ile gelen hastada klinik gözlemin çok daha önemli olduğu, EKG ve enzimlerin istenmesi, EKG normal olsa bile hastanın gözleme alınarak EKG ve enzim takibi yapılması, kardiyoloji konsültasyonu istenmesi gerektiği, bunları yapmayan Dr. ...'in eyleminin tıp kurallarına uygun olmadığı cihetle kusurlu olduğu, otopsi yapılmadığı ve kesin ölüm nedeni bilinmediğinden hekimin eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığına, Şuramızca oybirliği ile karar verildi...” şeklinde belirtilmiştir.
-
Adli Tıp Kurumu ... Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 16.12.2015 tarih, 5254 sayılı raporunda;
"...29.01.2013 günü saat:20.23'de ... Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı, soğuk terleme şikayetleri ile götürüldüğü, muayane edilerek EKG çekildiği, kas ağrısı düşünülerek ağrı kesici yapılarak kardiyoloji poliklinik kontrolü önerisi ile evine gönderildiği, eve gider gitmez fenalaştığı ... Hospital’e arrest olarak götürüldüğü, CPR yapıldığı, Özel Avrupa ... Hastanesine saat 22:10'de de kabul edildiği, resüsitasyon yapıldığı saat 23:20' de eks kabul edildiği bildirilen ... oğlu 1973 doğumlu ... ... hakkında düzenlenmiş olan dava dosyasının tetkikinde;
1 Tıbbi belgelerde; kişinin 29/01/2013 tarihinde saat: 20:23 ... Devlet Hastanesi aciline “göğüs ağrısı, bıçak saplanır tarzda, soğuk terleme” şikayeti ile getirildiği, Dr ... tarafından muayane edildiği, TA:120/80 mmHg, ateş:36.6 ölçüldüğü, EKG çekildiği normal değerlendirildiği, saat 20:45'de Dikoron, muscoril amp uygulanarak, kardiyoloji poliklinik kontrolü önerisi ile taburcu edildiği, eve giden hastanın fenalaştığı, arrest halde ... Hospital’e getirildiği,” evde fenalaşıp bayılma nabız ve solunum durması nedeniyle getirilen hastada tansiyon ve nabız alınamadığı, pupiller dilate, kafa bölgesinde morluk var, ağrılı uyarana yanıt vermediği, CPR uygulanıldığı, 3 dak ara 23 adet Adrenalin uygulanıldığı, 45 dakikada kalp atımları başladığı, ambulans ile ... ... Hastanesi’ne nakil edildiği, saat 22:10'da ... Hospital’den entübe olarak ambulansla getirilen hastaya resüsitasyon yapıldığı, cevap alınmayarak saat 23:20'de eks kabul edilerek morga kaldırıldığı” kayıtlı olduğu, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik, toksikolojik serolojik inceleme yapılmamış olduğundan mevcut verilerle kişinin ölüm sebebinin bilinmediği,
2 Adli ve tıbbi belgelerde; kişinin 29/01/2013 tarihinde saat 20:23 ... Devlet Hastanesi aciline ''göğüs ağrısı, bıçak saplanır tarzda, soğuk terleme'' şikayeti ile getirildiği, Dr ... tarafından muayene edildiği, TA:120/80 mmHg, ateş:36.6 ölçüldüğü, EKG çekildiği normal değerlendirildiği, saat 20:45'de Dikloron, muscoril amp uygulanarak, kardiyoloji poliklinik kontrolü önerisi ile taburcu edildiği, eve giden hastanın fenalaşarak bayıldığı, arrest halde ... Hospital’e getirildiği,” evde fenalaşıp bayılma nabız ve solunum durması nedeniyle getirilen hastada tansiyon ve nabız alınamadığı, pupiller dilate, kafa bölgesinde morluk var, ağrılı uyarana yanıt vermediği, CPR uygulanıldığı, 3 dak ara 23 adet Adrenalin uygulanıldığı, 45 dakikada kalp atımları başladığı, ambulans ile ... ... Hastanesi’ne nakil edildiği, saat 22:10'da ... Hospital’den entübe olarak ambulansla getirilen hastaya resüsitasyon yapıldığı, cevap alınmayarak saat 23:20'de eks kabul edilerek morga kaldırıldığı” kayıtlı olduğu, Her ne kadar ... Devlet Hastanesi’nin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazısında,” Hastanemiz Acil Servisinde 29/01/2013 tarihinde görev yapan Dr. ...'in Hasta ... ...'a Acil Hasta Formunda görüldüğü üzere gerekli tekkileri yaptığı ve EKG sonuçlarını hastanın kendisine vererek kardiyoloji polikliniğe yönlendirdiği gözlenmektedir. Bahse konu adı geçen hastanın EKG örneği formu kendisine verildiğinden örnek form kayıtlarımızda mevcut değildir. Ancak 2013/414 Esas sayılı yazınız ekinde göndermiş olduğunuz yazı ve eklerinde belirtilen EKG formu hastanemiz demirbaşına kayıtlı 111510104157 seri nolu cihazda çekilmiş olup söz konusu EKG hastanemize aittir. ”kayıtlı olmakla birlikte dosya kapsamına dahil edilen EKG de isim yazılı bulunmadığı, EKG üzerindeki kayıtlı tarih ile hastanın hastaneye başvuru tarihleri uyuşmadığından söz konusu EKG nin kişiye ait olup olmadığı yönünde kesinlik bulunmadığı, Kişinin ölüm sebebi ve mekanizması bilinememekle birlikte; “bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı, soğuk terleme “ şikayetleri ile gelen bir hastanın hemogram, biyokimya, kardiak panel enzimlerini incelemeye yönelik kan tetkiklerinin alınarak, müşahade altına alınması ve belirli periodlarlar EKG kontrolü ve 4 saat sonra kardiak panel enzimlerinin tekrar edilerek hastanın gözlemde tutulması gerekirken hastanın şikayetlerinin kas ağrısına bağlayarak ağrı kesici ve kas gevşetici iğne uygulayarak kardioloji poliklinik kontrolü önerisi ile hastanın eve taburcu edilmesinin tıbben doğru bir yaklaşım olmadığı ve hastanın eve gider gitmez arrest olduğu da göz önüne alındığında; Dr. ...'in kusurlu olduğu,
3 Kişinin ölüm sebebi bilinemediğinden; Dr ...’in kusurlu eylemi olmaması durumunda akibetinin değişip değişmeyeceği bilinemediğinden mevcut verilerle kusurlu eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı oy birliğiyle mütalaa olunur..." görüşü bildirilmiştir.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2020/7869 Esas, 2021/8312 Karar sayılı kararı ile;
"...Sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, her ne kadar dosyada içeriğine göre sanığın kusurlu eylemi ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ... olarak tespit edilememiş ise de, sanığın, ölenin olay gecesi saat 20:25’te hastaneye ilk müracaat ettiğinde şikayetlerini ayrıntılı dinleyip, “göğüs ağrısı, bıçak saplanır tarzda, soğuk terleme” şikayeti bulunduğunu da göz önüne alarak, Adli Tıp raporunda da belirtildiği üzere şikayetleri ile uyumlu hemogram, biyokimya, kardiak panel enzimlerini incelemeye yönelik kan tetkiklerinin alınarak, müşahade altına alınması ve belirli periodlarlar EKG kontrolü ve 4 saat sonra kardiak panel enzimlerinin tekrar edilerek hastanın gözlemde tutulması ve kardiyoloji konsültasyonlarını istemesi gerekirken, bunları yapmamak şeklindeki eksik ve kusurlu eyleminin TCK'nın 257/2. maddesindeki ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilerek, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu sanığın yazılı şekilde beraatine karar verilmesi..." nedenleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
- Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları inkâr ettiği ve bozma öncesi duruşmada alınan savunmasında;
"...Geçen yıl ocak sonuydu, hasta ... ... yakınları ile birlikte getirildi. İlk karşılama kağıdında göğüs ağrısı şikayetiyle getirildiği anlaşılmış, hastayı sedyeye alıp, şikayetlerini dinlemek için yanına gittim, göğüs ağrısı olduğunu, terlemesi olduğunu, bu ağrılarının ne zaman başladığını sordum, üç günden beri göğüs ağrısı ve terlemesinin oludğunu söyledi, ağrının tarzını sordum, ağrının bıçak saplanır şekilde olduğunu söyledi, ekg çektirdim, elektrosuna baktığımda hastanın kalp krizi olduğuna dair bir bulgusunu bulamadım, batar tarzdaki ağrı kas ağrısında olur, kalp krizi ağrısı ise üzerinde ağırlık varmış gibi sıkıştırma tarzında olur, kliniği ve ekg kalp krizi kanaatini bende uyandırmadığı için kas ağrısı olarak düşündüm ve kas gevşetici iğne yaptım. İğne yaptıktan sonra hasta ile konuştum, ağrısının tarzı değişirse veya başka bir şikayeti olursa kardiyoloji polikliniğine gitmesini önerdim, çünkü bizde kardiyoloji doktoru yoktu, kardiyoloji önerdim, bir hastada kalp krizi diyebilmek için üç parametre vardır, birincisi klinik, ikincisi ekg , üçüncüsü de kan tahlilidir, kalp krizi diyebilmek için ikisinin olması gerekir ki bu hasta kliniğinin üç gün boyunca sürdüğünü söylemişti, kliniği uymuyordu, ekg de normal olunca kan tahliyi yaptırmadım ve kendisini taburcu ettim, bu şikayetlerde değişiklik olursa kardiyolojiye gitmesini söyleyerek taburcu ettim, resmi kayıt olarak hasta triaj kağıdına yazdım, o tarihlerde ... devlet hastanesinde kardiyoloji uzmanı çalışmamaktaydı. Dolayısıyla yakınlarıyla birlikte başka bir kardiyoloji servisine gitmesini söyledim, ayakta taburcu oldu. Aynı gün akşamı bir beyfendi gelerek benden sözü geçen hastanın kalp grafisini istedi. Ben de hasta ya da hasta yakınlarına verildiğini söyledim verilmediyse kalp grafisinin masa üzerinde olduğunu söyledim, masa üzerinden grafiyi alarak gitti, bu olaydan bir ... kadar geçtikten sonra ... eğitim ve araştırma hastanesinden bir adli tıp uzmanı aradı, durumu anlattı, ifademize başvuracağını söyledi, ... hastanesine geldim, adli tıp uzmanı benim ifademi aldı ve ... ...'ın öldüğünü söyledi. benim olayda hiç bir kusurum yoktur, hasta bana geldiğinde yaptığım muayenede ve ağrı ve belirtilerinde kalp krizi olduğunu göstermiyordu. Bu nedenle yüklenen suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum, ben taksirle ... ...'ın ölümüne neden olmadım..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
-
Mahkemece, "...Sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanı, Yargıtay Bozma İlamı, soruşturma izni verilmesine ilişkin karar,... İl Sağlık Müdürlüğü bildirim yazısı, maktule ait hastane evrakları, ATK raporu, ölüm belgesi tüm dosyanın birlikte değerlendirilmesinde; her ne kadar sanık hakkında bozma ilamı uyarınca değişen suç vasfına göre eylemi görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kalmakta ise de; görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK'nin 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1 e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 21/01/2014 tarihli sanığın savunması ile duruşma günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine..." gerekçeleri ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
-
Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 21.01.2014 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.
-
Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği, bozma sonrası Mahkemece sanığın savunmasının alınığı belirlenmiştir.
-
Sanık ...'ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, ... Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay tarihinde katılanın eşi ölen ... ...'ın sol kolunda uyuşma, göğüs ağrısı, sırtta ağrı ve titreme şikayetleriyle ... Devlet Hastanesi acil servisine götürüldüğü, günün nöbetçi doktoru olan sanık ...'in ölenin EKG'sini çekildiği ve üşütme teşhisi konularak kas gevşetici iğne yapılıp evine gönderildiği, ancak bir müddet sonra kalp krizi geçirerek yeniden hastaneye kaldırıldığı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak öldüğü olaya ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmaktadır.
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
-
Olay tarihinde katılanın eşi ölen ... ...'ın sol kolunda uyuşma, göğüs ağrısı, sırtta ağrı ve titreme şikayetleriyle ... Devlet Hastanesi acil servisine götürüldüğü, günün nöbetçi doktoru olan sanık ...'in ölenin EKG'sini çekildiği ve üşütme teşhisi konularak kas gevşetici iğne yapılıp evine gönderildiği, ancak bir müddet sonra kalp krizi geçirerek yeniden hastaneye kaldırıldığı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak öldüğü olayda; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen raporlara göre, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, her ne kadar dosyada içeriğine göre sanığın kusurlu eylemi ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ... olarak tespit edilememiş ise de, sanığın, ölenin olay gecesi saat 20:25’te hastaneye ilk müracaat ettiğinde şikayetlerini ayrıntılı dinleyip, “göğüs ağrısı, bıçak saplanır tarzda, soğuk terleme” şikayeti bulunduğunu da göz önüne alarak, Adli Tıp raporunda da belirtildiği üzere şikayetleri ile uyumlu hemogram, biyokimya, kardiak panel enzimlerini incelemeye yönelik kan tetkiklerinin alınarak, müşahade altına alınması ve belirli periodlarlar EKG kontrolü ve 4 saat sonra kardiak panel enzimlerinin tekrar edilerek hastanın gözlemde tutulması ve kardiyoloji konsültasyonlarını istemesi gerekirken, bunları yapmamak şeklindeki eksik ve kusurlu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 257 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
-
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 21.01.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, karar tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş olup, Mahkemece olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan bahisle görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2021/350 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
....09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:48:22