Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4610
2023/250
26 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2012 tarihli ve 2011/296 Esas 2012/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2.... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2012 tarihli ve 2011/296 Esas 2012/413 Karar sayılı kararının 16.05.2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 28.01.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde tanımlanan basit tehdit suçunu işlediği ve Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkûmiyetine karar verdiği, mahkûmiyetinin 17.12.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli 2016/62 Esas 2016/174 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır.
3.... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli 2016/62 Esas 2016/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.09.2020 tarihli ve 2016/248824
sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Mahkemenin önceki hükmü açıklamakla yetinmesi gerekirken sanık hakkında cezanın ertelenmesine dair karar verilmesine ilişkindir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Kaza tespit tutanağı ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, yeniden bilirkişi raporu alınmadan hatalı şekilde karar verildiğine,
2.Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
3.Tanık ...'nun beyanında geçen "öndeki aracın yavaşlaması" şeklindeki beyanı da dikkate alınarak sanık lehine ve beraatına karar verilmesi gerektiğine,
4.Kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile ... caddesini takiben otogar istikametine seyir halinde iken ... petrol önüne geldiğinde yolun sağında orta refüje geçen yaya ...'a aracın ön kısmı ile çarparak ölümüne sebep olduğu, yaya ...'ın yaya üst geçidini kullanmayarak kara yolundan geçtiği için asli kusurlu olduğu, sanığın ise hızını azaltmaması, dikkatli ve tedbirli ... kullanmaması sebebi ile olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu tespit edilerek sanığın cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinin Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/375 esas, 2015/667 karar sayılı ilamı ile tespit edildiğinden açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.05.2011 tarihli ölü muayene tutanağında, ...'ın trafik kazası ile husulü mümkün genel beden travması ve künt göğüs travmasına bağlı gelişen pnömotoraks ve iç organ hasarı neticesinde öldüğünün belirlendiği anlaşılmıştır.
3.Ölen ...'ın oğlu olan ..., sanıktan şikayetçi olup davaya katılmak istememiştir.
4.Sanık savunmasında, yolun sağ tarafından karşıdan karşıya geçmek isteyen Hacı ...'nin yola çıktığını, ön sağ tarafında seyreden aracın yayaya çarpmadan geçtiğini, bunun üzerine yayanın kendisinin önüne çıktığını, fren yapmasına rağmen çarpmak zorunda kaldığını, kusuru olmadığını beraatine karar verilmesini, ceza verilecekse ertelenmesini istediğini beyan etmiştir.
5.Sanığın sevk ve idaresindeki otomobil içinde yolcu olan tanıklar ... ile ... kolluk ifadelerinde, 60 yaşlarında erkek şahsın aniden karşıdan karşıya geçmeye çalışırken orta çizgiye yakın yerde şahsa çarptıklarını beyan etmişlerdir.
- Tanık ... kovuşturma sırasında alınan beyanında sol şeritten devam ettikleri sırada yayanın sağ taraftan karşıdan karşıya geçerken birden araçlarının önüne çıktığını, önlerindeki aracın yayayı görünce yavaşladığını bunun üzerine yayanın durup aracın geçmesine izin verdiğini, kendilerinin de şahsın beklemesi üzerine geçmek istediklerini fakat şahsın birden önlerine çıktığını, sanığın fren yapmasına rağmen çarptığını beyan etmiştir.
7.Kaza tespit tutanağına göre, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile azami hız limitinin 65 km olduğu meskun mahalde, gündüz vakti, bölünmüş, tek yönlü, düz ve eğimsiz cadde üzerinde sol şeritte seyir halindeyken, olay mahalli üç yönlü T kavşak mahalline geldiğinde istikametine göre yolun sağından, 127 metre mesafede bulunan yaya üst geçidini kullanmadan orta refüje doğru karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'a aracının sol ön kısmıyla çarptığı, yaya ...'ın yaklaşan araçların hızını ve uzaklığını göz önüne almamak kuralını ihlal etmesi nedeniyle birinci derece kusurlu olduğu, sanık ...'nın 30,9 metre fren iziyle karıştığı kazada hız sınırlarını aşması nedeniyle ikinci derece kusurlu olduğu belirlenmiştir. Tutanakta aracın hızı 68, 8 km olarak tespit edilmiştir.
8.Mahallinde keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ölenin yaya üst geçidini kullanmayarak karayolundan geçerken sağ tarafından gelen ... tarafından çarpıldığı kazada asli kusurlu, sanığın mahaldeki hız sınırını aşması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.
- Olay ve yakalama tutanağında, 1994 model yeşil renkli ... otomobilin ön camının komple kırılmış olduğu, sol taraf tampon kısmının hasarlı olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
A.Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'unun 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halden birinin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hükümde önceden verilen hükmün infazının sağlanması gerekmektedir.
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli 2016/62 Esas 2016/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması yerine, hükmolunan hapis cezasının yasal zorunluluk bulunmadığı halde ertelenmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Dosyadaki Raporların Hatalı Olduğuna Ve Yeniden Bilirkişi Raporu Alınmadan Hatalı Şekilde Karar Verildiği Yönünden
Sanığın gündüz vakti aynı zamanda üç yönlü kavşak mahalli olan meskun mahalde sevk ve idaresindeki otomobil ile sol şeritte seyir halindeyken istikametine göre yolun sağından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen ve yolun büyük bölümünü tamamlamış olan 78 yaşındaki yayaya orta refüje 2.70 mesafe kala aracının sol ön kısmıyla 30 metre fren izi bırakarak çarptığı olayda hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış olması nedeniyle tali kusurlu olarak yayanın ölümüne neden olduğu ve üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği sabit görülmekle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik tespit edilmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin İhlal Edildiği Yönünden
Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmekle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi edilmemiş olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Tanık ...'nun Beyanında geçen "öndeki aracın yavaşlaması" Şeklindeki Beyanı da Dikkate Alınarak Sanık Lehine Ve Beraatına Karar Verilmesi Gerektiği Yönünden
Gerekçe bölümünde "B 1" kısmında açıklanan nedenlerde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Kararın Hukuka Ve Hakkaniyete Aykırı Olduğu Ve Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli 2016/62 Esas 2016/174 Karar sayılı kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19