Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8648

Karar No

2023/2506

Karar Tarihi

4 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/373 E., 2020/45 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekilinin 19.04.2019 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03.10.2018 tarihinde gözaltına alındığını, 05.10.2018 tarihinde tutuklandığını, 15.01.2019 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını, tazminata esas dosyada vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığından vekalet ücreti zararı olduğunu, haksız tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 01.08.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede ve aynı zamanda süresi içinde açılmadığından reddi gerekiğini, davacının açılan davaya rızasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı vekilinin dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, uygulanan tedbirler yargılama önlemi olduğundan idareye kusur izafe edilemeyeceğini, davacının kendi kusurlu hareketleriyle tutuklanmasına sebep olduğundan davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, davacı hakkında mükerrer dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, faiz talebinin yasal olmadığını, kısmen kabul halinde vekalet ücretinin nispi hesaplanması gerektiğini ve reddedilen kısım bakımından hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/246 Esas, 2019/388 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/373 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi;

Hükmedilen kararın Yargıtay'ın süreklilik arz eden kararlarına aykırı olduğuna, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin tazminat olarak verilmesi gerektiğine, maddi zararının brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğine, kendisinin ve ailesinin ceza evi geliş gidiş masraflarının, ceza evi zararlarının maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Tazminat talebinin esasını oluşturan Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/616 Esas, 2019/265 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan 04.10.2018 15.01.2019 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile beraatine karar verildiği, kararın 12.04.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı talep nedeniyle açılan davanın bulunmadığını, tutuklu kalınan sürelerin fiilen infaz gördüğü ve mahsup edilmediği belirlenerek, 5.698,31 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacı hakkında hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğundan 5.566,88 TL'ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.628,03 TL olması gerektiğinden bu kısmın düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/616 Esas, 2019/265 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan 04.10.2018 15.01.2019 tarihleri arasında 103 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile beraatine karar verildiği, kararın 12.04.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri yönünden;

1.Hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik temyiz talebi yönünden;

Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ceza evi giderlerinin, kendisinin ve ailesinin ceza evi gidiş geliş masraflarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihatı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasındazarar kapsamına dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik talebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden, davacı vekilinin manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/373 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizreddiistemininsüreçv.tevdiineonanmasınasebeplerigerekçekonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:39:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim