Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8952
2023/2575
5 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1232 E., 2022/1223 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz Başvurusunun Esastan Reddi ile Hükmün Onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/208 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1232 Esas, 2022/1223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.10.2022 tarihli ve 2022/93385 sayılı temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında olası kast yahut bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- İlk Derece Mahkemesince ''Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde Aydın'da hafta sonu olması sebebiyle sürücü adaylarına ilişkin Otogar yolunda sürücüler için direksiyon sınavının bulunduğu, Güven Sürücü Kursuna ait ... plakalı araçta direksiyon sınavının yapıldığı, şoför koltuğunda sürücü adayı katılan ...'nın bulunduğu, yan tarafında Milli Eğitim görevlisi Komisyon Başkanı müşteki ...'ın bulunduğu, sürücü koltuğunun arkasında sürücü kursu usta öğreticisi katılan ...'nun bulunduğu, onun sağ tarafında da Milli Eğitim görevlisi komisyon üyesi ölen ...'in bulunduğu, sürücü adayı katılan ...'nın kullandığı ... ile Ovaeymir kavşağı istikametinden Çine İlçesi istikametine seyir halinde iken Yeni Otogar kavşağına geldiğinde ilk ışığın yeşil yanması nedeniyle geçtiği, ancak ikinci ışık olan kavşak içerisindeki lambanın sarı ışık yanması ile ışık önünde durakladığı ve kırmızı ışıkta durduğu, bu esnada arkasından aynı istikamette seyreden sanık ...'in idaresindeki... plakalı çekici ve arkasındaki ... plakalı dorsesi ile kavşak içerisinde duramayarak çekicinin sol ön kısımları ile sürücü adayanın kullandığı ... plakalı otomobile arkadan çarpmak suretiyle yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası sürücü adayı otomobilinde bulunan sürücü katılan ..., arkasında bulunan sürücü kursu direksiyon eğitmeni katılan ..., müşteki Bahar ve Milli Eğitim görevlisi ...'in yaralandığı, tedavi amacıyla hastaneye kaldırıldıkları, ...'in olaydan 3 gün sonra 17/02/2021 tarihinde yapılan tedaviye rağmen kurtarılamayarak hastanede vefat ettiği, ...'in cesedi üzerinde yapılan otopsi sonucu ölüm sebebinin trafik kazası ile husulü mümkün künt kafa ve göğüs travması sonucu gelişen yaygın beyin kanaması, beyin ödemi ve akciğer hasarı sonucu öldüğünün tespit edildiği, sürücü adayı katılan ...'nın hayati tehlike geçirmeksizin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, araçta bulunan direksiyon eğitmeni katılan ...'nun ise hayati tehlike geçirmeksizin, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, orta (3) seviye kemik kırığı oluşturacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak nitelikte yaralandığı, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı ... sürücüsü, sürücü adayı katılan ...'nın olayda herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının, tır sürücüsü sanık ...'in ise önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli mesafeden izlememek kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08/04/2021 tarihli raporunda kazanın oluşumunda sanık sürücü ...'in asli derecede kusurlu olduğu, katılan sürücü adayı Büşra'nın kusursuz olduğunun belirtildiği, sanığın aşamalarda alınan ifade ve savunmalarında önündeki aracın fren yaparak durduğunu, kendisinin de frene bastığını ancak duramadığını, kızaklayarak önündeki sürücü kursu adayına ait araca çarptığını, kaza esnasında çarpmamak için aracını sağa doğru kırdığını ancak engel olamadığını, aracın boş ve zeminin ıslak olduğunu savunduğu,
Taksir kavramının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/1254 esas 2018/354 karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/765 esas 2014/92 karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.01.2018 tarih ve 2017/12 463 Esas 2018/20 Karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/484 Esas 2014/162 Karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/257 esas 2018/12091 karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/10783 esas 2019/9244 karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/3417 esas 2019/6614 karar sayılı ilamlarında detaylı olarak belirtildiği, Yargıtay'ın birçok kararında vurgulandığı ve öğretide de benimsendiği üzere taksirli suçta cezalandırılabilme için,
1 Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,
2 Hareketin iradi olması,
3 Sonucun istenmemesi,
4 Hareket ile sonuç arasında nedensellik bağının bulunması,
5 Sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olmasının gerektiği, taksirin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 22/2. maddesinde; "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın, suçun yasal tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi" şeklinde tanımlandığı, genel olarak taksirin "failin suç tipindeki neticeye yönelik kast içinde olmadan, fakat zorunlu olduğu özeni gösterdiği takdirde neticenin meydana gelmesi mümkün bulunmayan hallerde, tespit edilmiş suç tipini hukuka aykırı olarak ihlal etmesi; bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle istemediği ve fakat öngörülebilir bir neticeyi gerçekleştirmesi" şeklinde tanımlanabileceği, somut olayda sanık her ne kadar aşamalarda kaza anında öndeki ... ile arasındaki mesafeyi koruduğunu, kendisinin de fren yaptığını ancak çarpmaya engel olamadığını savunmuş ise de, kullandığı aracın tır olması, savunmasında belirttiği üzere zeminin ıslak olması sebebiyle aracın durumu ve konumu itibariyle hız ve durma kurallarına riayet ederek önündeki ... ile takip mesafesini koruması gerekirken buna aykırı hareket ederek ışıkta usulüne uygun olarak durup bekleyen araca çarparak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, bu anlamda taksir derecesinde kusurunun bulunduğu, kavşağa girerken ilk ışığın yeşil yanması nedeniyle sanığın kullandığı aracın ağır vasıta olması hasebiyle muhtemelen ikinci ışıktan da geçeceği düşüncesi ile hızını azaltmadan devam etmek istediği, ancak önündeki aracın durması ile durmak durumunda kaldığı fakat önceden hızını usulünce azaltmadığından duramadığı, kazada bir kişinin öldüğü, 34 kişinin yaralandığı, yaralanmaların ikisinin hafif, birinin ağır olduğu, bu anlamda sanığın TCK'nın 85/2 maddesinde ifadesini bulan taksirle bir kişinin ölümüne birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği, olayın oluş şekli, araçların konumu, ışıklı cihazların durumu gözetildiğinde sanığın ATK raporunda belirtildiği üzere kazanın oluşumunda tek ve asli kusurlu olduğu kanaatine varılmış ve sübut bulan eyleminden sanığın cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/253 esas 2015/46 karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/1509 esas 2014/222 karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/451 esas 2019/456 karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/484 esas 2014/162 karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/257 esas 2018/12091 karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/10783 esas 2019/9244 karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/3417 esas 2019/6614 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere; olası kastın 5237 sayılı TCK'nun 21. maddesinin 2. fıkrasında "Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır" şeklinde tanımlandığı, buna göre fail fiilin muhtemel bazı neticeleri gerçekleştirebileceğini öngörmesine ve bu neticelerin gerçekleşmesini mümkün ve muhtemel olarak tasavvur etmesine rağmen muhtemel neticeyi kabullenerek fiili işlemesi durumunda olası kastın söz konusu olacağı, Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Kişinin, öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır" biçiminde tanımlanan bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmediği, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline göre sanığın olası kast veya bilinçli taksir ile hareket ettiğini gösterir bir bulgu ve delil olmadığından sanığın eylemi basit taksir düzeyinde kabul edilmiştir.
Kazanın meydana geldiği yolun durumu, kaza tespit tutanağındaki bulgular, adli raporlarda mağdurların yaralanmalarına ilişkin bulgular, ölenin raporundaki ağır bulgular, sanık savunmasında da belirtildiği üzere zeminin kaygan olmasına, sanığın kullandığı aracın ağır vasıta olması sebebiyle bu durumda normal hız sınırlarından daha yavaş gitmesi ve aracın hızını yol ve hava şartlarına uyarlaması, önündeki aracın kavşakta durabileceğini öngörüp ona göre takip mesafesi bırakması gerekirken buna riayet etmemesi, sanığın tek ve asli kusurlu olması, meydana gelen zararın ağırlığı, atılı suç için maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, olayın oluş şekli, sanığın kusur durumu, hak ve nasafet kuralları, adalet duygusunun tatmini, cezanın ıslah amacı değerlendirilerek olaya, sanığın kusuruna ve meydana gelen neticeye göre adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilerek takdiren alt sınırdan ayrılmak gerekmiştir.
Sanığa verilen ceza miktarı nedeniyle sanık hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddeleri uygulanmamıştır.
Olayın oluş şekli, sanığın kusur durumu, hak ve nasafet kuralları, adalet duygusunun tatmini, cezanın ıslah amacı gözetilerek takdiren TCK 50 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
TCK 53/6 maddesi uyarınca sanığın sürücü belgesinin takdiren 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
-
Sanığın savunmasında olayı doğrulayarak, kendisinin tır sürücüsü olduğunu, kazanın meydana geldiği yerdeki birinci ışıktan yeşil ışık yandığı durumda geçtiğini, önündeki sürücü adayının aracına 30 metre mesafesinin bulunduğunu, ikinci ışığın sarıya döndüğünü, sürücü adayının fren yaparak durduğunu, kendisinin de tırın frenine bastığını ancak duramadığını, kızaklayarak önündeki sürücü kursu adayına ait araca çarptığını, kaza esnasında çarpmamak için aracını sağa doğru kırdığını ancak engel olamadığını ileri sürmüştür.
-
Kaza sonucu yaralanan ..., ... ve ...'un kesin adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
-
Ölen ...'e ait 17.02.2021 tarihli ölü muayene tutanağında,
''...
Kişinin kesin ölüm sebebinin, trafik kazası ile husulü mümkün künt kafa ve göğüs travması sonucu gelişen yaygın beyin kanaması, beyin ödemi ve akciğer hasarı olduğu
...''
Denilmektedir.
- Kolluk güçlerince tanzim olunan olay tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan
''...
C)Araçlar arasındaki mesafe:
Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.
...''
Kuralına uymadığından bahisle tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
- Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan 08.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda sanığın, sevk ve idaresindeki çekici ile seyri sırasında yola gereken dikkatini verip, mahal özelliklerini ve önünde kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan müşteki sürücü idaresindeki otomobilin seyir durumunu dikkate alarak müteyakkız bir hızla seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, olay mahalli ışık kontrollü kavşaktaki trafik ışıklarının durumunu dikkate almadan ve önünde seyir halinde olan otomobili arada güvenle mesafe bırakmadan yakın mesafeden takip etmesi neticesi kavşak içerisindeki trafik ışığının kırmızı yanması üzerine duraklayan bu otomobile ışık ihlali yapmak suretiyle arkadan önlemsizce çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tam kusurlu olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü Aydın İlinde Muğla bulvarı üzerinde, gündüz vakti, yağmurlu havada, ıslak asfalt kaplama yolda sürücü adaylarına ilişkin direksiyon imtihanı yapıldığı sırada şoför adayı müşteki ...'un idaresindeki Güven Sürücü Kursuna ait ... plakalı otomobille, Ovaeymir kavşağı istikametinden Çine İlçesi istikametine seyir halinde iken ışık kontrollü dönel kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden kırmızı ışık sebebiyle durakladığı esnada, arkadan aynı istikamette seyreden sanığın idaresindeki yarı römork takılı çekici ile kavşak içerisinde duramayarak aracının sol ön kısımları ile otomobile arkadan çarpmasıyla, sanığın takip mesafesini korumayarak, tam kusuruyla, bir kişinin ölümüne, iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin ise vücudunda 3.dereceden kırık oluşacak ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, hukuka aykırılık yer almamaktadır.
Çarpışma anındaki hızı 76 km olarak tespit edilen çekiciyi idare eden ve kavşağa girerken önceki ışığın yeşil yanması nedeniyle ikinci ışıktan da duraklamadan geçeceği düşüncesi ile hızını azaltmadan yoluna devam eden sanığın ıslak zemini göz önüne alarak, aracın durumu itibariyle hız ve durma kurallarına riayet etmek suretiyle önündeki ... ile takip mesafesini koruması gerekirken, kuralların aksine dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle ışık kontrollü kavşakta usulüne uygun şekilde beklemekte olan araca çarparak basit taksir düzeyindeki eylemlere vücud verdiği olayda, sanığın olası kast veya bilinçli taksir ile hareket ettiğini gösterir herhangi bir emare bulunmadığından katılanlar vekilinin bu husustaki temyiz itirazları reddolunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1232 Esas, 2022/1223 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:39:26