Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4894
2023/2629
6 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/332 E., 2016/44 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/332 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.09.2020 tarihli ve 2016/86190 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
-
Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, atılı suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına,
-
Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
3.Tayin edilen cezaya,
- Kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Olay günü saat 15:00 sıralarında, sanık sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı minibüs ile Umutlu Beldesi Cami Yolu Cadde üzerinde hurda alımı bittikten sonra Belediye Binasına geri manevra yaptığı esnada, aracının arkasından yolun karşısına geçmekte olan 1938 doğumlu yaya ...’e aracının arka kısmıyla çarpması sonucu ölümüne neden olduğu anlaşılmaktadır.
-
Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2015 tarihli ölü muayene tutanağında, maktulün kesin ölüm nedeninin kaburga kırıklarına bağlı akciğer yaralanması sonucu olduğu bildirilmiştir.
-
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; kazanın meskun mahalde, çift yönlü, 5.90 metre genişliğinde parke kaplama, düz ve eğimsiz köy yolunda gündüz meydana geldiğinin belirtildiği, kusura ilişkin olarak da; sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı kanun) 67 nci maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden kusurlu, yayanın ise kaza oluşumunda kural ihlalinin olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
-
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 30/07/2015 tarihli raporunda;
"...Sürücü ..., meskun mahalde, çift yönlü, 5.90 m. Genişliğinde, parke kaplama,yüzeyi kuru, düz ve eğimsiz köy yolu üzerinde park ettiği minibüsüne hurda alımı bittikten sonra,geri manevra alanının kontrolünü gerektiği biçimde yapmadan,tehlikeli biçimde geri manevrada bulunup,aracının arkasından yolun karşısına geçmekte olan ve yolun yarısına gelen yayaya aracının arka kısmı ile çarptığı sürükleyerek üzerinden geçmesi sonucu meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışlarıyla asli kusurludur.
Yaya ..., yolun karşısına geçmek isterken yol üzerinde duran ve kontrolsüz tehlikeli biçimde geri manevrasında bulunan minibüsün samesine maruz kaldığı oluş şartlarındaki olayda kusursuzdur..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
-
Olayın tanıkları K.Ş. ve S.Ü.'nün anlatımları, kaza tespit tutanağı, olay yeri krokileri, sanığın alkolsüz olduğuna dair doktor raporu ile alkolmetre sonucu ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul ettiği ve savunmasında özetle;
"...Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, avukat temin etmek için yeterli maddi gücüm bulunmamaktadır, baro tarafından müdafii talebim vardır, olay günü ben Umutlu Beldesine satış yapmak için gitmiştim, yanıma mandal almak için yaşlı biri geldi ancak mandalları beğenmediği için almaktan vazgeçti, daha sonra yanımdan uzaklaştı, ben ismini olay nedeniyle öğrendiğim ... gittikten sonra etrafıma bakarak aracımla geri gittim, aracın içinde tenekeler olduğu için ben birine çarpıp çarpmadığımı hissetmedim, daha sonra ben Umutlu Beldesi'nden ayrılmak istediğim esnada tanımadığım biri yanıma gelerek bir kadına çarptığımı söyledi, söz konusu olayı duyduğumda beldeye tekrar döndüm, olay yerine geldiğimde ...'i hastaneye götürdüklerini öğrendim, daha sonra ben belediyenin önünde beklerken jandarma gelerek beni karakola götürdü, olayda herhangi bir kastım söz konusu değildir, Suç işleme kastım yoktur, ben müşteki tarafla görüştüğümde bana suçtan doğan bir zararlarının bulunmadığını ayrıca şikayetçi olmadıklarını söylemişlerdi, öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan tüm hükümler uygulansın, şikayetten vazgeçmeyi kabul ediyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
- Müşteki ...'in sanıktan şikayetçi olmadığı ve duruşmada alınan beyanında;
"...Ben daha önce soruşturma aşamasında ifade vermiştim o beyanlarımı tekrar ederim. Sanığın annem olan Şemsi'ye aracıyla çarparak ölümüne sebebiyet verdiği olayı sonradan öğrendim. Olay nedeniyle sanıktan şikayetimiz yoktur. Olay nedeniyle maddi zararımız yoktur davaya katılma talebimiz yoktur..." şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
- Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A. Tebliğname Görüşü Yönünden;
Sanık hakkında düzenlenen talimat evrakında, duruşmadan bağışık tutulmayı istediği takdirde 5271 sayılı Kanun'un 147 inci maddesindeki haklarının hatırlatılarak sorgu ve savunmasının alınması hususunun belirtildiği, mahkemece de sanığa talimat ve ekleri okunarak savunmasının alındığı, ayrıca 20.01.2016 tarihli kararın sanık müdafinin yüzüne karşı verildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki “Duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik talebi olmayan sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan CMK’nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayanılarak mahkumiyet hükmü verildiği” gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden;
- Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği ve Kusur Durumu Yönünden
Olay günü saat 15:00 sıralarında, sanık sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ......plaka sayılı minibüs ile Umutlu Beldesi Cami Yolu Cadde üzerinde hurda alımı bittikten sonra Belediye Binasına geri manevra yaptığı esnada, aracının arkasından yolun karşısına geçmekte olan 1938 doğumlu yaya ...’e aracının arka kısmıyla çarpması sonucu ölümüne neden olduğu olayda; oluş, dosya kapsamı, sanığın ikrarı, tanık anlatımları, ölen hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği; ayrıca soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 30/07/2015 tarihli raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Tayin Edilen Ceza Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, tamamen kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
- Lehe Hükümler Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu kapsamda 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı ve tayin edilen cezanın paraya çevrilmesine karar verildiği, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesindeki erteleme hükümleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin yasal imkansızlık nedeniyle uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Gerekçeli kararda yer alan, "iddia" başlığı altında başka bir dosyaya ait iddianamenin yazılmış olması ile sanığa ait sürücü belgesi numarasının "40242" olarak yazılması gerekirken, " 681478" şeklinde yazılmış olması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlıkları olarak kabul edilmiştir.
D. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/332 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53